Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Ortak, -Ödeme Emri, -Tahakkuk
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 484-489).
Amme alacağının doğduğu zamanın davacının ortaklık sıfatını kazandığı tarihten sonrasına rastladığı olayda, davacının ortak olarak ancak devir öncesine ait tahakkuk etmiş ve ödenmemiş amme alacaklarından sorumlu tutulabileceği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/6700 Karar No : 2022/719 Anahtar Kelimeler : -Ortak, -Ödeme Emri, -Tahakkuk Özeti : Amme alacağının doğduğu zamanın davacının ortaklık sıfatını kazandığı tarihten sonrasına rastladığı olayda, davacının ortak olarak ancak devir öncesine ait tahakkuk etmiş ve ödenmemiş amme alacaklarından sorumlu tutulabileceği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : Uluçınar Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Kocaeli 2. Vergi Mahkemesinin 10/05/2018 tarih ve E:2017/1010, K:2018/588 sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. Vergi Dava Dairesinin 29/05/2019 tarih ve E:2018/2940, K:2019/1615 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına, asıl borçlu … Metal İnşaat ve Ahşap Ürünleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen 02/12/2015 tarih ve 3 ila 6 takip
numaralı ödeme emirlerinin 2010 ila 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi, özel usulsüzlük cezası, vergi ziyaı cezası ve fer'ilerinden oluşan kısmının iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edildiği, borcun ödenmemesi ve ödeme emirlerine karşı dava açılmaması üzerine, şirket adına yapılan malvarlığı araştırması sonucunda borcunu karşılayacak malvarlığına rastlanılmadığından, söz konusu amme alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına dava konusu ödeme emirleri düzenlenmişse de, davalı idarenin savunma dilekçesine ekli belgelerden, asıl amme borçlusu şirket adına kayıtlı 10 adet aracın bulunduğu, 29/03/2013 tarihli haciz tutanağı ile 76.900,00 TL değerinde menkul haczi yapıldığı, davalı idarenin 08/01/2018 tarih ve 1302 sayılı yazısında, şirket adına kayıtlı araçların vergi borcunu karşılamadığı belirtilmiş ise de, Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine asıl borçlu şirketin adına kayıtlı araçlar dışında menkul veya gayrimenkul malvarlığının tespit edilemediğine dair herhangi bir bilginin gönderilmediği, bu durumda, öncelikle haciz konulan araçların ve menkul eşyanın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun gereğince satışı yapılarak kamu alacağının ne kadarlık kısmının karşılandığı ortaya konularak alacağın tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, alacağın karşılanmayan kısmı için şirket ortağı adına takibe geçilmesi gerekirken asıl borçlu şirket adına tüm takip yolları tüketilmeksizin davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri tanzim edilmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımları iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Davalı idarenin savunma dilekçesi ekinde gönderilen belgelerden, asıl borçlu şirketin 29/03/2012 tarihinde verdiği mal bildiriminde beyan ettiği adına kayıtlı 10 adet araca haciz konulduğu, mal bildiriminde araçların toplam değerinin 262.000-TL olarak gösterildiği, ayrıca tahmini değeri yaklaşık olarak 76.000- TL olan menkul mala ve … Bankası hesabında bulunan 53.433-TL'ye haciz uygulandığı, şirketin başka bir mal varlığına rastlanmadığı, davalı idarenin 2013 yılında düzenlediği haciz bildirilerinde borç tutarının yaklaşık 18 milyon TL olduğu görüldüğünden, şirketin tespit edilen mal varlığının borcu karşılamaya yetmeyeceğinin anlaşıldığı, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların vadesinin 2012 yılı ve sonraki yıllara rastladığı ve dava konusu ödeme emirlerinin ise tahsil zamanaşımı süresi içinde davacıya 2017 yılında tebliğ edildiği, 19/12/2011 tarihinden itibaren asıl borçlu şirkete
ortak olan davacı, şirketten tahsil edilemeyen vergi borçlarından 6183 sayılı Yasa'nın 35. maddesi uyarınca sorumlu olduğundan, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan 2009 ila 2014 yıllarına ilişkin vergi ve ceza borçlarının, şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emri içeriği borçların 6183 sayılı Yasa gereği öncelikle asıl borçlu şirketten aranılması gerektiği, buna göre asıl amme borçlusu adına kayıtlı olduğu tespit edilen 10 adet aracın satışından elde edilen gelir ile bankada bulunan mevduatlarının vergi borcuna sayılarak, halen vergi borcu kalması halinde işlemlere devam edilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından 6183 sayılı Yasa’nın 35. maddesi uyarınca sorumlu olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ TALİHA KARNIYARIK'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, … Metal İnşaat ve Ahşap Ürünleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2010 ila 2014 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla 02/12/2015 tarih ve 3 ila 6 takip numaralı ödeme emirlerinin düzenlendiği, dosya kapsamına alınan davalı idareye ait 05/01/2018 tarih 968 sayılı yazıda, ödeme emirleri içeriğinde şirketin elektronik ortamda kanuni süresinde ve süresinden sonra verilen beyannamelere ilişkin tahakkukların ve şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden yapılan tarhiyat ve kesilen özel usulsüzlük cezalarının yer aldığının bildirildiği, davalı idarece dava dosyasına gönderilen bilgi ve belgelerin tetkikinden değinilen tarhiyat ve özel usulsüzlük cezalarının, 02/01/2013 tarih 713/1 ve 3, 30/05/2014 tarih 14 ve 15 ile
