İdare Hukuku

13. Daire: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi, Uyuşmazlık Mahkemesi, İçtihat Değişikliği, Görev, Dava Açma Süresi, Rüzgar Enerji Santrali Katkı Payı

Danıştay 13. Daire, 2023/2199 E., 2024/797 K., 15.02.2024

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, -Anayasa Mahkemesi, -Uyuşmazlık Mahkemesi, -İçtihat Değişikliği, -Görev, -Dava Açma Süresi, -Rüzgar Enerji Santrali Katkı Payı

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 36-42).

Uyuşmazlık konusu faturanın düzenlendiği tarih itibarıyla görevli yargı koluna ilişkin belirgin bir içtihadın bulunmadığı, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında içtihat değişikliğine gidilmiş olmasının hukukî sürecin aşırı karmaşıklığına kanıt oluşturduğu, güncel kararlar doğrultusunda adlî yargıda görülmesi gerektiği söylenebilecek bir uyuşmazlıkta süreye ilişkin hesabın, idarî yargıda yer alan kısıtlı dava açma süreleri esas alınarak yapılmasının haksızlık oluşturacağı anlaşıldığından adlî yargıda açılan davanın, idarî davalar yönünden belirlenen altmış gün içerisinde açılmadığından bahisle davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin yorumun aşırı katı ve şekilci olduğu; Adlî yargıda açılan davanın, idarî yargının görevli olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usûlden reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine otuz günlük süre içerisinde İdare Mahkemesi'nde dava açıldığı, 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasınında yer alan "Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." şeklindeki kuralın işbu davada uygulanmasının aşırı katı ve şekilci bir yorum olacağı anlaşıldığından davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/2199 Karar No : 2024/797 Anahtar Kelimeler: -Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, -Anayasa Mahkemesi, -Uyuşmazlık Mahkemesi, -İçtihat Değişikliği, -Görev, -Dava Açma Süresi, -Rüzgar Enerji Santrali Katkı Payı Özeti : Uyuşmazlık konusu faturanın düzenlendiği tarih itibarıyla görevli yargı koluna ilişkin belirgin bir içtihadın bulunmadığı, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında içtihat değişikliğine gidilmiş olmasının hukukî sürecin aşırı karmaşıklığına kanıt oluşturduğu, güncel kararlar doğrultusunda adlî yargıda görülmesi gerektiği söylenebilecek bir uyuşmazlıkta süreye ilişkin hesabın, idarî yargıda yer alan kısıtlı dava açma süreleri esas alınarak yapılmasının haksızlık oluşturacağı anlaşıldığından adlî yargıda açılan davanın, idarî davalar yönünden belirlenen altmış gün içerisinde açılmadığından bahisle davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin yorumun aşırı katı ve şekilci olduğu; Adlî yargıda açılan davanın, idarî yargının görevli olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usûlden reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine otuz günlük süre içerisinde İdare Mahkemesi'nde dava açıldığı, 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasınında yer alan "Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi

mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." şeklindeki kuralın işbu davada uygulanmasının aşırı katı ve şekilci bir yorum olacağı anlaşıldığından davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Enerji Üretim A.Ş. VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : Türkiye Elektrik İletim A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 12/04/2023 tarih ve E:2023/247, K:2023/524 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: … rüzgâr enerjisine dayalı elektrik üretim santrali (RES) için TEİAŞ'a taahhüt edilen 369.293,07-TL tutarındaki 2019 yılı RES Katkı Payı'nın ödenmesine ilişkin E.507639 sayılı TEİAŞ Genel Müdürlüğü Tarife ve Müşteri Hizmetleri Dairesi Başkanlığı işleminin iptali ile fazladan tahsil edildiği belirtilen 216.837,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Ankara 14. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/11/2022 tarih ve E:2021/2177, K:2022/2624 sayılı kararda; … RES'e ilişkin olarak Elektrik İletim Hattına bağlantı hakkı kazanan davacı şirketin, TEİAŞ ile imzaladığı RES Katkı Payı Anlaşması uyarınca ödeyeceği RES katkı payı tutarının 2019 yılı için 638.728,09-TL olarak hesaplandığı, bu hususun TEİAŞ'nin E-40115 sayılı yazısıyla davacı şirkete bildirilmesi üzerine davacı şirket tarafından söz konusu bedelin 07/02/2020 tarihinde ihtirazi kayıtla ödendiği, daha sonra söz konusu fatura düzenlenmesi işleminin iptali istemiyle 13/07/2020 tarihinde açılan davada, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2021 tarih ve E:2020/288, K:2021/390 sayılı kararı ile davanın idarî yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle usûlden reddine karar verildiği, bu kararın 29/09/2021 tarihinde kesinleşmesi üzerine, 01/11/2021 tarihinde bakılan davanın açıldığı; Her ne kadar adli yargı yerinde açılan davada verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine 30 günlük süre içerisinde iş bu dava açılmış ise de ödemenin 07/02/2020 tarihinde yapıldığı (dava konusu işlemden en geç ödeme tarihinde haberdar olduğu varsayılarak) dikkate alındığında, anılan tarihten itibaren 60 günlük süre içerisinde (en geç 08.04.2020 tarihinde) görevsiz yargı yerinde dava açılması gerekirken davanın bu süre geçirildikten sonra 13/07/2020 tarihinde açıldığı;

Bu durumda, ilk olarak görevsiz yargı yerinde açılan iş bu davanın idari yargıda öngörülen dava açma süresi içerisinde açılmadığı anlaşıldığından, davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesinde olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine, vekâlet ücreti yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Uyuşmazlık Mahkemesi'nce önceki içtihadından dönülerek benzer uyuşmazlıkların adlî yargıda çözülmesine karar verildiği, adlî yargıda verilen görevsizlik/usûlden ret kararının kesinleşmesinden sonra süresi içerisinde idarî yargıda dava açıldığı, 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasınında yer alan "Görevsiz yargı merciine başvurma, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." kuralının Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Uyuşmazlık Mahkemesi'nce görülmekte olan davanın çözümünde idarî yargının görevli olduğuna karar verildiği, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddi olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ FURKAN DURMUŞ'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN : Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN : MADDİ OLAY :

Balıkesir Seka Trafo Merkezi üzerinden sisteme bağlantı hakkı kazanan davacı şirketin, … RES için 638.728,09-TL tutarında 2019 yılı RES Katkı Payı'na ilişkin 23/01/2020 tarih ve TEA2020015800248 sayılı fatura düzenlenmiş, anılan miktarın ödenmesi gerektiğinin bildirilmesine ilişkin E.507639 sayılı TEİAŞ Genel Müdürlüğü Tarife ve Müşteri Hizmetleri Dairesi Başkanlığı işlem tesis edilmiştir. RES Katkı Payı'nın hesaplanmasında hata olduğundan bahisle 13/07/2020 tarihinde adlî yargıda dava açılmış, ön inceleme duruşmasında davalı tarafça yapılan görev itirazının reddedilmesi üzerine yine davalının talebi üzerine Danıştay Başsavcılığı'nca görev uyuşmazlığı çıkarılmıştır. 05/04/2021 tarih ve E:2021/166, K:2021/226 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi kararı ile adlî yargı merciince verilen görevlilik kararının kaldırılması üzerine Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2021 tarih ve E:2020/288, K:2021/390 sayılı kararı ile davanın "yargı yolu (görev) dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiş, anılan karar 14/09/2021 tarihinde taraflara tebliğ edilerek 29/09/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Bunun üzerine 01/11/2021 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; 125. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kurala bağlanmıştır. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunu'nun 28. maddesinde, "Uyuşmazlık Mahkemesi, vereceği bütün kararların sonuçlarını ilgili Başsavcı ve Başkanunsözcüsüne, görev uyuşmazlığının çözülmesi için kendisine başvuran yargı merciine, kararı beklemesi için yazı yazılmış bulunan yargı merciine veya mercilerine uyuşmazlığın çözülmesi için başvurmuş olan kişilere veya makamlara hemen tebliğ eder. İlgili yargı mercileri ile bütün makam, kuruluş ve kişiler; mahkeme kararlarına uymak, geciktirmeksizin onları uygulamakla ödevlidirler."; 29. maddesinde, "Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları kesindir. Başkanın uygun göreceği kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır."; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, "Dava açma

süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür."; 9. maddesinin birinci fıkrasında, "Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Adlî yargı merciilerince bakılan davanın görev yönünden reddine karar verilmesi üzerine idarî yargıda açılacak davanın süresinde olduğunun kabulü için, "idarî yargıda açılacak davanın adlî yargıda verilen kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içerisinde açılması" ve "adlî yargıda açılan davanın, idarî yargıda süreye ilişkin belirlenen kurallara uygun olarak açılması" şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Temyize konu kararda, davanın ilk olarak adlî yargı mercii önüne getirilmesi ve bu yapılırken de altmış günlük idarî dava süresinin geçirilmiş olması nedeniyle, görev ret kararı üzerine idarî yargı merciinde yeniden açılan dava, süre aşımı yönünden reddedilmiştir. Bir başka ifadeyle, davanın süresinde kabul edilmemesinin nedeni, uyuşmazlığın daha uzun dava açma süresi öngörülen görevsiz yargı yeri önüne, idarî dava süresini aşarak taşınmasıdır. Bu noktada irdelenmesi gereken husus, davanın doğru yargı yolunda açılmaması sonucu süre aşımı yönünden ret kararı verilmesinde, davacıya mahkemeye erişim hakkını engelleyecek şekilde bir sorumluluk yüklenerek aşırı katı bir yorumda bulunulup bulunulmadığıdır. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hâle getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilecektir (Anayasa Mahkemesi (AYM), Selin Mirkelam Başvurusu, B. No:2013/7472, 07/01/2016, § 41). Aynı şekilde, usul kurallarının, hukuki güvenliğin sağlanması ve yargılamanın düzgün bir şekilde yürütülmesi sonucu adaletin tecelli etmesine hizmet etmek yerine, kişilerin davalarının yetkili bir mahkeme tarafından görülmesi bakımından bir çeşit engel hâline gelmesi durumunda da mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmiş olacaktır (AYM, Saniye Çolakoğlu Başvurusu, B. No:2014/5702, 12/07/2016, § 25).

De Geouffre de la Pradelle/Fransa kararında vurgulandığı üzere, idarenin işlem veya eylemlerinden etkilenenler, idarenin korumakla görevli olduğu kamusal gereksinimler ile kendi bireysel menfaatleri arasında âdil bir denge kuran tutarlı bir sisteme sahip olmayı bekleme hakkına sahiptir (AİHM Kararı, De Geouffre de la Pradelle/Fransa, B.No: 12964/87, Karar tarihi: 16/12/1992, §34). Davacı gibi mahkemeler de, idari işlem ve eylemlerin sınıflandırılmasına ilişkin yargısal içtihatlar bulunmasına rağmen pozitif hukukun aşırı karmaşıklığı karşısında tereddüde düşebilirler. Nitekim AİHM, De Geouffre de la Pradelle/Fransa kararında, dava açma süresinin aşıldığından bahisle süre yönünden ret kararının davanın açıldığı tarihten iki yıl altı ay sonra verilmesini konuya ilişkin hukuki süreçlerin karmaşıklığına kanıt olarak değerlendirmiş ve bu karmaşıklığın yargıya başvuru süresinin nasıl hesaplanacağını da karmaşık hâle getireceği sonucuna ulaşmıştır (De Geouffre de la Pradelle/Fransa, §33). Dava açma sürelerini düzenleyen, son derece karışık ve dağınık olan bir mevzuatın aşırı şekilci (katı) yorumu mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir. Özellikle başvuru mercii ve süresi gösterilmeyen işlemlerle ilgili davalarda mahkemelerin usul kurallarını yorumlarken mahkemeye erişim hakkını aşırı sınırlandıracak şekilde katı yorumdan kaçınmaları gerekir (AYM, Mohammed Aynosah Başvurusu, B. No: 2013/8896, 23/2/2016, § 40). RES Katkı Payı'na ilişkin benzer uyuşmazlıklarda hangi yargı kolunun görevli olduğu hususunda Uyuşmazlık Mahkemesi'nce verilen kararlara ilişkin UYAP üzerinden yapılan incelemede; ilk kez 05/04/2021 tarihinde verilen kararlar ile idarî yargının görevli olduğuna karar verildiği (bkz. E:2021/132- 166-172-225-264-295-...), sonrasında ilk kez 20/06/2022 tarihinde verilen kararlar ile içtihat değişikliğine gidilerek adlî yargının görevli olduğuna karar verildiği (bkz. E:2022/216-258-98-382-383-...) görülmektedir. Dairemizin kararlarına bakıldığında ise, benzer bir uyuşmazlığın 06/01/2017 tarih ve E:2016/4037, K:2017/42 sayılı kararı ile esastan incelendiği; ilk kez 19/06/2023 tarihinde verilen kararlar ile adlî yargının görevli olduğu yönünde kararlar verildiği (bkz. E:2018/2736, E:2019/2592, E:2020/2515) görülmektedir. Bu kararın verildiği tarih itibarıyla, gerek Uyuşmazlık Mahkemesi gerekse de Dairemizce benzer uyuşmazlıkların adlî yargıda görülmesi gerektiği yönünde kararlar verilmekte ise de somut uyuşmazlıkta, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından idarî yargının görevli olduğuna kesin olarak karar verildiği görüldüğünden uyuşmazlığın, uyulması zorunlu nitelikteki bu karar doğrultusunda idarî yargı merciilerince görülmesi gerektiği açıktır.

Bununla birlikte, uyuşmazlık konusu faturanın düzenlendiği 23/01/2020 tarihi itibarıyla görevli yargı koluna ilişkin belirgin bir içtihadın bulunmadığı, yukarıda bahsi geçen Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında 20/06/2022 tarihi itibarıyla içtihat değişikliğine gidilmiş olmasının hukukî sürecin aşırı karmaşıklığına kanıt oluşturduğu, güncel kararlar doğrultusunda adlî yargıda görülmesi gerektiği söylenebilecek bir uyuşmazlıkta süreye ilişkin hesabın, idarî yargıda yer alan kısıtlı dava açma süreleri esas alınarak yapılmasının haksızlık oluşturacağı anlaşıldığından adlî yargıda açılan davanın, idarî davalar yönünden belirlenen altmış gün içerisinde açılmadığından bahisle davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin yorumun aşırı katı ve şekilci olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Adlî yargıda açılan davada, idarî yargının görevli olduğu olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usûlden reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine otuz günlük süresi içerisinde İdare Mahkemesi'nde dava açıldığı, 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasınında yer alan "Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." şeklindeki kuralın, işbu davada uygulanmasının aşırı katı ve şekilci bir yorum olacağı anlaşıldığından davanın süresinde olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, davanın süre aşımı yönünden reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine, vekâlet ücreti yönünden istinaf başvurusunun kabul edilerek davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddi ile vekâlet ücreti yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 12/04/2023 tarih ve E:2023/247, K:2023/524 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 15/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 16 (2024) · PDF sayfa 36–42
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 8592f27db276dfd932c5fa0686b3730d22793d977a0eaf873be2c24bf348050c

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: d9ee6d7206544c0063df977b702c50f9c24688d611d6fb707c0ee6498bab9d4f

← İçtihat arşivine dönün