İdare Hukuku

3. Daire: Tarhiyat, Komisyon Geliri, Kesinleşme

Danıştay 3. Daire, 2019/4362 E., 2020/4107 K., 26.10.2020

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Tarhiyat, -Komisyon Geliri, -Kesinleşme

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 401-405).

2012 yılı için yapılan dava konusu tarhiyatta, sonraki yıllar için düzenlenen vergi inceleme raporlarında, davacı adına tarh edilecek vergi ve kesilecek cezaların kesinleşmesi halinde daha önce beyan edilen vergilerin terkin edilmesi veya mahsup edilmesinin öngörülmesi ve davacı tarafından mükerrer vergilendirme iddiası bulunmaması karşısında hukuka aykırılık görülmediği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/4362 Karar No : 2020/4107 Anahtar Kelimeler: -Tarhiyat, -Komisyon Geliri, -Kesinleşme Özeti: 2012 yılı için yapılan dava konusu tarhiyatta, sonraki yıllar için düzenlenen vergi inceleme raporlarında, davacı adına tarh edilecek vergi ve kesilecek cezaların kesinleşmesi halinde daha önce beyan edilen vergilerin terkin edilmesi veya mahsup edilmesinin öngörülmesi ve davacı tarafından mükerrer vergilendirme iddiası bulunmaması karşısında hukuka aykırılık görülmediği hakkında. TEMYİZ EDENLER : 1- (Davacı) : … Metal Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … 2- (Davalı) : Uluçınar Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: Kocaeli 1. Vergi Mahkemesinin 30/05/2018 tarih ve E:2017/719, K:2018/514 sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 29/03/2019 tarih ve E:2018/2224, K:2019/848 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunu esas alan vergi inceleme raporu uyarınca 2012 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yılın Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-

Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, gerçek bir emtia teslimine dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi kaldırılmış, geçici vergi üzerinden üç kat kesilen vergi ziyaı cezası ise bir kata indirilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Davacı şirket adına tanzim edilen vergi tekniği raporundaki tespitler, gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifası olmaksızın komisyon karşılığında fatura düzenlediğini gösterdiğinden %2 komisyon geliri esas alınarak yapılan vergilendirmede hukuka aykırılık görülmediği, ancak mükerrer vergilendirmeyi önlemek amacıyla davacı tarafından beyan ve tahakkuk ettirilen vergilerin terkini gerektiği, olayda ise bu hususa dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusu bu bakımdan kabul edilerek vergi mahkemesi kararının tarhiyatın, beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki sözü edilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının değinilen kısma isabet eden bölümü kaldırılmış, taraflarca diğer hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf başvurularının ise usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, vergi tekniği raporu tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı, alımlarının gerçek olduğu, defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edildiği, faaliyette bulunulan sektörün özelliği gereği yüksek miktarda mal alım ve satımının gerçekleştirilebileceği, somut bir tespit olmaksızın varsayıma dayalı olarak tarhiyat yapıldığı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren olay hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, davacı şirketin komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediği hususunun vergi tekniği raporuyla tespit edilmesi üzerine

düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ MUHARREM ÇOLPAN'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirketin 2012 yılına ilişkin işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği ve vergi inceleme raporlarında komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediği ve bu yolla elde ettiği kazancını beyan dışı bıraktığının tespit edilmesi üzerine Danıştay’ın yerleşik hale gelen kararları uyarınca %2 oranından hareketle hesaplanan komisyon gelirinin dönem matrahına ilave edilmesi suretiyle yeniden düzenlenen gelir tablosuna göre adına dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde; resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, maddenin vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı halleri düzenleyen bentleri arasında sayılan defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması ve de tutulması zorunlu olan defterlerin ve verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re'sen tarh sebebi olarak öngörülmüş, aynı Kanun'un 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır.

Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde de gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi öngörülerek matrahın, re'sen takdir yoluyla belirlenmesi gereken hallerde dahi gerçek gelire en yakın gelire ulaşılması amaçlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemlerine konu edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının; istinaf başvurularının reddine dair hüküm fıkraları aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun görülmüştür. Davacı tarafından 2012 takvim yılına ilişkin kurumlar vergisi ve geçici vergi beyannamesinde beyan edilen matrah ve bu matraha isabet eden verginin, düzenlenen fatura tutarı üzerinden % 2 komisyon elde edildiğinden hareketle saptanan tarh matrahının hesabında dikkate alınması gerektiği yolundaki Bölge İdare Mahkemesi yargısında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte; gerek davacı hakkında aynı maddi olay nedeniyle kurumlar vergisi yönünden 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin düzenlenen vergi inceleme raporlarında, davacı adına, tarh edilecek vergi ve kesilecek cezaların kesinleşmesi halinde mükellef tarafından daha önce beyan edilen vergilerin tahakkuktan terkin edilmesi, ödeme yapılmış ise tarh edilecek vergi ve cezalardan mahsup edilmesinin öngörülmesi gerek davacı tarafından mükerrer vergilendirmeye yol açıldığı yönünde bir iddiada bulunulmaması karşısında Bölge İdare Mahkemesinin, davacı istinaf başvurusunun kabulü suretiyle tarhiyatın, beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere isabet eden kısmının kaldırılmasına yönelik hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmediğinden kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idare TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜNE, 2. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 29/03/2019 tarih ve E:2018/2224, K:2019/848 sayılı kararının; üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının, beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3. Davalı idare temyiz isteminin kısmen reddine, 4. Kararın; geçici vergiye ve üzerinden kesildiği vergi ziyaı cezasının bir katını aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 5. Davacı TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,

6. Kararın; üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının, beyan ve tahakkuk ettirilen vergiler dışındaki hüküm fıkrasının ONANMASINA, 7. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 8. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 9. Aynı Kanun'un 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 26/10/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 5 (2020) · PDF sayfa 401–405
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 8fafa8dc5f5f8cf30b789fc3eea8d7ab8c9a9535f4fc24a8c7e495faea47832f

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: eb2d0cbbdb8658bea0481cbd0bd88fe3ba9ef4b2e614959e2f0545b03ecbac55

← İçtihat arşivine dönün