Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Kentsel Sit Alanı, -Hukuk Bürosu, -Konut Alanı
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 178-183).
"Kentsel Sit Alanı" ilan edilen yerle ilgili koruma kurulu kararlarına uymak zorunluluğunda olan ve bu kararı uygulamakla yetkili olan davalı idare durumundaki belediyelerce, kentsel sit alanı ilan edilen yerde bulunan ve bu bölgede mer'i olan imar planında da konut alanı fonksiyonunda yer alan yapıda, davacı tarafından mesleki faaliyette bulunulduğunun anlaşılması üzerine, konut dışı kullanımlara ilişkin faaliyetine son verilerek, binanın konut amacına uygun olarak kullanılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/298 Karar No : 2021/5022 Anahtar Kelimeler : -Kentsel Sit Alanı, -Hukuk Bürosu, -Konut Alanı Özeti : "Kentsel Sit Alanı" ilan edilen yerle ilgili koruma kurulu kararlarına uymak zorunluluğunda olan ve bu kararı uygulamakla yetkili olan davalı idare durumundaki belediyelerce, kentsel sit alanı ilan edilen yerde bulunan ve bu bölgede mer'i olan imar planında da konut alanı fonksiyonunda yer alan yapıda, davacı tarafından mesleki faaliyette bulunulduğunun anlaşılması üzerine, konut dışı kullanımlara ilişkin faaliyetine son verilerek, binanın konut amacına uygun olarak kullanılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı hakkında. KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : Beşiktaş Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Levent Mahallesi, … pafta, … ada, …parsel sayılı, … kapı numaralı taşınmazda bulunan davacıya ait "hukuk bürosu" faaliyet konulu işyerinin faaliyetten men edilmesine ilişkin 03/09/2009 günlü, 3752 sayılı Beşiktaş Belediye Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda İstanbul 8. İdare Mahkemesince verilen 28/09/2010 günlü, E:2010/82, K:2010/1414 sayılı kararın onanmasına ilişkin Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 03/03/2016 günlü, E:2016/665, K:2016/1456 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Levent Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı, … kapı numaralı taşınmazda
bulunan davacıya ait "hukuk bürosu" faaliyet konulu işyerinin faaliyetten men edilmesine ilişkin 03/09/2009 günlü, 3752 sayılı Beşiktaş Belediye Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 28/09/2010 gün ve E:2010/82, K:2010/1414 sayılı kararıyla; "hukuk bürosu" şeklindeki davacı taraf kullanımının, Kentsel Sit ilanına temel alınan özelliklere aykırı, yapının niteliklerini değiştirici ya da bozucu olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin de bulunmadığı; hukuk bürosunun, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte sayılan işyerlerinden olmaması nedeniyle bu tür işyerleri için kat maliklerinin muvafakatının aranmayacağı, hukuk bürosu niteliğindeki bu işyerinin konut bölgesinde faaliyet göstermesinde hukuki bir engel bulunmadığından, işyerinin faaliyetten men edilmesine ve konut olarak kullanılması gerektiğine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Daire Kararının Özeti : Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine, Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 03/03/2016 günlü, E:2016/665, K:2016/1456 sayılı kararı ile, temyize konu İdare Mahkemesi kararı onanmıştır. KARAR DÜZELTME TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, konut bölgesinde yer alan ve imar bakımından bulunduğu yerde faaliyet göstermesine olanak bulunmayan davacıya ait işyerinin tahliye edilerek konut amacına uygun kullanılmasının sağlanmasına yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, uyuşmazlıkta, imar uygulamasına aykırı bir kullanımın önlenmesine yönelik bir işlemin söz konusu olduğu, mülkiyet hakkına yönelik olmadığı, mülkiyet hakkının kamu düzenine, kamu menfaatine aykırı kullanılamayacağından kararın düzeltilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : Hafize Bolatoğlu DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararı uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Onuncu Dairesine; Danıştay Onuncu Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü,
K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen davada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının onanmasına dair Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 03/03/2016 günlü, E:2016/665, K:2016/1456 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait hukuk bürosunun bulunduğu İstanbul ili, Beşiktaş İlçesi, Levent Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı, … kapı numaralı taşınmazın 18/06/1993 onanlı 1/5000 ölçekli Beşiktaş Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgesi Revizyon Nazım İmar Planı ve 10/12/1993 onanlı 1/1000 ölçekli Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgesi Uygulama İmar Planı kapsamında, "yerleşme ve mimari stilleri itibari ile geleceğe intikal ettirilecek örnek prestij mahalleleri olarak kabul edilen alanda konut bölgesinde kaldığı" ve İstanbul III nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 13/05/2008 günlü, 3047 sayılı kararıyla söz konusu binanın bulunduğu parselin de içinde yer aldığı 1.,2.,3.,4., Levent Mahallelerinin "Kentsel Sit Alanı" olarak tescil ve ilan edildiği; bölgede bulunan sivil toplum örgütü ve bazı vatandaşların, binaların amacına uygun konut olarak kullandırılması hususundaki talepleri üzerine ise, planlara aykırı olarak faaliyet gösteren bar, lokanta, gece kulübü ve lokal gibi işletmelerin tespiti ve tahliyesine karar verilmesi üzerine davacıya ait işyerinin faaliyetten men edilmesine ilişkin tesis edilen 03/09/2009 günlü, 3752 sayılı Beşiktaş Belediye Başkanlığı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde; “Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale
sayılır” hükmü ile 16. maddesinde “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır.” kuralına; 61. maddesinde “Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır” hükmüne yer verilmiştir. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 27/10/2006 günlü, 26329 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 720 sayılı ilke kararında; mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan kültürel ve tabii çevre elemanlarının birlikte bulundukları alanların kentsel sit alanları olduğu belirtilmiş, aynı kararda kentsel sit alanında bulunan yapıların kullanım şartları ve bunlara ilişkin denetim usulü öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava konusu taşınmazın bulunduğu alan, Türkiye'de planlanan ilk toplu konut örneklerinden biri olması, gerek tasarımı gerekse özgün mimarisinin kendine has bir mahal oluşturması nedenleriyle kentsel sit alanı olarak ilan edilmiş; söz konusu alan, ilk toplu konut örneği olması nedeniyle tescile değer bulunmuş ve bu konutların korunmasına karar verilmiştir. 2863 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca da tescil edilen yerlerin kullanımlarının değiştirilmesi yasaklanmış bulunmaktadır. Türkiye'de planlanan ilk toplu konut örneklerinden biri olması nedeniyle tescil edilen ve konut alanında kalan dava konusu bölgenin konut dışında bir amaçla kullanılması halinde ise, Koruma Kurulu kararı işlevsiz kalacağı gibi tescile esas alınan niteliklerin kaybolmasına sebep olacağı açıktır. Dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu alanda "Konut Dışı Kullanımların" engellenmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürlüğünün 11/08/2009 günlü işleminin iptali istemiyle açılan davada; İstanbul 4. İdare Mahkemesince, bilirkişi raporunda yer alan, bahçeli ve düşük yoğunluklu konut alanı olarak tasarlanan yerleşme dokusunun konut dışı fonksiyonlar için kullanılmasının yerleşmede yoğunluğu artıracağı, yalnızca konut alanı fonksiyonuna yönelik olarak planlanan bölgenin konut dışı kullanımlara açılmasının araç-insan yoğunluğunu artıracağı, yerleşmedeki teknik altyapı yetersizliğinin, sokak genişliğinin yoğun trafik akışına ve yeterli otopark alanı bulunmaması nedeniyle sokak ve bahçelerin
otopark alanı olarak kullanılmasına neden olacağı, gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin 16/11/2011 günlü, E:2009/1977, K:2011/2208 sayılı karar, Danıştay Ondördüncü ve Sekizinci Dairelerinin müşterek toplantısında 26/11/2013 günlü, E:2012/2638, K:2013/8377 sayılı karar ile onanmış olup; karar düzeltme istemi de Danıştay Ondördüncü ve Onyedinci Dairelerinin müşterek toplantısında 06/05/2015 günlü, E:2014/5363, K:2015/3700 sayılı karar ile reddedilerek kesinleşmiştir. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile yukarıya bazı kısımları da alıntılanan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sahip olduğu bazı özellikleri nedeniyle, gelecek nesillere aktarılmasında yarar görülen eserlerin mevcut hallerinin korunmasının sağlanmasına yönelik olarak kamu idarelerinin aldığı karar doğrultusunda, sit alanlarında bulunan yerlerde icra edilen ve nitelikleri itibarıyla sit alanının dokusunu bozacak olan faaliyetlerin men edilmesi gereklidir. Bu durumda; "Kentsel Sit Alanı" ilan edilen yerle ilgili koruma kurulu kararlarına uymak zorunluluğunda olan ve bu kararı uygulamakla yetkili olan davalı idare durumundaki belediyelerce, kentsel sit alanı ilan edilen yerde bulunan ve bu bölgede mer'i olan imar planında da konut alanı fonksiyonunda yer alan yapıda, davacı tarafından mesleki faaliyette bulunulduğunun anlaşılması üzerine, konut dışı kullanımlara ilişkin faaliyetine son verilerek, binanın konut amacına uygun olarak kullanılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. Bu durumda, İdare Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE; 2. İstanbul 8. İdare Mahkemesince verilen 28/09/2010 günlü, E:2010/82, K:2010/1414 sayılı kararın 2577 sayılı Kanun’un temyize tabi kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA; 3. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 17/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği görüşüyle, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının bozulmasına dair Dairemiz kararına katılmıyorum.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 9 (2022) · PDF sayfa 178–183
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 4c8494f6a9757cfed222d003cafd4f1999f97200eca76726c4e3bc7b7837c5fd
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 40307b6e4f176041b9fa72a5e463114cafc26c5a17c96ce31e815a24d424fc24
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün