İdare Hukuku

3. Daire: Şuf'a Davası, Avans, Hizmet

Danıştay 3. Daire, 2019/6122 E., 2022/3378 K., 27.09.2022

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Şuf'a Davası, -Avans, -Hizmet

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 575-579).

Davacı şirketin yönetim kurulu kararıyla, şirket ortağı tarafından şuf'a davalarına konu edilen taşınmazların, değinilen davaların ortak lehine sonuçlanması halinde şirkete devredilecek taşınmazların alış bedeli olmak kaydıyla mahkemece belirlenecek tutarın ortağa avans olarak verilmesinin, şirket ortağına karşılıksız para kullandırması anlamına gelmeyeceği dolayısıyla katma değer vergisine tabi olmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/6122 Karar No : 2022/3378 Anahtar Kelimeler : -Şuf'a Davası, -Avans, -Hizmet Özeti : Davacı şirketin yönetim kurulu kararıyla, şirket ortağı tarafından şuf'a davalarına konu edilen taşınmazların, değinilen davaların ortak lehine sonuçlanması halinde şirkete devredilecek taşınmazların alış bedeli olmak kaydıyla mahkemece belirlenecek tutarın ortağa avans olarak verilmesinin, şirket ortağına karşılıksız para kullandırması anlamına gelmeyeceği dolayısıyla katma değer vergisine tabi olmadığı hakkında. TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … Gıda Temizlik Maddeleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLLERİ : Av. … 2-(DAVALI) : Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Bursa 2. Vergi Mahkemesinin 02/11/2018 tarih ve E:2017/1495, K:2018/1601 sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 16/05/2019 tarih ve E:2019/194, K:2019/1284 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı şirketin ortağına karşılıksız nakit para kullandırmak suretiyle sunduğu hizmetin finansman hizmeti olarak katma değer vergisine tabi olduğu yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2012 yılının Aralık dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul

Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasınını kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Davacı şirket tarafından bir miktar paranın ortağına şuf'a hakkına dayanarak açtığı davada kullanılmak üzere verildiği, böylece ortağa şahsi davasının devamı için gerekli olan masraflara ilişkin finansman hizmeti verilmek suretiyle ortağın katlanması gereken maddi külfetten kurtulmasının sağlandığı, dava sonuçlandığında ortağa geçen taşınmazların şirket aktifine alınmasının finansman hizmetinin niteliğini değiştirmediği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin varlığı ve niteliğinin vergiyi doğuran olayın tespiti bakımından önem arz etmediği dolayısıyla şirket tarafından ortağa kullandırılan para üzerinden faiz tahakkuk ettirilmek suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektiren unsurların bir arada gerçekleşmediği gerekçesiyle tarhiyat yönünden dava reddedilmiş, özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şirket ortağına hiç bir şekilde kendisinin şahsi kullanımı ve geri ödenmesi şartıyla borç verilmediği, devam eden şufa davası sonuçlanıncaya kadar mahkemece belirlenen bankada bloke edilen paranın ortak tarafından kullanılmasının mümkün olmadığı, ortağa yapılan ödemenin bir borç verme işlemi değil taşınmaz alımı için avans ödemesi olduğu, şirket ortağının şufa davasının lehine sonuçlanması durumunda başkaca hiç bir talepte bulunmaksızın taşınmazları devretmeyi üstlendiği, dava konusu dönemden sonra aynı konuya ilişkin olarak yapılan incelemede bu hususun eleştirilmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, davacı şirketin ortağına verdiği finansman hizmeti nedeniyle fatura düzenlemediği hususu hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile sabit olduğundan kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ALİ UĞUR'UN DÜŞÜNCESİ : Taraflar temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirketin 20/07/2010 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirket ortağı tarafından Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde ikame edilen şuf'a davalarına konu taşınmazların söz konusu davaların ortak lehine sonuçlanması halinde şirkete devredilecek taşınmazların alış bedeli olmak kaydıyla mahkemece belirlenecek tutarın ortağa avans olarak verilmesine karar verildiği, söz konusu davaların şirket ortağı lehine sonuçlanması halinde taşınmazların ortak tarafından şirkete devredileceği, aksi halde avans tutarının neması ile birlikte şirkete iade edileceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasında bu hususlara ilişkin 22/07/2010 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin imzalandığı ve şirket ortağı lehine kesinleşen mahkeme kararları sonucunda adına tescil edilen taşınmazların 26/12/2017 ve 28/12/2017 tarihlerinde davacı şirkete devredildiği, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, ortağa ödenen söz konusu tutarın karşılıksız kullandırılmak suretiyle finansman hizmeti sağlandığı, katma değer vergisi açısından verilen bir finansman hizmetinin vergiye tabi tutulabilmesi için hizmetin ifa edilmiş olmasının yeterli olduğu ve bu hizmet karşılığında faiz hesaplanmadığı yönünde tespitlerin yer aldığı vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2012 yılının Aralık dönemi için re'sen katma değer vergisi salındığı ve bu hasılatı için fatura düzenlemediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun, vergi kanunlarının uygulanması ve ispatı düzenleyen 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi doğal ve açık olmayan tanık anlatımının kanıtlama aracı olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa ait olduğu, 134. maddesinde vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun

araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasında, Türkiye'de yapılan ve maddede sayılan işlemlerin katma değer vergisine tabi olduğu belirtildikten sonra, birinci bentte ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olacağı, 2. ve 3. maddelerinde teslim ve teslim sayılan haller, 4. ve 5. maddelerinde de hizmet ve hizmet sayılan haller tanımlanmış, 10. maddenin (a) bendinde ise mal teslimi ve hizmet ifası halinde, malın teslimi veya hizmetin yapılmasının vergiyi doğuran olayı meydana getirdiği hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı şirket ortağının şuf'a davasına konu taşınmazlarının şirkete devri karşılığında satış bedeli olarak mahkemece belirlenecek tutarın ortağa avans olarak verilmesine, ortak ve şirket arasında yapılacak satış vaadi sözleşmesinde şartların belirlenmesine 20/07/2010 tarihli yönetim kurulunda karar verildiği, akabinde yapılan satış vaadi sözleşmesinde söz konusu gayrimenkullerin, şirketin verdiği avans karşılığında ortak tarafından kayıtsız şartsız şirkete devredilmesinin taahhüt edildiği, mahkeme kararı üzerine ortak adına tescil edilen gayrimenkullerin davacı şirkete devredildiği ve aynı konuya dayalı olarak 2013 ila 2016 yıllarına ilişkin olarak yapılan inceleme sonucu düzenlenen vergi inceleme raporlarında, ortağa verilen avansın, şirket ortağı tarafından Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan şuf'a davalarına konu taşınmazların mahkeme kararının lehine sonuçlanması şartıyla şirkete devredilmesi için verildiği ve söz konusu taşınmazların ortak tarafından şirkete devredilmesi nedeniyle ortağa sunulan bir finansman hizmetinden bahsedilemeyeceği, olayın gerçek mahiyetine bakıldığında ticari nitelikte bir avans olduğu tespitlerine yer verilerek eleştiri konusu yapılmadığı da göz önüne alındığında, tarafların iradelerinin başlangıçtan itibaren şuf'a davalarına konu taşınmazların nihayetinde davacı şirkete devredilmesine ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusu tutarında bu amaca özgülenip mahkeme kararı uyarınca bloke edildiği, söz konusu bedel üzerinde şirket ortağının tasarruf yetkisinin bulunmadığı anlaşılan olayda, 3065 sayılı Kanun'un yukarıda anılan hükümleri ile vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti dikkate alındığında, ortada bir finansman hizmetinin bulunmadığı, uyuşmazlık konusu tutarın ticari faaliyet kapsamında verilen bir avans kapsamında olduğu dolayısıyla katma değer vergisine tabi tutulamayacağı sonucuna ulaşıldığından, Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın

reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddinde hukuka uygunluk görülmemiştir. Davalı idare temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacı temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3. Kararın; özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 12 (2023) · PDF sayfa 575–579
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: a603e04d72640e6f36647d084923b78e5a1476982d1d9e81804b84716041bc3c

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 6d9a101048becdbb6a24ce905b780818fe9084265151f06d30567221d5bfe636

← İçtihat arşivine dönün