İdare Hukuku

4. Daire: Ortak Sıfatı, Ödeme Emri, Tahsil Zamanaşımı, Zamanaşımının Kesilmesi

Danıştay 4. Daire, 2018/1609 E., 2022/95 K., 12.01.2022

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Ortak Sıfatı, -Ödeme Emri, -Tahsil Zamanaşımı, -Zamanaşımının Kesilmesi

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 492-495).

Tebliğ tarihi itibariyla ödeme emrine konu amme alacağı, tahsil zamanaşımına uğradığından ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2018/1609 Karar No : 2022/95 Anahtar Kelimeler : -Ortak Sıfatı, -Ödeme Emri, -Tahsil Zamanaşımı, -Zamanaşımının Kesilmesi Özeti : Tebliğ tarihi itibariyla ödeme emrine konu amme alacağı, tahsil zamanaşımına uğradığından ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı (Yenibosna Vergi Dairesi Müd.) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. Vergi Dava Dairesinin 29/11/2017 tarih ve E:2017/5577, K:2017/5106 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : … Gıda Yağ ve Yem Mamül. Tic. Ltd. Şti'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen 17/04/2006 tarihli 15 adet ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul 14. Vergi Mahkemesince verilen 29/06/2017 tarih ve E:2016/2782, K:2017/1417 sayılı kararda; dava konusu ödeme emirlerinin 25/08/2008 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ edildiği belirtilen ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesinde belirtilen zamanaşımı süresi içerisinde tahsilinin sağlanamadığı ve zamanaşımını kesen bir işlemin de yapılmadığının anlaşıldığı, dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığı, tahsil zamanaşımına uğrayan dava konusu amme alacaklarını içerir ödeme emirlerinde hukuka

uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Bölge İdare Mahkemesince; olayda, 6183 sayılı Kanun'un davacının hissesini devrettiği 1999 yılında yürürlükte olan şekliyle 35. maddesinde; ''Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar." hükmü yer aldığı, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde davacının hissesini devrettiği 1999 yılı itibariyle ortaklar için öngörülen sorumluluğun, ortaklık sıfatına ve payına bağlı bir sorumluluk olduğundan, ortaklık payını devreden ortağın gerek devirden önceki, gerek devirden sonraki dönemlere ilişkin vergi borçlarından sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı, davacının şirketteki hisselerini devrettiği 1999 yılı itibariyle limited şirketten tahsil olanağı kalmayan kamu alacağından dolayı ortaklar için öngörülen sorumluluğun ortaklık sıfatına ve payına bağlı bir sorumluluk olduğu, dolayısıyla davacının hissesini devralan ortağın şirketin mali durumunu yani borçlu ya da alacaklı olup olmadığını bilmesi gerektiğinden, söz konusu kamu alacağının ortaklık payını devreden ve şirketle ilgisi kalmayan davacıdan takibi mümkün olamayacağından davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenmiş bulunan dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçe ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında yapılan iş ve işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : Mustafa ÖĞÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, … Gıda Yağ ve Yem Mamül. Tic. Ltd. Şti'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen 17/04/2006 tarihli 15 adet ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yazılı olanlarca bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı kurala bağlanmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Tahsil Zamanaşımı" başlıklı 102. maddesinde, "Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur." denilmiş; 103. maddesinde de, ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, sayılan muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi, amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması durumlarında zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, zamanaşımının bir bozma kararı ile kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcının yeni vade gününün rastladığı, amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcının, teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günü olacağı kurallarına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacı adına gönderilen ödeme emirlerinin 25/08/2008 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, bu haliyle tebliğ edildiği belirtilen ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesinde belirtilen zamanaşımı süresi içerisinde tahsilinin

sağlanamadığı ve zamanaşımını kesen bir işlemin de yapılmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının zamanaşımına uğradığı açıktır. Ayrıca davacı tarafından dosyaya sunulan, Yenibosna Vergi Dairesinin 07/06/2017 tarih ve 159552 sayılı yazısında, dava konusu edilen ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının zamanaşımına uğraması nedeniyle söz konusu şirket borçlarından dolayı sorumluluğunun bulunmadığı hususu belirtilmiştir. Bu durumda, davacı adına şirketin ödenmeyen borçları için düzenlenmiş olan dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığından, Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. Vergi Dava Dairesinin 29/11/2017 tarih ve E:2017/5577, K:2017/5106 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 10 (2022) · PDF sayfa 492–495
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 4b04c08aca3ba108d6342538a2d0067fe01a56305fb2914fe2810541670d6176

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 779ef1cbca6cfa46b4ef4105b474c1ea1196359ac8bba32870bc0a51844d9105

← İçtihat arşivine dönün