Vergi ve Gümrük Hukuku

3. Daire: Katma Değer Vergisi, İndirim, Faiz

Danıştay 3. Daire, 2019/2348 E., 2019/7426 K., 26.12.2019

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Katma Değer Vergisi, -İndirim, -Faiz

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 412-416).

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin (b) bendi uyarınca kanunen kabul edilmeyen indirim olarak değerlendirilmesi gereken yurt dışında mukim ilişkili kişilere yapılan faiz ödemelerine ilişkin olarak hesaplanan katma değer vergisinin 3065 sayılı Katma Değer Vergi Kanunu'nun 30. maddesinin (d) bendi gereğince indirim konusu yapılamayacağı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2019/2348 Karar No : 2019/7426 Anahtar Kelimeler : -Katma Değer Vergisi, -İndirim, -Faiz Özeti : 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin (b) bendi uyarınca kanunen kabul edilmeyen indirim olarak değerlendirilmesi gereken yurt dışında mukim ilişkili kişilere yapılan faiz ödemelerine ilişkin olarak hesaplanan katma değer vergisinin 3065 sayılı Katma Değer Vergi Kanunu'nun 30. maddesinin (d) bendi gereğince indirim konusu yapılamayacağı hakkında. Kararın Düzeltilmesini İsteyen : Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü Vekili : Av. …

Karşı Taraf : … Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Vekili : Av… İstemin Özeti : Davacı adına, 2014 yılının Aralık dönemi için ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden katma değer vergisinin kaldırılması ve iadesi istemiyle açılan davada; sahibi olduğu internet sitesinde "açık artırma" adı altında yapılan satışların “müzayede mahallinde yapılan satış” olarak değerlendirilemeyeceğinden bahisle satışlar üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin ihtirazi kayıtla beyan edildiği, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 3/d bendine göre, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışların katma değer vergisine tabi olduğu, 15 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nin müzayede mahallinde yapılan satışları düzenleyen (I) işaretli bölümünde; 3065 sayılı Kanununun 1/3-d maddesine göre, cebri icra, izale-i şüyu, ipoteğin paraya çevrilmesi, tasfiye gibi nedenlerle müzayede mahallerinde yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki satışların katma değer vergisine tabi bulunduğunun belirtildiği, dolayısıyla davacı tarafından "gittigidiyor.com" adlı internet sitesinde yapılan satışın belirtilen niteliklerde olmaması nedeniyle tahakkuk eden vergide hukuka uyarlık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca davacı şirketin incelemeye sevk edilerek yurt dışından aldığı borç para nedeniyle ödediği faiz yönünden incelenmesi ve araştırılması sonucunda hazırlanacak rapora göre, söz konusu faize ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmesi ya da reddedilmesi gerekirken, davalı idarece herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın doğrudan davacı şirketin ihtirazi kayıtlı beyanı esas alınarak tahakkuk yapılmasının hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle, tahakkuk eden vergi kaldırılarak iadesine hükmeden İstanbul 8. Vergi Mahkemesinin 06/11/2015 tarih ve E:2015/653, K:2015/2550 sayılı kararına yöneltilen temyiz istemini, Kurumlar Vergisi Kanunu'nda açıkça belirtilen kar payı dağıtımı, 3065 sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca katma değer vergisinin konusuna girmediğinden, Katma Değer Vergisi Kanunu'nda sayılan türde bir teslim veya hizmet olarak nitelendirilemeyeceği; davacının malik gibi hareket etmesi gerekirken sadece satışlara aracılık ettiğinin açık olduğu, ayrıca gerçek satıcıların devamlılık arz eden ve katma değer vergisi doğan satışları nedeniyle vergiyi ödemesi durumunda verginin mükerrer bir şekilde istenilmesi söz konusu olacağından Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden Danıştay Üçüncü Dairesinin 24/04/2018 tarih ve E:2016/8645, K:2018/2225 sayılı

kararının; usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek düzeltilmesi istenmiştir. Savunmanın Özeti : Kararın düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi : Çağlar DİNÇ Düşüncesi : 3065 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği kuralına yer verilmiştir. Söz konusu yasa kuralında, "ödenen katma değer vergisi" deyimi, kendilerine yapılan hizmet veya teslimlerden dolayı karşı tarafça hesaplanan katma değer vergisinin yine karşı tarafa ödenmesi hususunu ifade etmektedir. Diğer bir deyişle, bu deyim, kendilerine yapılan teslim veya hizmet üzerinden, teslimi veya hizmeti yapan mükellefçe hesaplanarak alışı yapan tarafından yüklenilen vergiyi ifade etmektedir. Uyuşmazlık, davacının, yurtdışında mukim olan ilişkili kişilerden kullandığı örtülü sermaye niteliğindeki borç paralara ilişkin sorumlu sıfatıyla hesapladığı katma değer vergisinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağına dairdir. Yurtdışından temin edilen değinilen hizmet dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi, bu hizmetten faydalanan mükellefler tarafından sorumlu sıfatıyla kural olarak ödenebilmektedir. Ödenen bu vergi, 3065 sayılı Kanun'un 30. maddesinde yer verilen "ödenen katma değer vergisi" deyimi içeriğinde dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi niteliğinde olmadığından söz konusu kuralın uyuşmazlık konusu olayda uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Diğer taraftan, 3065 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükellef olduğu, bu hususun kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerli olacağı, bu gibi sebeplerle fazla ödenen vergiler, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre ilgililere iade edileceğini hüküm altına almıştır. "Bu gibi" ifadesine yer verilerek anılan düzenlemedeki sebeplere benzer nitelikte durumlarda da yukarıdaki kuralın geçerli olacağı hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla, uyuşmazlık konusu olayın, vergiye tabi bir işlem niteliğinde olup olmadığı önem arz etmektedir.

Olayda, davacı, yurtdışı mukim ilişkili kişilerden borç para almıştır. Söz konusu borçlanmaya karşılık olarak tahakkuk eden faiz giderleri hesaplanmıştır. Bu faiz giderleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ise davacı tarafından 3065 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca sorumlu sıfatıyla beyan edilmiştir. Vergi Mahkemesince, uyuşmazlık konusu olayın, vergiye tabi bir işlem dolayısıyla, sorumlu sıfatıyla beyan edilen verginin yersiz olup olmadığı, beyan edilen bu verginin ödenip ödenmediği hususu ile 3065 sayılı Kanun'un 8. maddesinde kuralına yer verilen düzenleme hakkında herhangi bir değerlendirme ve araştırma yapılmaksızın, davayı sonuçlandırması hukuka uygun düşmediğinden, Danıştay Üçüncü Dairesince verilen kararın, yurtdışında mukim ilişkili kişilere yapılan ödemeler için hesaplanan katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılarak, Mahkeme kararının bu nedenle bozulması; davalı idarece Kararın diğer hüküm fıkrasına yöneltilen kararın düzeltilmesi isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince kararın düzeltilmesi istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen sebepler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi hükmüne uygun bulunduğundan, istemin kısmen kabulüyle Danıştay Üçüncü Dairesinin 24/04/2018 tarih ve E:2016/8645, K:2018/2225 sayılı kararının, yurt dışında mukim ilişkili kişilere yapılan ödemeler için sorumlu sıfatıyla hesaplanan katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına karar verildikten sonra davalı idarenin temyiz istemi bu yönden yeniden incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin (b) bendinde, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler, (c) bendinde ise transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar kurumlar vergisi açısından kabul edilemeyen indirimler arasında sayılmıştır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 30. maddesinin (d) bendinde ise, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirime konu edilemeyeceği düzenlenmiştir. Dava konusu olayda, yurtdışında mukim ilişkili kişilere yapılan faiz ödemelerine ilişkin olarak hesaplanan katma değer vergisinin davacı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edildiği konusu ihtilafsızdır. Kanunen kabul edilmeyen indirim olarak değerlendirmesi yasa kuralı gereği olan

yurtdışında mukim olan kişilere yapılan faiz ödemelerine ilişkin olarak hesaplanan katma değer vergisi yine 3065 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (d) bendi uyarınca indirim konusu yapılamayacağından dolayısıyla, davacının ihtirazi kaydına itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilen vergide hukuka aykırılık bulunmadığından, Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu tahakkukun değinilen kısmının yazılı gerekçeyle kaldırılarak iadesi yolundaki hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı idare temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 8. Vergi Mahkemesinin 06/11/2015 tarih ve E:2015/653, K:2015/2550 sayılı kararının; tahakkukun, yurt dışında mukim ilişkili kişilere yapılan ödemeler için hesaplanan katma değer vergisinden kaynaklanan kısmının kaldırılarak iadesine dair hüküm fıkrasının bozulmasına, Daire kararının diğer hüküm fıkrası yönünden ileri sürülen nedenler ise 2577 sayılı Kanunun 54. maddesinde yazılı sebeplerden hiçbirine girmediğinden, kararın düzeltilmesi isteminin söz konusu hüküm fıkrası yönünden reddine, 492 sayılı Kanununun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 26/12/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Kararın düzeltilmesi istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen sebepler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı sebeplerden hiçbirine uymadığından, kararın düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 3 (2020) · PDF sayfa 412–416
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: af07ba945b39e90065bcb4d71843c5d464e7f458b0b430a977be603a1a066686

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a20a7d2a7ec4635687dd1d096086ad4ef64834024e631f2c12d45581e3e78862

← İçtihat arşivine dönün