İdare Hukuku

2. Daire: Suç Tespit Tutanağı, Kati Delil, 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu

Danıştay 2. Daire, 2021/5861 E., 2022/5827 K., 22.11.2022

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Suç Tespit Tutanağı, -Kati Delil, -1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 163-168).

Suçun tespiti için fotoğraf, kamera veya diğer teknik cihazlardan yararlanılması veya numune alınması işleminin fiili imkansızlıklar yahut sanıkların suç mahallinden ayrılması nedenleriyle yapılamadığı hallerde, suç tespit tutanağının tanziminin suçun tespiti için yeterli olduğu hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5861 Karar No : 2022/5827 Anahtar Kelimeler : -Suç Tespit Tutanağı, -Kati Delil, -1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu Özeti : Suçun tespiti için fotoğraf, kamera veya diğer teknik cihazlardan yararlanılması veya numune alınması işleminin fiili imkansızlıklar yahut sanıkların suç mahallinden ayrılması nedenleriyle yapılamadığı hallerde, suç tespit tutanağının tanziminin suçun tespiti için yeterli olduğu hakkında. KANUN YARARINA TEMYİZ EDEN : Danıştay Başsavcılığı DAVACI : … DAVALI : Sahil Güvenlik Komutanlığı VEKİLİ : Av. … YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Davacı hakkında 1380 sayılı Su Ürünleri Kanun'unun 24/a maddesi ve Su Ürünleri Yönetmeliğinin 16. maddesi uyarınca 39.592,00 TL tutarlı idari para cezası verilmesine yönelik 25/01/2019 günlü, 12/19 karar nolu 034511 seri nolu işlemin iptali istenilmiştir. Kanun Yararına Temyiz Edilen Kararın Özeti : İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 24/09/2019 günlü, E:2019/317, K:2019/1923 sayılı kararıyla; davacının trol ile avcılık yaptığına ilişkin dava dosyasında tutanaktan başka herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, gönderilen cd'nin çalışmadığı belirtilerek, davacının söz konusu kabahati işlediğine ilişkin somut bir bilgi ve/veya belge olmadığı anlaşıldığından dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI : Abdülkadir Atalık DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından; Marmara Denizinde trol avcılığı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununa muhalefet nedeniyle 39.592,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin davalı idarece tesis edilen 25/01/2019 tarih ve 12/19 karar nolu 034511 sayılı

işlemin iptali istemiyle açılan davada işlemin iptali yolunda verilen İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 24/09/2019 gün ve E:2019/317, K:2019/1923 sayılı kararının yürürlükteki hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek davalı tarafından kanun yararına temyiz edilmesinin istenmesi üzerine konu incelendi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesinde, "niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden" kararların kanun yararına temyiz olunabileceği belirtilmiştir. 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun ''Trol'' başlıklı 24. maddesinde, "a) İçsular, Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında her çeşit trol ile su ürünleri istihsali yasaktır..."; 36. maddesinde, "... 24. maddenin (a) bendinde belirtilen alanlarda trol ile su ürünleri istihsalinde bulunanlar üç milyar lira idarî para cezası ile cezalandırılır ve istihsal olunan su ürünleri ile istihsal vasıtaları zapt ve mahkemece müsadere edilir... Bu maddede yazılı idari para cezaları, tam boyu oniki metre dahil yirmiiki metreye kadar olan gemiler için iki katı, yirmiiki metre ve daha uzun gemiler için üç katı olarak uygulanır..." hükümlerine yer verilmiştir. 10/03/1995 tarih ve 22223 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Su Ürünleri Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinde, "Su ürünleri müstahsilleri: Ticari amaçla deniz ve iç sularda su ürünleri istihsal eden kaptan, balıkçı reisi, balıkçı ve tayfa gibi gerçek kişiler ile tüzel kişileri, bunların ortak ve çalışanları ile su ürünleri yetiştiricilerini ifade eder", ''Suçun Tespiti'' başlıklı 37. maddesinde, ''Kanunda belirtilen hususlara aykırılığın tespitinde, mümkün olduğu durumlarda fotoğraf, kamera ve diğer teknik cihazlardan da yararlanılabilir. Suçun tespiti için numune alınması gerekiyorsa, bu numuneler usulüne uygun olarak alınır, etiketlenir ve mühürlenerek, en kısa zamanda yetkili Bakanlık laboratuarına gönderilir. Analiz sonuç raporları delil olarak değerlendirilir. Suçun tespiti için fotoğraf, kamera veya diğer teknik cihazlardan yararlanılması veya numune alınması işleminin fiili imkansızlıklar yahut sanıkların suç mahallinden ayrılması nedenleriyle yapılamadığı hallerde, suçun tespiti için suç tespit tutanağının tanzimi yeterlidir.'' hükümleri düzenlenmiştir. Öte yandan, Ticari Amaçlı Su ürünleri Avcılığını Düzenleyen 4/1 sayılı Tebliğ'in 9. maddesinde; ''1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun 24.maddesinde belirtildiği üzere iç sular, Marmara Denizi ile İstanbul Boğazında, Kalegra Burnu ile Dalyan Burnu arasında çekilen hattın güneyinde kalan kısmında ve Çanakkale Boğazında her türlü trol ile su ürünleri avcılığının yasak olduğu'' düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davalı idare yetkili elemanlarınca yapılan rutin kontroller esnasında davacının, Ahırkapı bankı güneyinde Bandırma Limanına kayıtlı "…" isimli özel tekne ile yasak sahada (Marmara Denizinde) trol avcılığı yaptığının 25/01/2019 tarihli tutanak ile tespit edildiği ve video ile kayıt altına alındığı, bu tespit uyarınca davalı idarece tesis edilen dava konusu işlem ile davacıya 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’na muhalefet "Yasak sahada trol ile yasadışı su ürünleri avcılığı yapmak" nedeniyle (tekne boyu, yeniden değerleme oranı ve tekerrür hükümleri dikkate alınmak suretiyle) 39.592,00TL idari para cezası verildiği, bunun üzerine davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerine göre, suçun tespiti için fotoğraf, kamera veya diğer teknik cihazlardan yararlanılması veya numune alınması işleminin fiili imkansızlıklar yahut sanıkların suç mahallinden ayrılması nedenleriyle yapılamadığı hallerde, suçun tespiti için suç tespit tutanağının tanziminin dahi yeterli görüldüğü anlaşılmakla, idare mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için ara kararıyla davalı idareden olay mahalline ilişkin çalışır vaziyette olan CD nin bir kopyasının temin edilebileceği gibi, dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi suretiyle de bir karar verilebilecekken işin esasına girilmeksizin, olayda, davacının trol ile avcılık yaptığına ilişkin dava dosyasında tutanaktan başka herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, gönderilen cd'nin çalışmadığının görüldüğü, bu nedenle davacının söz konusu kabahati işlediğine ilişkin somut bir bilgi ve/veya belge olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu idari para cezasının iptalinde yürürlükteki hukuka uyarlık görülmemiştir. Kaldı ki, dosyada mevcut 25/01/2019 tarihli Olay Tespit Tutanağı ve dosyada bulunan diğer bilgi ve belgeler ve olayın görüntülendiği çalışır vaziyetteki video kayıtları birlikte incelendiğinde; davacının, Ahırkapı bankı güneyinde Bandırma Limanına kayıtlı "…" isimli özel tekne ile yasak sahada (Marmara Denizinde) trol avcılığı yaptığının açık olduğu görülmekle, yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca yasak sahada trol ile su ürünleri avcılığı yaptığı sabit olan davacıya 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, aynı teknede bulunan diğer şahıs hakkında düzenlenen tutanağa istinaden verilen idari para cezasına karşı açılan dava, İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 17/06/2018 tarih ve E:2019/ 299, K:2019/1313 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

Açıklanan nedenle, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 24/09/2019 gün ve E:2019/317, K:2019/1923 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca kanun yararına temyiz edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : Dr. Gülşen Köse DÜŞÜNCESİ : Danıştay Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz isteminin kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca, hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : … isimli özel tekneyle 25/01/2019 günü Marmara Denizi Ahırkapı bankı güneyinde trol ile avcılık yapıldığının davalı idare ekiplerince yapılan denetim sırasında tespit edilerek olay yeri tespit tutanağı düzenlendiği ve 1380 sayılı Kanunun 24/a. maddesi ve Su Ürünleri Yönetmeliğinin 16.maddesi uyarınca "avlanılması yasak alanda trol ile avcılık yapmak" fiilini işlediği gerekçesiyle 25/01/2019 günlü, 12/19 karar nolu işlem ile davacıya "39.592,00 TL" tutarlı idari para cezası verildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kanun yararına temyiz" başlıklı 51. maddesinde; idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği, temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kararın, kanun yararına bozulacağı, bu bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı hükme bağlanmıştır.

1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun ''Trol'' başlıklı 24. maddesinde, "a) İçsular, Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında her çeşit trol ile su ürünleri istihsali yasaktır..."; 36. maddesinde, "... 24. maddenin (a) bendinde belirtilen alanlarda trol ile su ürünleri istihsalinde bulunanlar üç milyar lira idarî para cezası ile cezalandırılır ve istihsal olunan su ürünleri ile istihsal vasıtaları zapt ve mahkemece müsadere edilir... Bu maddede yazılı idari para cezaları, tam boyu oniki metre dahil yirmiiki metreye kadar olan gemiler için iki katı, yirmiiki metre ve daha uzun gemiler için üç katı olarak uygulanır..." hükümlerine yer verilmiştir. 10/03/1995 günlü, 22223 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Su Ürünleri Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "Su ürünleri müstahsilleri: Ticari amaçla deniz ve iç sularda su ürünleri istihsal eden kaptan, balıkçı reisi, balıkçı ve tayfa gibi gerçek kişiler ile tüzel kişileri, bunların ortak ve çalışanları ile su ürünleri yetiştiricilerini ifade eder", ''Suçun Tespiti'' başlıklı 37. maddesinde, ''Kanunda belirtilen hususlara aykırılığın tespitinde, mümkün olduğu durumlarda fotoğraf, kamera ve diğer teknik cihazlardan da yararlanılabilir. Suçun tespiti için numune alınması gerekiyorsa, bu numuneler usulüne uygun olarak alınır, etiketlenir ve mühürlenerek, en kısa zamanda yetkili Bakanlık laboratuarına gönderilir. Analiz sonuç raporları delil olarak değerlendirilir. Suçun tespiti için fotoğraf, kamera veya diğer teknik cihazlardan yararlanılması veya numune alınması işleminin fiili imkansızlıklar yahut sanıkların suç mahallinden ayrılması nedenleriyle yapılamadığı hallerde, suçun tespiti için suç tespit tutanağının tanzimi yeterlidir.'' hükümleri yer almıştır. Öte yandan, Ticari Amaçlı Su ürünleri Avcılığını Düzenleyen 4/1 sayılı Tebliğ'in 9. maddesinde; ''1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun 24.maddesinde belirtildiği üzere iç sular, Marmara Denizi ile İstanbul Boğazında, Kalegra Burnu ile Dalyan Burnu arasında çekilen hattın güneyinde kalan kısmında ve Çanakkale Boğazında her türlü trol ile su ürünleri avcılığının yasak olduğu'' düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davacı tarafından; Marmara Denizinde trol avcılığı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'na muhalefet nedeniyle 39.592,00TL idari para cezası verilmesine ilişkin 25/01/2019 günlü, 12/19 karar nolu 034511 sayılı işlemin iptali istenilmektedir. İdare Mahkemesince, davacının trol ile avcılık yaptığına ilişkin dava dosyasında tutanaktan başka herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, gönderilen cd'nin çalışmadığı belirtilerek, davacının söz konusu kabahati

işlediğine ilişkin somut bir bilgi ve/veya belge olmadığı anlaşıldığından dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir. Ancak, yukarıda yer verildiği üzere, anılan Yönetmeliğin 37. maddesinde, suçun tespiti için fotoğraf, kamera veya diğer teknik cihazlardan yararlanılması veya numune alınması işleminin fiili imkansızlıklar yahut sanıkların suç mahallinden ayrılması nedenleriyle yapılamadığı hallerde, suçun tespiti için suç tespit tutanağının tanziminin yeterli olacağı düzenlenmiştir. Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerine göre, suçun tespiti için fotoğraf, kamera veya diğer teknik cihazlardan yararlanılması veya numune alınması işleminin fiili imkansızlıklar yahut sanıkların suç mahallinden ayrılması nedenleriyle yapılamadığı hallerde, suçun tespiti için suç tespit tutanağının tanziminin dahi yeterli görüldüğü anlaşılmakla, idare mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için ara kararıyla davalı idareden olay mahalline ilişkin çalışır vaziyette olan CD’nin bir kopyasının temin edilebileceği gibi, dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi suretiyle de bir karar verilebilecekken işin esasına girilmeksizin, olayda, davacının trol ile avcılık yaptığına ilişkin dava dosyasında tutanaktan başka herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, gönderilen cd'nin çalışmadığının görüldüğü, bu nedenle davacının söz konusu kabahati işlediğine ilişkin somut bir bilgi ve/veya belge olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu idari para cezasının iptalinde yürürlükteki hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla; dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca Danıştay Başsavcılığı tarafından yapılan KANUN YARARINA TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 24/09/2019 günlü, E:2019/317, K:2019/1923 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Kararın birer örneğinin Danıştay Başsavcılığı'na, Sahil Güvenlik Komutanlığı'na ve davacıya gönderilmesine ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 12 (2023) · PDF sayfa 163–168
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: dd6bc7edb31262bae56df5b4f9c01383cc9008815557a3af60eddda30dfc2d9f

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 6d9a101048becdbb6a24ce905b780818fe9084265151f06d30567221d5bfe636

← İçtihat arşivine dönün