31/08/2012 tarih 17 ve 18 sayılı asıl amme borçlusu şirketin alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği yolunda saptamaları içeren vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemleri için yapılan tarhiyat ve kesilen özel usulsüzlük cezalarından oluştuğu, 01/10/2013 tarih ve 1 ila 10, 12 ila 16 sayılı 2 no'lu ihbarnamelere konu Vergi Mahkemesi kararlarında 02/01/2013 tarih 713/1 ve 3 sayılı vergi inceleme raporlarının değerlendirilerek hüküm kurulduğu, 30/05/2014 tarih ve 14 ile 15 sayılı vergi inceleme raporlarına dayanılarak düzenlenen 07/07/2014 tarihli ihbarnamelerin 22/07/2014 tarihinde, 31/08/2012 tarih 17 ile 18 sayılı vergi inceleme raporlarına dayanılarak düzenlenen 19/09/2012 tarihli ihbarnamelerin ise 12/11/2012 tarihinde asıl amme borçlusu şirkete tebliğ edildiği, davacının ise 19/12/2011 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen 09/12/2011 tasdik tarihli hisse devir sözleşmesi ile şirkete ortak olduğu anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un limited şirket ortaklarının limited şirketlerin amme borçlarından sorumluluğuna ilişkin 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının şirketten tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında sorumlu oldukları; 2. fıkrasında, payını devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları; 3. fıkrasında, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 30/06/2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 1 No'lu Tahsilat Genel Tebliği'nin "Limited Şirketlerin Amme Borçları" Başlıklı bölümünün 7. maddesinde ödeme emri düzenlenmeden önce hisse devrinin söz konusu olduğu hallerde, devralan şahsın devir tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş şirket borçlarından sorumlu tutulacağı tutarın tespit edileceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu yapılan Vergi Dava Dairesi kararının; ödeme emirlerinin, dava konusu edilen bölümünün, davacının ortak olduğu 09/12/2011 tarihinden sonraki dönemlere ait kamu alacaklarından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Dairemizce de uygun görülmüştür. Mükellefler tarafından belli dönemlerde beyan edilen matrah üzerinden hesaplanarak veya idarece bulunan matrah veya matrah farkından
dolayı re'sen veya ikmalen tarh edilen verginin tahakkuk etmesi ile doğan vergi, vergiyi doğuran olayların gerçekleştiği döneme ait olsa da ancak tahakkuk etmekle 6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emri ile takip ve tahsil edilecek hale gelmektedir. Yukarıda değinilen yasal düzenlemede yer alan "devir öncesine ait amme alacakları" kavramı devirden önce tahakkuk etmiş ancak vadesinde ödenmemiş amme alacaklarına ilişkindir. Buna göre, limited şirket ortaklarının, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait kamu alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları hususu 6183 sayılı Kanunun 5766 sayılı Kanunla değişik 35. maddesi hükmü gereği olmakla birlikte, 09/12/2011 tasdik tarihli hisse devir sözleşmesi ile şirkete ortak davacı adına bu tarihten öncesine ait amme alacaklarının doğduğu zamanın, davacının şirket ortaklığı sıfatını kazandığı 09/12/2011 tarihinden sonrasına rastlaması sebebiyle, davacının belirtilen borçlardan sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk görülmediğinden Vergi Dava Dairesi kararının, ödeme emrinin davaya konu edilen kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; ödeme emirlerinin, dava konusu edilen bölümünün, davacının ortak olduğu 09/12/2011 tarihinden sonraki dönemlere ait kamu alacaklarından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Kararın; ödeme emirlerinin, dava konusu edilen bölümünün, davacının ortak olduğu 09/12/2011 tarihinden önceki dönemlere ait kamu alacaklarından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca 168,30 TL maktu harç alınmasına, 24/02/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY Asıl borçlu … Metal İnşaat ve Ahşap Ürünleri Ticaret Limited Şirketi hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirketin 29/03/2012 tarihinde vermiş olduğu mal bildiriminde beyan ettiği 10 adet şirket adına
kayıtlı araca haciz konulduğu, mal bildiriminde araçların toplam değerinin 262.000-TL olarak gösterildiği, ayrıca tahmini değeri yaklaşık olarak 76.000-TL olan şirkete ait menkul mala ve … Bankasında şirket adına olan hesapta bulunan 53.433-TL'ye haciz uygulanmasına karşın, şirketin başka bir mal varlığına rastlanmadığı ve davalı idarenin 2013 yılında düzenlediği haciz bildirilerinde borç tutarının yaklaşık 18 milyon TL olduğu görüldüğünden şirket mal varlığının vergi borcunu karşılamayacağından bahisle davacı adına ortak sıfatıyla ödeme emri düzenlenmiş ise de; tahsilat işlemlerine devam edilerek vergi borcunu karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi ve kamu alacağının şirketten tahsil edilebilmesi için tüm takip yollarının tüketilmesi gerekirken, bu yollar tüketilmeden davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacağının 09/12/2011 tarihinden sonraki döneme ilişkin şirket vergi borçlarından kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 10 (2022) · PDF sayfa 484–489
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: e1c3825b3a4b1fa69994f62d629bf9e7e38e92ddf21dd34b7040600c13e9234e
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 779ef1cbca6cfa46b4ef4105b474c1ea1196359ac8bba32870bc0a51844d9105
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün