İdare Hukuku

13. Daire: Birden Çok İdare Mahkemesinin Yetki Alanına Giren İşler, İşlemlerin Birbirinden Ayrılmasının Mümkün Olmaması, Sınırlı Bir Görev İlkesi, Mahkemelerin Görevleri, Dilekçe Ret, Bağlantılı Davalar

Danıştay 13. Daire, 2022/530 E., 2022/396 K., 14.02.2022

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Birden Çok İdare Mahkemesinin Yetki Alanına Giren İşler, -İşlemlerin Birbirinden Ayrılmasının Mümkün Olmaması, -Sınırlı Bir Görev İlkesi, -Mahkemelerin Görevleri, -Dilekçe Ret, -Bağlantılı Davalar

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 595-599).

2575 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "Birden çok idare mahkemesinin yetki alanına giren işler" ibaresinin, dava konusunun tek bir işlemden oluştuğu veya birden fazla işlemden oluşmakla birlikte bu işlemlerin birbirinden ayrılmasının mümkün olmadığı ve farklı yargı çevrelerini kapsayan uyuşmazlıklara çözüm getirmeyi amaçlayan sınırlı bir görev ilkesi olduğu; aksi durumda, bağlantılı davaların tamamının 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında Danıştay'da görülmesi sonucunun doğacağı; bu itibarla, üç farklı işleme karşı açılan davaya ilişkin dilekçenin reddine karar verilerek ayrı ayrı dava açılması hâlinde her davada yetkili olan mahkemece gerekirse bekletici sorun yoluyla çelişkisiz yargısal sonuçlara ulaşılabileceği, yetki sorununun çözümlenemez bir nitelik taşımadığı açık olduğundan, usûl ekonomisine ve dava açma şekline yönelik bir kurala, mahkemelerin görevlerini değiştirecek bir işlev kazandırılarak açılan davanın Danıştay'ın görevine girdiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/530 Karar No : 2022/396 Anahtar Kelimeler : -Birden Çok İdare Mahkemesinin Yetki Alanına Giren İşler, -İşlemlerin Birbirinden Ayrılmasının Mümkün Olmaması, -Sınırlı Bir Görev İlkesi, -Mahkemelerin Görevleri, -Dilekçe Ret, -Bağlantılı Davalar Özeti : 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "Birden çok idare mahkemesinin yetki alanına giren işler" ibaresinin, dava konusunun tek bir işlemden oluştuğu veya birden fazla işlemden oluşmakla birlikte bu işlemlerin birbirinden ayrılmasının mümkün olmadığı ve farklı yargı çevrelerini kapsayan uyuşmazlıklara çözüm getirmeyi amaçlayan sınırlı bir görev ilkesi olduğu; aksi durumda, bağlantılı davaların tamamının 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında Danıştay'da görülmesi sonucunun doğacağı; bu itibarla, üç farklı işleme karşı açılan davaya ilişkin dilekçenin reddine karar verilerek ayrı ayrı dava açılması hâlinde her davada yetkili olan mahkemece gerekirse bekletici sorun yoluyla çelişkisiz yargısal sonuçlara ulaşılabileceği, yetki sorununun çözümlenemez bir nitelik taşımadığı açık olduğundan, usûl ekonomisine ve dava açma şekline yönelik bir kurala, mahkemelerin görevlerini değiştirecek bir işlev kazandırılarak açılan davanın Danıştay'ın görevine girdiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı hakkında.

DAVACI : … DAVALILAR : 1) Ticaret Bakanlığı 2) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu 3) Sermaye Piyasası Kurulu DAVANIN KONUSU : Türkiye … Bankası A.Ş. tarafından 31/05/1991 tarihli Genel Kurul kararıyla esas sözleşmede yapılan değişiklikle kurucu intifa senetlerine getirilmiş olunan sermaye kısıtı kararının onaylanmasına ilişkin Ticaret Bakanlığı ile Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından verilen uygun görüş/onayların yokluk/butlan tespitlerinin yapılması ve iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ MERYEM ONGUN'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın görev yönünden reddi ile dosyanın Ankara İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : Türkiye … Bankası A.Ş. tarafından 31/05/1991 tarihli Genel Kurul kararıyla esas sözleşmede yapılan değişiklikle kurucu intifa senetlerine getirilmiş olunan sermaye kısıtı kararının onaylanmasına ilişkin Ticaret Bakanlığı ile Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından verilen uygun görüş/onayların yokluk/butlan tespitlerinin yapılması ve iptalleri istemiyle bakılan dava açılmıştır. Davacı tarafından, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde, birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'ın bakacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın Danıştay'da açıldığı belirtilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş "genel görevli" mahkemeler olduğu; 5. maddesinde, idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk

derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki davaları çözümleyeceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24/1-c maddesinde, "Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere" karşı açılacak idarî davaların ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'ca karara bağlanacağı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-a maddesinde, dilekçelerin görev ve yetki yönünden inceleneceği; 15/1-a maddesinde ise, 14. maddenin 3/a bendine göre adlî yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine, idarî yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemede açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği kurala bağlanmıştır. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'ın bakacağı; 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasında ise, aralarında maddi veya hukukî yönden bağlılık ya da sebep - sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabileceği belirtilmiştir. Kamu düzenine ilişkin nitelikler içeren ve doğal hâkim ilkesinin de söz konusu olacağı sonuçlara etkili olan mahkemelerin görevlerine ve yetkilerine ilişkin kuralların, idari yargılamada özel bir yeri ve önemi bulunmakta olup, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinde ilk inceleme konularının başında öngörülen görev ve yetkiye ilişkin ilkelerin öncelikle ele alınıp değerlendirileceği, ilk inceleme aşamasında uyuşmazlık, mahkemenin görev veya yetkisinde görülmezse yargılamanın daha sonraki evrelerine geçilemeyeceği ve ayrıca 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen birlikte dava açılabilme imkânının, görev ve yetkiden sonra gelen bir ilk inceleme konusu ve usul ilkesi olduğu açıktır. Dava açmayı kolaylaştıran, az gider ve emek tüketilmesini amaçlayan ve böylece dava ekonomisine yönelik bir özellik içeren 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine öncelik verilerek görevsiz bir mahkemenin görevli hâle getirilmesi mümkün olmayıp, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki birden çok işleme aynı dilekçeyle dava açılabilmesi imkânının, kural olarak aynı mahkemenin görev ve yetkisine giren işlemler açısından mevcut olduğu hususu 2577 sayılı Kanun'un düzeni ve ilke sıralamasının doğal bir sonucudur. Aksi hâlde, başka mahkemelerin yetki alanına giren işlemler arasında ilişkiler kurularak ve olası yorumlar geliştirilerek, dava ekonomisine yönelik bir usul kuralına mahkemelerin görevlerini belirleyen bir boyut kazandırılmış olacaktır.

Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 38. maddesinde belirtilen "bağlantılı davalar" kavramı ile 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "birden çok idare mahkemesinin yetki alanına giren işler" kavramının birbirinden ayırt edilmesi gerekmektedir. "Birden çok idare mahkemesinin yetki alanına giren işler" ifadesinin, dava konusunun tek bir işlemden oluştuğu veya birden fazla işlemden oluşmakla birlikte bu işlemlerin birbirinden ayrılmasının mümkün olmadığı ve farklı yargı çevrelerini kapsayan uyuşmazlıklara çözüm getirmeyi amaçlayan sınırlı bir görev ilkesi olduğu kabul edilmelidir. Aksi durumda, bağlantılı davaların tamamının 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında Danıştay'da görülmesi sonucu doğacaktır. Bu nedenle, üç farklı işleme karşı açılan davaya ilişkin dilekçenin reddine karar verilerek ayrı ayrı dava açılması hâlinde her davada yetkili olan mahkemece gerekirse bekletici sorun yoluyla çelişkisiz yargısal sonuçlara ulaşılabileceği, yetki sorununun çözümlenemez bir nitelik taşımadığı açık olduğundan, usûl ekonomisine ve dava açma şekline yönelik bir kurala, mahkemelerin görevlerini değiştirecek bir işlev kazandırılarak açılan davanın Danıştay'ın görevine girdiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı; öte yandan, davanın, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde sayma suretiyle belirlenen Danıştay'ın ilk derece bakacağı diğer davalar kapsamında da değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, Türkiye … Bankası A.Ş. tarafından 31/05/1991 tarihli Genel Kurul kararıyla esas sözleşmede yapılan değişiklikle kurucu intifa senetlerine getirilmiş olunan sermaye kısıtı kararının onaylanmasına ilişkin Ticaret Bakanlığı ile Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından verilen uygun görüş/onayların yokluk/butlan tespitlerinin yapılması ve iptali istemiyle açılan davanın, Ankara İdare Mahkemesi'nce çözümlenmesi gerekmektedir. Nitekim, benzer uyuşmazlıklarda da aynı yönde kararlar verilmiş olup, bunlardan, … Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından hissedarı olduğu … Bankası A.Ş.'nin imtiyazlı paya sahip bazı ortaklarının temettü dışındaki ortaklık haklarının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Fon tarafından kullanılmasına ilişkin 03/02/2015 tarih ve 6187 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararı ile bu kararın uygulanması bağlamında bankada hisse sahibi olan 122 kişiye ait imtiyazlı hisselerin temettü hariç ortaklık haklarının Fon tarafından kullanılmasına, bankanın yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile genel müdürünün görevden alınarak bu kişilerin yerine yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile genel müdür atanmasına ilişkin 03/02/2015 tarih ve 27 sayılı Fon

Kurulu kararının iptali istemiyle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na karşı ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da açılan dava Dairemizin 02/06/2015 tarih ve E:2015/547, K:2015/2043 sayılı kararıyla görev yönünden reddedilerek dosyanın Ankara İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; keza, Bağtaşı Belediye Başkanlığı'nca mülga Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından 2011 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi çerçevesinde belirlenip internet sitesinde ilan edilen belediye nüfuslarına ilişkin listenin Belediyeye ilişkin kısmı ve 26/12/2012 tarih ve 7551 sayılı Tokat Valiliği işleminin iptali, bu işlemlerin dayanağı olan 6360 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi ile Kanun eki 27 sayılı listenin Belediye ile ilgili kısmının, anılan Kanun'un 36/a maddesindeki "Geçici 2. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, altıncı, sekizinci ve dokuzuncu fıkraları ilk Mahalli İdareler Genel Seçiminde" ibaresi ile 36/b maddesindeki "Diğer hükümleri yayımı tarihinde" ibaresinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istemiyle Tokat Valiliği ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı'na karşı ilk derece mahkemesi olarak açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 28/02/2013 tarih ve E:2013/594, K:2013/1863 sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddi ile dosyanın Ankara İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Dosyanın Ankara İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 14/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 10 (2022) · PDF sayfa 595–599
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 04842b6d20bf22248e3ee2529e75b956b347883ef0ed6cb752fbdfa3883f44de

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 779ef1cbca6cfa46b4ef4105b474c1ea1196359ac8bba32870bc0a51844d9105

← İçtihat arşivine dönün