Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Temyiz Yolu, -İstinaf Kararı, -Uyuşmazlığın Esası, -Kararın Kesin Olması, -Başvuru Süreci, -İncelemenin Hukuki Niteliği
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 615-619).
Bölge İdare Mahkemesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği görülse de uyuşmazlığın esasını oluşturan dava konusu işlemin, davacıya ait taşınmaz üzerinden davalıya ait iletim hattının direk ve tellerinin alınan deplase kararına ve varılan mutakabata aykırı olarak geçirilmesine ilişkin işlem ile buna yapılan itirazın reddine yönelik işlem olduğu, bakılan davanın 46. madde sayılan davalar kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla İdare Mahkemesi'nin davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararına karşı istinaf incelemesi sonucunda Bölge İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kesin olduğu hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/3215 Karar No:2023/4485 Anahtar Kelimeler : -Temyiz Yolu, -İstinaf Kararı, -Uyuşmazlığın Esası, -Kararın Kesin Olması, -Başvuru Süreci, -İncelemenin Hukuki Niteliği Özeti: Bölge İdare Mahkemesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği görülse de uyuşmazlığın esasını oluşturan dava konusu işlemin, davacıya ait taşınmaz üzerinden davalıya ait iletim hattının direk ve tellerinin alınan deplase kararına ve varılan mutakabata aykırı olarak geçirilmesine ilişkin işlem ile buna yapılan itirazın reddine yönelik işlem olduğu, bakılan davanın 46. madde sayılan davalar kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla İdare Mahkemesi'nin davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararına karşı istinaf incelemesi sonucunda Bölge İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kesin olduğu hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü (TEİAŞ) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Mühendislik Eğitim Danışmanlık A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin 31/01/2023 tarih ve E:2021/734, K:2022/2028 sayılı kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin İstanbul Bölge
İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nin 20/09/2023 tarih ve E:2023/1053, K:2023/1321 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacıya ait İstanbul ili, Eyüp ilçesi, Mithatpaşa Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinden davalı TEİAŞ'a ait 380 kV Verbena DGKÇS-Alibeyköy TM Enerji İletim Hattının direk ve tellerinin alınan deplase kararına ve varılan mutakabata aykırı olarak geçirilmesine ilişkin işlem ile buna yapılan itiraz ve güzergah değişikliği talebinin reddine yönelik TEİAŞ 1. Bölge Müdürlüğü'nün 15/02/2021 tarih ve E.537751 sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/01/2023 tarih ve E:2021/734, K:2022/2028 sayılı kararda; Mahkemelerinin dava konusu işlemin iptaline ilişkin 31/10/2022 tarih ve E:2021/734, K:2022/2028 sayılı kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından bakılan davaya konu uyuşmazlığın esasına yönelik iddialar ileri sürülerek temyize konu kararın bozulması talep edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu kararın süre aşımı nedeniyle istinaf başvurusunun reddine ilişkin olmasına karşın dosyanın esasına ilişkin sebeplerle temyiz edilemeyeceği, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ÖMER MALLI'NIN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 7. fırkası uyarınca temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü İNCELEME VE GEREKÇE: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 2. fıkrasında, istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu, 6. fıkrasının birinci cümlesinde, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aynı maddede tahdidî olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurallarına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait taşınmaz üzerinden davalıya ait iletim hattının direk ve tellerinin alınan deplase kararına ve varılan mutakabata aykırı olarak geçirilmesine ilişkin işlem ile buna yapılan itirazın reddine yönelik işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nce 31/10/2022 tarih ve E:2021/734, K:2022/2028 sayılı kararla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun anılan Mahkemenin 30/01/2023 tarihli kararı ile süre aşımı yönünden reddedildiği, söz konusu karar üzerine davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun da İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nin 20/09/2023 tarih ve E:2023/1053, K:2023/1321 sayılı kararı ile Danıştay'a temyiz yolu açık
olmak üzere reddedildiği, anılan kararın bozulması talebiyle de temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, öncelikle, istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığına ilişkin idare mahkemesi kararına karşı 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca yapılan istinaf başvurusu sonucunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. İstinaf başvurusunun süresinde olmadığı ilk defa idare mahkemesi tarafından tespit edilerek istinaf başvurusunun reddine karar verildiği durumda, bu karara karşı kanun yolu, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 2. fıkrasında yer verilen "istinaf temyizin şekil ve usullerine tabidir" kuralında yapılan atıf gereği anılan Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında özel birtakım şartlara tabi kılınarak düzenlenmiştir. Bu hükme göre yapılan başvuru sonucunda Bölge İdare Mahkemesi'nce alınan kararlara karşı başvurulabilecek kanun yollarına ilişkin ise 2577 sayılı Kanun'da özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrası kapsamında yapılan başvurulara ilişkin Bölge İdare Mahkemesi'nin nihai kararlarına yönelik kanun yolu usulünde özel bir kanunî düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, anılan Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında yer verilen usule göre Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurulması üzerine yapılan incelemenin hukukî niteliği "istinaf kanun yolu" incelemesidir. Bu incelemenin konusunun esas uyuşmazlıktan ziyade, aynı yargılama sürecinde ortaya çıkan ve esas uyuşmazlık ile birlikte yürüyen "istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığına ilişkin" ön sorun olması, Bölge İdare Mahkemesi'nce yapılan incelemenin hukukî niteliğini değiştirmemektedir. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemelerinin istinafta verdiği nihai kararlara karşı yapılacak temyiz başvuruları için genel düzenleme olan 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasının ilk cümlesinde yer verilen kural uyarınca anılan Kanun'un 46. maddesi uygulanacaktır. Sonuç olarak ise esas uyuşmazlık bakımından 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyiz yolu kapalı olan davalarda yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen Bölge İdare Mahkemesi kararları kesin olacaktır. Uyuşmazlıkta her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği görülse de uyuşmazlığın esasını oluşturan dava konusu işlemin, davacıya ait taşınmaz üzerinden davalıya ait iletim hattının direk ve tellerinin alınan deplase kararına ve varılan mutakabata aykırı olarak geçirilmesine ilişkin işlem ile buna yapılan itirazın reddine yönelik işlem olduğu, bakılan davanın 46. madde sayılan davalar
kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla İdare Mahkemesi'nin davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararına karşı istinaf incelemesi sonucunda Bölge İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kesin olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, istinaf incelemesi üzerine kesinleşen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması hukuken mümkün olmadığından, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nin 20/09/2023 tarih ve E:2023/1053, K:2023/1321 sayılı kararına yönelik temyiz istemi incelenemeyeceği açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Bölge İdare Mahkemesince, kesin olarak verilen karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek davalının yanlış yönlendirilmesi nedeniyle temyiz başvuru ve karar harçları toplamı olan 1.892,85-TL'nin istemi hâlinde davalıya iadesine; posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına; 3. Dairemiz kararının bir örneği Mahkeme'ce İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'ne gönderilmek üzere dosyanın İstanbul 2. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak 02/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 15 (2024) · PDF sayfa 615–619
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: d06d8e84f6820f134773abbed91012008a9ef757e303c608711f297ff53ec9d3
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 09cab84b729871992e9b939c458db6e4cddbc8e5ac152e3218f4a68741f17210
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün