Vergi ve Gümrük Hukuku

3. Daire: Ödeme Emri, Tarhiyat, Katma Değer Vergisi

Danıştay 3. Daire, 2023/3942 E., 2024/1104 K., 04.03.2024

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Ödeme Emri, -Tarhiyat, -Katma Değer Vergisi

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 488-491).

Dava konusu ödeme emri içeriği 2017 ila 2019 yıllarına ilişkin tarhiyatın, 2016 yılına ait yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle izleyen yıllara devreden indirilebilecek katma değer vergi tutarının olmadığı gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca yapıldığı uyuşmazlıkta, 2016 yılı için yapılan tarhiyatın Vergi Mahkemesince kaldırıldığı dolayısıyla vergiyi doğuran olayın ortadan kalktığı dikkate alındığında, tarh işlemindeki bu sakatlığın "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3942 Karar No : 2024/1104 Anahtar Kelimeler : -Ödeme Emri, -Tarhiyat, -Katma Değer Vergisi Özeti : Dava konusu ödeme emri içeriği 2017 ila 2019 yıllarına ilişkin tarhiyatın, 2016 yılına ait yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle izleyen yıllara devreden indirilebilecek katma değer vergi tutarının olmadığı gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca yapıldığı uyuşmazlıkta, 2016 yılı için yapılan tarhiyatın Vergi Mahkemesince kaldırıldığı dolayısıyla vergiyi doğuran olayın ortadan kalktığı dikkate alındığında, tarh işlemindeki bu sakatlığın "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Metal Demir Çelik Ürünleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : Davutpaşa Vergi Dairesi Müd. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : İstanbul 9. Vergi Mahkemesinin 14/07/2020 tarih ve E:2019/2512, K:2020/1446 sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. Vergi Dava Dairesinin 11/02/2021 tarih ve E:2020/3175, K:2021/537 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına, 2017 ila 2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen 15/11/2019 tarih ve 82 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan cezalı vergiye ilişkin ihbarnamelerin usulüne uygun şekilde tebliğine karşın dava açılmadığı gibi ödeme de yapılmadığından

düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emri içeriği cezalı vergiye ilişkin ihbarnamelerin tebliğ edilmediği, kesinleşmiş bir vergi borcu bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ YUSUF DODAK'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı adına, 2016 yılına ait yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2016 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin; 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yaptığı vergi artırım talebinin reddi işlemi İstanbul 12. Vergi Mahkemesinin 17/12/2020 tarih ve E:2019/1749, K:2020/2877 sayılı kararıyla iptal edildiğinden sözü edilen Kanunun 5. maddesinde yer verilen vergi artırımına ilişkin hükümler doğrultusunda, artırımda bulunulan yıllar için ilgili vergi türleri yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı gerekçesiyle kaldırılmasına ilişkin İstanbul 12. Vergi Mahkemesinin 17/12/2020 tarih ve E:2019/1752, K:2020/2880 sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair karar, Danıştay Üçüncü Dairesinin 19/09/2023 tarih ve E:2023/5070 K:2023/3051 sayılı kararıyla onanmıştır. Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının davacının 2016 yılında yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle sonraki yıllara devreden indirilecek katma değer vergisinin bulunmadığı gözetilerek yeniden

oluşturulan beyan tablosuna göre 2017 yılının Ocak ila Mart, Eylül ila Aralık, 2018 yılının Ocak, Şubat, Hazira ila Eylül, Kasım ve Aralık ile 2019 yılının Ocak, Şubat, Nisan ve Mayıs dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olduğu kurala bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 19. maddesinde, vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı belirtilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinin 1. fıkrasında, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusunu teşkil eden işlemlerden olduğu, 10. maddesinin (a) işaretli bendinde ise mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması hallerinde vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hükümlerine yer verilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 7601 sayılı Kanunla değişik 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait vergi davalarına bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açılabileceği hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Hukuka uygunluk denetiminin yapılması gereken sebep unsuru idari yargıda; idareyi işlemi yapmaya iten saik olarak tanımlanmıştır. İdare tesis ettiği işlemi, gerçek ve hukuka uygun sebeplere dayandırmak zorundadır. Sebebin gerçek olması, varlığının usulüne uygun olarak yapılan tespitlerle ortaya konulmuş olması; hukuka uygun olması ise idarenin işlemi dayandırdığı sebebin, kanunda tesisi için dayanabileceği öngörülen sebeplerden olması anlamına gelmektedir. Vergilendirme sürecindeki tahsil aşamasına geçilebilmesi için kamu alacağının tarh, tebliğ ve tahakkuk aşamalarının usulüne uygun biçimde tamamlanması gerekir. Belirtilen bu süreç vergi yasalarıyla birlikte tahsil işleminin sebep unsurunu oluşturur. Bu nedenle bu süreçteki tarh, tebliğ ve

tahakkuk işlemlerindeki sakatlık halleri tahsil işleminin hukuki geçerliğini sebep unsuru yönünden etkileyecektir. Dolayısıyla vergi borcunun usulüne uygun şekilde tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemesi durumunda ödeme emriyle istenmesi mümkün olmakla birlikte söz konusu borcun doğumuna engel olacak nitelikteki sakatlık hallerinin varlığında ortada tahsil aşamasına gelmiş bir kamu alacağı bulunduğundan bahsedilemez. Dava konusu ödeme emri içeriği tarhiyatın, 2016 yılına ait yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle izleyen yıllara devreden indirilebilecek katma değer vergisi tutarının olmadığı gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca yapıldığı uyuşmazlıkta, vergiyi doğuran olayın, 2016 yılında gerçekleştiği açıktır. Bu durumda, ilgili yıl için yapılan tarhiyatın, kesinleşen yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak kaldırıldığı dolayısıyla vergiyi doğuran olay ortadan kalktığı dikkate alındığında tarh işlemindeki belirtilen sakatlık, dava konusu ödeme emrini sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale getirdiğinden ve bu durum, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde kuralına yer verilen "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden yazılı gerekçeyle davanın reddinde dair Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 04/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 16 (2024) · PDF sayfa 488–491
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: a2f07c3118ac1fd428449387006a46bd36b6c6de85af4dcc31e1d2386094c636

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: d9ee6d7206544c0063df977b702c50f9c24688d611d6fb707c0ee6498bab9d4f

← İçtihat arşivine dönün