Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Tasfiye, -Ödev, -Yükümlülük
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 363-366).
Davacı şirketin tasfiyeye girmiş olması faaliyetinin sona erdiği anlamına gelmeyeceğinden mükellefiyetten kaynaklı ödevlerin ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2018/397 Karar No : 2020/1484 Anahtar Kelimeler : -Tasfiye, -Ödev, -Yükümlülük Özeti : Davacı şirketin tasfiyeye girmiş olması faaliyetinin sona erdiği anlamına gelmeyeceğinden mükellefiyetten kaynaklı ödevlerin ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiği hakkında. Temyiz Eden (Davalı) : Pendik Vergi Dairesi Müdürlüğü Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davacı) : Tasfiye Halinde … Sanayi Ticaret Anonim Şirketi İstemin Konusu : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen İstanbul 14. Vergi Mahkemesinin 07/11/2017 tarih ve E:2017/2301, K:2017/2232 sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci : Dava Konusu İstem: Davacı tarafından, 2010 yılına ilişkin kurumlar beyannamesi, 2010 yılının Mart ila Aralık, 2011 yılının Ocak ile Ağustos dönemleri katma değer vergisi beyannameleri, 2010 yılının Ocak-Mart, Ekim-Aralık, 2011 yılının Ocak-Mart, Nisan-Haziran dönemleri geçici vergi beyannameleri, 2010 yılının Mart ila Aralık, 2011 yılının Şubat ila Ağustos dönemlerine ilişkin Ba-Bs bildirim formlarının verilmemesi nedeniyle takdir
komisyonu kararı uyarınca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezaları ile beyanname verme yükümlülüğünün kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Beyanname verme yükümlülüğünün kaldırılması isteminin idari davaya konu edilebilecek bir işlem olmadığı, bu istem üzerine davalı idarece tesis edilmiş herhangi bir işlem bulunmadığı, davacı şirketin 24/11/2009 tarihinde Mahkeme kararıyla tasfiyesine karar verilmesi ve sonrasında tasfiye memuru atanmış olmasından, şirketin tasfiye tarihinden itibaren gayrifaal olduğunun anlaşıldığı, tasfiyeye giren şirketin amacının yalnızca şirketin tasfiyesi yani, borçların ödenmesi ve alacakların toplanması suretiyle şirketin faaliyetini sonlandırmak olduğu, kâr elde etme amacı bulunmadığı, bu durumda şirketin yetkili organlarının görev ve yükümlülüklerinin de tasfiye işleriyle sınırlı olduğu, tasfiye halindeki şirketin, normal faaliyetine devam eden şirketler gibi aylık veya yıllık vergi beyannameleri ile Ba-Bs bildirimleri vermesinin beklenemeyeceği, tasfiye halindeki şirketin vergisel ödevlerinin de yalnızca tasfiyeye ilişkin olan ödevlerle (tasfiye giriş ve sonlandırma beyanlarıyla) sınırlı olduğu gerekçesiyle beyanname verme yükümlülüğünün kaldırılması istemi yönünden dava incelenmeksizin reddedilmiş, özel usulsüzlük cezaları ise kaldırılmıştır. Temyiz Edenin İddiaları : Kesilen özel usulsüzlük cezalarının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenmiştir. Karşı Tarafın Savunması: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi Erdem Cemil Karavelioğlu'nun Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İnceleme ve Gerekçe : Maddi Olay : Davacı şirket adına, tasfiye dönemlerine ilişkin olarak muhtelif beyanname ve Ba-Bs bildirim formlarının verilmediğinden bahisle sevk edildiği takdir komisyonu kararları uyarınca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin 1. fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezaları kesilmiştir.
Davacı tarafından, adına kesilen özel usulsüzlük cezaları ile beyanname verme yükümlülüğünün kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. İlgili Mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 160. maddesinde, işi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi hâlinde, (matrahlı veya matrahsız beyannâme verenler dâhil) işi bırakmış kabul edileceği ve mükellefiyet kaydının vergi dairesince terkin edileceği, 162. maddesinde ise tasfiye ve iflas hallerinde mükellefiyetin, vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam edeceği hükme bağlanmıştır. Hukuki Değerlendirme: Bu düzenlemeler uyarınca, şirketin tasfiyeye girmiş olması faaliyetinin sona erdiği anlamına gelmeyeceğinden dolayısıyla tasfiyeye girmekle son bulmayan mükellefiyetten kaynaklı ödev ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekeceğinden, tasfiye halindeki şirketin, normal faaliyetine devam eden şirketler gibi aylık veya yıllık vergi beyannameleri ile Ba-Bs bildirim formu vermesinin beklenemeyeceği yolundaki yargısı hukuka uygun düşmeyen Vergi Mahkeme kararının; tasfiye döneminde gelir vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi beyannamesi vermeme eylemi ile Ba-Bs bildiriminde bulunmama eyleminin her birisinin ilgili oldukları yasal mevzuat çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir. Karar Sonucu : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. İstanbul 14. Vergi Mahkemesinin 07/11/2017 tarih ve E:2017/2301, K:2017/2232 sayılı kararının, özel usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına ilişkin bozulmasına, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17/03/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenen vergi mahkemesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 4 (2020) · PDF sayfa 363–366
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 00fb72a9c9949d24d7c1d68567709dd76a173fcef81ba919aed77a2e6164c8e3
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: e77beebe8266eb2dc749d1784440f412abb15c558274c6abf1f16f57483ca271
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün