İdare Hukuku

13. Daire: İdarenin Düzenleme Yetkisi, Adsız Düzenleyici İşlemler, Tütün ve Tütün Mamulleri, Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi, Mentol ve Türevleri, Toplum Sağlığı

Danıştay 13. Daire, 2015/2796 E., 2019/1878 K., 28.05.2019

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -İdarenin Düzenleme Yetkisi, -Adsız Düzenleyici İşlemler, -Tütün ve Tütün Mamulleri, -Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi, -Mentol ve Türevleri, -Toplum Sağlığı

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 40-55).

Adsız düzenleyici işlemlerle kural koyma yetkisinin, idarenin kural koyma yetkisinin genel nitelikte olmasından kaynaklandığı ve bu nedenle idarenin sahip olduğu hukukî araçların Anayasa'da belirtilmiş işlemlerle sınırlı olmadığı; idarenin düzenleme yetkisinin, Anayasanın tüzük ve yönetmelikleri düzenleyen maddelerine konu edilmekle birlikte, bu maddelerde yer alan yetkiden daha geniş olduğu, zira düzenleme yetkisinin, icra ve idare fonksiyonundan ve niteliğinden doğduğu; bu itibarla, icraî karar almaya yetkili tüm idari makamların, düzenleyici işlem yapma yetkisine sahip oldukları; tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasası ile ilgili olarak kanuna aykırı olmayan düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı Kurum tarafından, tütün tüketiminden kaynaklanan kamusal ve tıbbi nitelikteki zararlı etkilerle ve tütün mamullerinin tüketimini teşvik eden unsurların önlenmesi amacıyla tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y Onüçüncü Daire Esas No : 2015/2796 Karar No : 2019/1878 Anahtar Kelimeler : -İdarenin Düzenleme Yetkisi, -Adsız Düzenleyici İşlemler, -Tütün ve Tütün Mamulleri, -Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi, -Mentol ve Türevleri, -Toplum Sağlığı Özeti : Adsız düzenleyici işlemlerle kural koyma yetkisinin, idarenin kural koyma yetkisinin genel nitelikte olmasından kaynaklandığı ve bu nedenle idarenin sahip olduğu hukukî araçların Anayasa'da belirtilmiş işlemlerle sınırlı olmadığı; idarenin düzenleme yetkisinin, Anayasanın tüzük ve yönetmelikleri düzenleyen maddelerine konu edilmekle birlikte, bu maddelerde yer alan yetkiden daha geniş olduğu, zira düzenleme yetkisinin, icra ve idare fonksiyonundan ve niteliğinden doğduğu; bu itibarla, icraî karar almaya yetkili tüm idari makamların, düzenleyici işlem yapma yetkisine sahip oldukları; tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasası ile ilgili olarak kanuna aykırı olmayan düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı Kurum tarafından, tütün tüketiminden kaynaklanan kamusal ve tıbbi nitelikteki zararlı etkilerle ve tütün mamullerinin tüketimini teşvik eden unsurların önlenmesi amacıyla tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında. Davacı : … Tütün Mamulleri San. ve Tic. A.Ş. Vekilleri : Av. … - Av. … Davalı : Tarım ve Orman Bakanlığı (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) Vekili : Av. …

Davanın Konusu : 01/04/2015 tarih ve 29313 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11/03/2015 tarih ve 9010 sayılı Girdi Bildirim ve Toksikolojik Veri Tablolarında Yer Alan Verilerin Değerlendirilmesine İlişkin Kurul Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair Kurul Kararının iptali istenilmektedir. Davacının İddiaları : 4733 sayılı Kanun uyarınca üretilecek tütün mamullerinin teknik özelliklerinin yönetmeliklerle belirleneceği, tütün mamulleri içerisinde mentol kullanımının yönetmelik yerine dava konusu Kurul kararı ile yasaklandığı, mentollü sigaranın piyasaya sürülmesi için ciddi bir yatırım yapıldığı, bu ürünlerin şirketin Türkiye'deki iş hacminin yaklaşık %11'ini oluşturduğu, Anayasa ve uluslararası anlaşmalar ile korunmakta olan özel teşebbüs kurma ve işletme hürriyeti, mülkiyet hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerin, ölçülülük ve hukuk güvenliği ilkelerinin ihlâl edildiği, diğer ülkelerdeki düzenlemelerin dava konusu karara meşruiyet kazandırmadığı, Kurul kararıyla öngörülen yasak ile Avrupa Birliği düzenlemelerinin ötesinde sınırlamalar getirildiği, ticari faaliyetlerini güvenli ve kararlı bir ortamda yürütmelerinin engellendiği, belli ürünlerin tamamen yasaklanmasının ticari faaliyetlerine esaslı bir zarar verdiği, yıllardır satılmakta olan ürünlerin tamamen yasaklandığı, mentolün ürünlerin pek çoğunda ayırt edici aroma olarak olmasa da bir bileşen olarak kullanıldığı, getirilen yasak nedeniyle şirketle özdeşleşen bazı markaların kullanılamayacağı, temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceği, mentol kullanımının yasaklanmasının özel teşebbüs faaliyetleri bakımından hakkın özünü zedeleyen bir sınırlama olduğu, söz konusu yasağın gerekli, elverişli ve ölçülü olduğuna dair etki değerlendirmesi yapılmadığı, davalı idarenin, sigaralarda mentol kullanımının neden yasaklandığına dair herhangi bir gerekçe göstermediği, yasağın gerekli olduğunu gösteren bir delil ortaya koymadığı, Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi'nin dava konusu kararın alınmasını gerekli kılmadığı, uyuşmazlık konusu düzenlemenin gereksiz olduğu, tüketicilerin büyük ölçüde sigara içmenin risklerinin farkında oldukları, yapılan bir araştırmada sigara içenlerin %97'sinin mentolü sigaraya başlama kararlarında etkili bir faktör olarak seçmediği, sigaraya başlamanın esas faktörleri ile mentollü sigaraların mevcudiyeti arasında bir ilişki bulunmadığı, Kurul kararını destekleyecek hiçbir yasal veya bilimsel gerekçe olmadığı, Kurul kararıyla getirilen yasaklamanın tüketici seçeneklerini

kısıtladığı, piyasa rekabetine zarar verdiği ve hukuk güvenliği ilkesini ihlâl ettiği ileri sürülmektedir. Davalının Savunması : Dava konusu Kurul kararının genel düzenleyici nitelikte bir işlem olduğu, sektörde faaliyet gösteren tüm firmaların iç piyasaya arz edecekleri sigara ve sarmalık kıyılmış tütün mamullerinin üretiminde kullanımı yasaklı maddeleri düzenlediği, Tütün Kontrolü Kamuoyu Bilgilendirmesi (PITOC)'nin bir tatlandırıcı olan mentolün sağlığa zararlı etkilerini içeren bilgilere yer verdiği, mentol ile ilgili bilimsel yayınların tütün ürünlerinde mentol kullanımının zararlı etkileri bulunduğunu kanıtladığı, yapılan çalışmaların ayrıca mentollü sigara tüketenlerin mentolsüz sigara tüketenlere oranla sigarayı bırakmada daha çok zorlandıklarını gösterdiği, Kurum tarafından, tütün mamullerinin üretiminde kullanılan girdilerin bağımlılık yapıcı, toksisite ve cezbedici yönlerinin bilimsel açıdan incelenmesi amacıyla Tıp, Eczacılık ve Mühendislik fakültelerinin Toksikoloji, Kimya, Gıda Katkıları ve Halk Sağlığı alanlarında çalışan öğretim üyelerinden oluşan Bilimsel Komisyon oluşturulduğu, Bilimsel Komisyon'un tütün mamullerinin üretiminde mentol ve türevlerini içeren girdilerin yasaklanmasının uygun olacağına ilişkin raporunun mevcut olduğu, PITOC dokümanları, diğer bilimsel çalışmalar ve Bilimsel Komisyon raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu düzenlemenin genel sağlığın korunması yönündeki amaca ulaşmada gerekli olduğunun ortaya çıktığı, Avrupa Birliği ve diğer ülkelerde de benzer yasakların bulunduğu, dava konusu Kurul kararı ile getirilen yasaklamanın Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi'nin uygulanması bakımından bir yükümlülük olduğu, düzenlemenin 4733 sayılı Kanun ile verilen yetki kapsamında Kurul'un genel sağlığı koruma görevinin ifasına yönelik olduğu, davacının hukuki güvenlik hakkı ile temel hak ve özgürlüklerin ihlâl edildiği yönündeki iddialarının yerinde olmadığı, dava konusu Kurul kararının tütün mamullerinin teknik özelliklerini belirleyen nitelikte olmadığı, tütün mamullerinde kullanımına izin verilmeyen ya da sınırlı olarak izin verilen maddelere ilişkin bir karar olduğu, dava konusu Kurul kararı ile değiştirilen Girdi Bildirim ve Toksikolojik Veri Tablolarında Yer Alan Verilerin Değerlendirilmesine İlişkin Kurul Kararı'nın ilk yayımlandığında veya daha sonraki değişikliklerde bu iddia ile herhangi bir dava açılmadığı, 4733 sayılı Kanun ile idareye düzenleyici işlemleri Kurul kararı ile yapma yetkisi tanındığı, Kurul kararı ile yasaklanan hususun anılan ürünlerin iç piyasaya arzı olduğu ve ihraç ürünü olarak üretimlerinin devam edebileceği, dolayısıyla mentollü ürünler için yapılan yatırımların anlamsız hâle geldiği

iddiasının yerinde olmadığı, ayrıca dava konusu kararın marka ve çeşit adlarının kullanımına engel olmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi Abdullah Atay'ın Düşüncesi : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Berrin Karınca'nın Düşüncesi : 01/04/2015 tarih ve 29313 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 11/03/2015 tarih ve 9010 sayılı Girdi Bildirim ve Toksikolojik Veri Tablolarında Yer Alan Verilerin Değerlendirilmesine İlişkin Kurul Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair 11/03/2015 tarihli ve 9010 sayılı Kurul Kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir. 24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 81. maddesinde, "Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılmıştır. Kurum'un taraf olduğu davalar ve icra takiplerinde devir durumuna göre ilgili idare kendiliğinden taraf sıfatını kazanır." kuralı ile 78. maddesinde "Bu Kanun hükümleri çerçevesinde aşağıda belirtilen görevler Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yürütülür." kuralına yer verildiğinden, kapatılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun yerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın davalı sıfatıyla bakılan davada taraf olduğu, ancak 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, Tarım ve Orman Bakanlığı adı altında yeniden yapılandırılmış olduğu anlaşıldığından, mülga Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yerine Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hasım mevkiine alınması ve sonrasında karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle uyuşmazlığın esası incelenmiştir. Olayda, dava konusu Kurul Kararının 1. maddesi ile 30/05/2012 tarih ve 28308 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 04/05/2012 tarihli ve 6896 sayılı Girdi Bildirim ve Toksilojik Veri Tablolarında Yer Alan Verilerin Değerlendirilmesine İlişkin Kurul Kararında yer verilen Ek 1. Tütün Mamullerinin Üretiminde Kullanımına İzin Verilmeyen Girdilere İlişkin Liste'ye (d) maddesi eklenmiş, 2. maddesi ile de aynı Karar'a geçici madde getirilmiş ve yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Dava konusu Kurul kararıyla, Türkiye'de üretilerek veya ithal edilerek piyasaya arz edilen sigara ve sarmalık kıyılmış tütün mamullerinin üretiminde kullanılan tütün bitkisinin herhangi bir unsurunun işlemden geçirilmek suretiyle hammadde elde edilmesi sürecinde, katkı maddesi

olarak ya da sigara kağıdında, kenar ek yeri yapıştırıcısında, sigara kağıdı üzerinde kullanılan mürekkepte, uç kağıdı ve mürekkebinde, alüminyum folyoda, piyasaya arz ambalajında mentol ve/veya türevlerinin kullanılması yasaklanmıştır. Tütün tüketiminin sağlık, sosyal, ekonomik ve çevresel sonuçlarının bulunduğu, tütün tüketiminin yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle hastalıklara, sakatlıklara ve ölüme varan vakıalar yaşandığı, bu nedenle tütün mamullerinin yoğun tüketiminin ülkemizde ve dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu ve bu ürünler yüksek oranda nikotin içerdiğinden bağımlılık yapma potansiyeline sahip olduğu kuşkusuzdur. Davalı idare de tütün mamullerinin tüketimini teşvik eden unsurların önlenmesi amacıyla tütün kullanımının neden olduğu sağlıkla ilgili, sosyal, çevresel ve ekonomik zararların yaygınlık ve derinliğinin azaltılmasını hedeflemektedir. 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun kurulduğu belirtilmiş, 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde de, bu Kanun gereğince Kurum tarafından yürütülecek görevler ile ilgili düzenlemeleri yapmak, (d) bendinde, 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun'da yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla, tütün ve alkol tüketiminden kaynaklanan kamusal, toplumsal ya da tıbbî nitelikteki her türlü zararlı etkileri önleyecek düzenlemeleri yapmak, bunlarla ilgili kararları almak, (e) bendinde, bu Kanun'un uygulanmasıyla ilgili sektörel düzenlemeleri yapmak Kurul'un görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Diğer yandan, 4733 sayılı Kanun'un, Kurum'un hizmet birimleri ile görev ve yetkilerinin düzenlendiği 4/A maddesinin (f) bendinde, 5179 sayılı Kanun hükümleri hariç olmak üzere tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler konusunda analizlerin yapılması veya yaptırılması ile insan sağlığına zarar verebilecek maddelerin belirlenmesinin sağlanması Kurum'un görev ve yetkileri arasında sayılmışsa da, 4733 sayılı Kanun'un "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinin (e) bendinde, ayrık bir düzenlemeye yer verilmiş ve tütün ve tütün mamulleri ile alkol ve alkollü içkilerin iç ve dış ticareti, tütün mamulleri, makaron ve yaprak sigara kâğıdı üretim tesislerinin kurulmasının izin ve şartlarının yanı sıra, üretilecek tütün mamullerinin teknik özelliklerinin belirlenmesi, üretim şartını karşılamayan firma mamullerinin fiyatlandırılması, dağıtılması, satışı ve kontrolü ile bayilikler verilmesi, üretici tütünlerinin yazılı sözleşme esası veya açık

artırma yöntemi ile alınıp satılması, açık artırma başlangıç fiyatının teknik olarak saptanması, Dünyada ve Türkiye'deki gelişmeler dikkate alınarak açık artırma başlangıç fiyatını tespitte kullanılan oranın yüzde elliye kadar artırılması ve 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu ile bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili diğer usul ve esasların da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği açıkça kurala bağlanmıştır. 4733 sayılı Yasanın 9/e maddesinde görüleceği üzere, üretilecek tütün mamullerinin teknik özelliklerinin Yönetmelikle belirlenebileceği kurala bağlanmış, "teknik düzenleme" kavramı da, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3/j maddesinde açıklanmış ve bir ürünün, ilgili idarî hükümler de dahil olmak üzere, özellikleri, işleme ve üretim yöntemleri, bunlarla ilgili terminoloji, sembol, ambalajlama, işaretleme, etiketleme ve uygunluk değerlendirmesi işlemleri hususlarından biri veya birkaçını belirten ve uyulması zorunlu olan her türlü düzenlemeyi içerdiği hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tanımlanmıştır. Diğer yandan, Tütün Mamullerinin Zararlarından Korunmaya Yönelik Üretim Şekline, Etiketlenmesine ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 06/01/2005 tarih ve 25692 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin amacının da; tütün mamullerinde bulunan azami zifir, nikotin ve karbon monoksit bırakımları ve bu mamullerin birim paketlerinde bulunacak sağlığa ilişkin uyarı ve diğer bilgilerin yanı sıra bu mamullerin Girdi ve tanımlarını belirlemek olduğu 1. maddesinde düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 4. maddesinde, bir tütün mamulünün üretiminde veya hazırlanmasında kullanılan maddeler ile bitmiş üründe değişmiş şekilde de olsa yer alan kağıt, filtre, mürekkep ve yapıştırıcılar dahil her türlü madde ve öge; "girdi" olarak tanımlanmış, 10. maddesinde de piyasaya arz edilecek tütün mamullerinin bu Yönetmelikte belirlenen düzenlemelere uygun olması zorunluluğu getirilmiştir. 04/11/2010 gün ve 27749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün Mamullerinin Üretim ve Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin amacının da; tütün mamullerinin üretim ve denetimine ilişkin esasları bu mamullerin tüketiminin neden olduğu, kamusal, toplumsal, tıbbi ya da çevresel nitelikteki her türlü zararlı etkileri de göz önünde bulundurmak suretiyle düzenlemek olduğu 1. maddesinde belirtilmiş, 4/ğ maddesinde, girdi tanımına aynı şekilde yer verilmiş ve 12/2 maddesinin (c) fıkrasında, tütün mamullerinin piyasaya arzı

için uygunluk belgesi alabilmek amacıyla üreticilerin Girdi Bildirim Toksolojik Veri Tablolarını Kurum'a ibraz etmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu itibarla, "teknik düzenleme" kavramı; bir ürünün, özellikleri, işleme ve üretim yöntemleri, bunlarla ilgili terminoloji, sembol, ambalajlama, işaretleme, etiketleme ve uygunluk değerlendirmesi işlemleri hususlarından biri veya birkaçını belirten ve uyulması zorunlu olan her türlü düzenlemeyi içerdiği şeklinde tanımlanmış olup, 4733 sayılı Yasanın 9/e maddesinde de, üretilecek tütün mamullerinin teknik özelliklerinin Yönetmelikle düzenleneceğinin kurala bağlandığı dikkate alındığında, insan sağlığına zarar verdiğinden dolayı tütün mamulünün üretimi için kullanımına izin verilmeyecek maddelerin, ürünün teknik özelliklerini oluşturan girdi niteliğinde ve uygunluk değerlendirmesi kapsamında olduğu gözetilerek Yönetmelik ile yapılacak düzenlemeler yoluyla tespit edilmesi gerekmektedir. Dava konusu Kurul kararının da, sigara ve sarmalık kıyılmış tütün mamullerinin üretiminde katkı maddesi olarak ya da sigara kağıdında, piyasaya arz ambalajında mentol ve/veya türevlerinin kullanılmasını yasakladığı, bu yasaklama kararının içeriği itibariyle sigara, kıyılmış tütününün işlenmesine, üretim yöntemine, ambalaj malzemesine, ürünün uygunluk değerlendirmesine, üretilecek tütün mamullerinin teknik özelliklerinin belirlenmesine yönelik olduğu, Tütün Mamullerinin Üretiminde Kullanımına İzin Verilmeyen Girdilerin tespitini içerdiği ve bütün üreticiler için yasaklanmış mentol ve/veya türevlerine ilişkin sürekli, soyut, nesnel durumları belirleyen genel bir kural niteliğinde olduğu anlaşıldığından, bu düzenleyici işlemin, idari bir karar ile değil Yönetmelik hükümleri ile tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar Tütün Mamullerinin Üretim ve Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 4. bendinde, Girdi Bildirim Toksolojik Veri Tablolarında yer alan verilerin değerlendirilmesine ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından 04/11/2011 tarihinden başlamak üzere 04/05/2012 tarihine kadar belirleneceği belirtilmiş ve bu Geçici maddeye dayalı olarak verilerin değerlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar 04/05/2012 tarihli ve 6896 sayılı Kurul Kararı ile tespit edilmişse de, Yönetmeliğin Geçici 1. maddesindeki düzenlemenin, 04/05/2012 tarihine kadar geçerli geçici bir hüküm niteliğini taşıdığı ve anılan tarihe kadar Kurum'a verilen bu yetkinin geçici olduğu gözetilmeden dava konusu Kurul Kararı ile Tütün Mamullerinin Üretiminde Kullanımına İzin verilmeyen Girdilere ilişkin listeye yeni madde eklenmek suretiyle mentol ve/veya türevleri yasaklanmış, Kurum'a verilen geçici yetki sürekli hale getirilerek işlem tesis edilmiştir. Ayrıca dosyanın incelendiği tarih itibariyle Tütün

Mamullerinin Üretim ve Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesine, 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik ile eklenmiş 12. fıkrasında, başvurusu yapılan mamulat çeşidinde tütün mamulü kategorisi bazında yeni bir girdi kullanılacağının tespit edilmesi halinde bu girdi'nin Kurumca değerlendirilerek karara bağlanacağı belirtilmiş olup, buradaki Kurum değerlendirmesinin, bireysel olarak başvurulan mamulat çeşidinde yeni bir girdi kullanılması halinde yapılacağını düzenlemekte, yoksa tütün mamulünde kullanılmasına izin verilmeyecek girdilerin ilke olarak tespitine yönelik sürekli ve nesnel bir yetkiyi içermemektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin tütün ve alkol tüketiminden kaynaklanan kamusal, toplumsal ya da tıbbî nitelikteki her türlü zararlı etkileri önleyecek kararları almak konusunda 4733 sayılı Yasa ile verilen yetkisini, tütün mamulünün üretimi için kullanımına izin verilmeyen girdilere ilişkin listeye dava konusu Kurul Kararı ile eklenmiş düzenleme yönünden, 4733 sayılı Yasa'nın 9/e maddesi uyarınca, Yönetmelik çıkarmak suretiyle kullanabileceği, Kanun'un Yönetmelik ile yapılmasını öngördüğü bir düzenlemenin, idari karar ile tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, Girdi Bildirim ve Toksikolojik Veri Tablolarında Yer Alan Verilerin Değerlendirilmesine İlişkin Kurul Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair 11/03/2015 tarihli ve 9010 sayılı Kurul Kararının 1. maddesinin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu ve 2. maddesinin de uygulama kabiliyeti kalmayacağı için iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce duruşma için taraflara önceden bildirilen 28/05/2019 tarihinde, davacı vekili Av. …'in ve davalı idare vekili Av. …'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 81. maddesinde, "Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılmıştır. Kurum'un taraf olduğu davalar ve icra takiplerinde devir durumuna göre ilgili idare kendiliğinden taraf sıfatını kazanır." kuralı ile 78. maddesinde, "Bu Kanun hükümleri çerçevesinde aşağıda belirtilen görevler Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından

yürütülür." kuralına yer verildiğinden, kapatılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun yerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın davalı sıfatıyla bakılan davada taraf olduğu; ancak 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, Tarım ve Orman Bakanlığı adı altında yeniden yapılandırılmış olduğu anlaşıldığından, mülga Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yerine Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hasım mevkiine alınmasına karar verilerek esasın incelenmesine geçildi. İnceleme ve Gerekçe: 20/11/2017 tarih ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 76. maddesi ile başlığı "Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun" olarak değiştirilen 4733 sayılı Kanun'un (işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hâliyle) 2. maddesinde, bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun kurulduğu belirtilmiş; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun gereğince Kurum tarafından yürütülecek görevler ile ilgili düzenlemeleri yapmak; (d) bendinde, 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun'da yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla, tütün ve alkol tüketiminden kaynaklanan kamusal, toplumsal ya da tıbbî nitelikteki her türlü zararlı etkileri önleyecek düzenlemeleri yapmak, bunlarla ilgili kararları almak; (e) bendinde, bu Kanun'un uygulanmasıyla ilgili sektörel düzenlemeleri yapmak Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 4733 sayılı Kanun'un, Kurum'un hizmet birimleri ile görev ve yetkilerinin düzenlendiği 4/A maddesinin (e) bendinde, 5179 sayılı Kanun hükümleri hariç olmak üzere, Kurum'un yetki alanına giren ürünlerin satış ve sunum faaliyetlerine ilişkin izin ve yetki belgelerinin verilmesi, bu faaliyetlere ilişkin piyasa takip ve kontrolünün sağlanması, tütün ve alkol piyasalarına ilişkin düzenlemeler ve uygulamalar konusunda kamu oyunda tüketici bilinci oluşturmaya yönelik çalışmalar yapılması ve tüketicilerin seçeneklerini azaltabilecek rekabet ve reklam koşullarının belirlenmesi çalışmaları ile bu Kanun kapsamındaki ürünlerde bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretlerin kullanımına ilişkin çalışmaların gerektiğinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde yürütülmesi; (f) bendinde, tütün ve alkol tüketiminden kaynaklanan kamusal veya tıbbi nitelikteki zararlı etkilerin önlenmesi amacıyla, Dünya Sağlık

Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi'nin ve 4207 sayılı Kanun'un uygulanmasına yönelik çalışmaların yapılması, tütün ve alkol tüketimini teşvik edecek faaliyetleri ve yasa dışı ticareti önleyecek çalışmaların ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde yürütülmesi, 5179 sayılı Kanun hükümleri hariç olmak üzere tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler konusunda analizlerin yapılması veya yaptırılması ile insan sağlığına zarar verebilecek maddelerin belirlenmesinin sağlanması Kurum'un görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Türkiye adına 28/04/2004 tarihinde imzalanan, 25/11/2004 tarih ve 5261 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve Bakanlar Kurulu'nun 08/12/2004 tarih ve 2004/8235 sayılı kararıyla onanarak, 25/12/2004 tarih ve 25681 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 1. maddesinin (d) bendinde, "tütün kontrolü"nün, toplumun tütün ürünleri tüketimini ve tütün dumanına maruz kalmasını önleyerek veya azaltarak sağlık düzeylerini yükseltmeyi amaçlayan, arz, talep ve zararı azaltma stratejilerini ifade ettiği; 2. maddesinin birinci fıkrasında, tarafların, insan sağlığının daha iyi korunabilmesi için, Sözleşme'nin ve protokollerinin gerektirdiklerinin ötesinde tedbirler almaya teşvik edildiği ve bu belgelerdeki maddelerin, bir tarafın, kendi düzenlemeleri doğrultusunda ve uluslararası hukuka uygun olarak daha sıkı şartlar getirmelerine engel teşkil etmediği; 3. maddesinde, Sözleşme'nin ve protokollerinin amacının, tütün kullanımını ve tütün dumanına maruz kalmanın yaygınlığını sürekli ve özlü bir şekilde azaltmak için, tarafların ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeylerde uygulayacakları bir tütün kontrol önlemleri çerçevesi sağlamak suretiyle, mevcut ve gelecek nesilleri, tütün tüketiminin ve tütün dumanına maruz kalmanın yıkıcı sağlık, sosyal, çevresel ve ekonomik sonuçlarından korumak olduğu; 4. maddesinde, her bireyin, tütün tüketimi ve tütün dumanına maruz kalmanın neden olduğu sağlık sorunları, bağımlılık ve hayati tehlikeler konusunda bilgilendirilmesi ve bireylerin tütün dumanına maruz kalmalarını önlemek için ilgili hükümet birimlerince etkin yasal, icrai, idari ve diğer önlemlerin planlanması ve her türlü tütün ürünü bakımından, başlamayı önleyici, bırakmayı kolaylaştırıcı ve destekleyici, tüketimi azaltıcı önlemler alınması gerekliliği; 5. maddesinde, her bir tarafın imkânları elverdiğince, tütün tüketimini, nikotin bağımlılığını ve tütün dumanına maruz kalmayı önlemeye ve azaltmaya yönelik uygun politikalar geliştirmede, etkin yasal, icrai, idari ve/veya diğer önlemleri alacağı, uygulayacağı ve gerektiğinde diğer taraflarla işbirliğinde bulunacağı belirtilmiştir.

01/04/2015 tarih ve 29313 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11/03/2015 tarih ve 9010 sayılı Girdi Bildirim ve Toksikolojik Veri Tablolarında Yer Alan Verilerin Değerlendirilmesine İlişkin Kurul Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair Kurul Kararı ile, Türkiye’de üretilerek veya ithal edilerek piyasaya arz edilen sigara ve sarmalık kıyılmış tütün mamullerinin üretiminde ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan tütün bitkisinin herhangi bir unsurunun/unsurlarının işlemden geçirilmesi suretiyle elde edilen hammaddelerin elde edilme sürecinde; katkı maddesi olarak ya da sigara kağıdında, kenar ek yeri yapıştırıcısında, sigara kağıdı üzerinde kullanılan mürekkepte, uç kağıdı ve uç kağıdı mürekkebinde, alüminyum folyoda, piyasaya arz ambalajında mentol ve/veya türevlerinin (Lamiaceae familyası’nın Mentha (nane) türleri, l-mentol, d-mentol, menton, mentil esterleri, mentil asetat, nane ekstraktı, nane yağı ve mint lakton) kullanılması yasaklanmış; bu koşullara uymayan sigara ve sarmalık kıyılmış tütün mamulleri için piyasaya arz izni verilmesine 01/06/2017, bu iznin güncellemesine 31/12/2018 tarihine kadar devam olunacağı ve belirlenen tarihlerden sonra izin verilemeyeceği; söz konusu ürünlerin üretimine 01/01/2019, piyasada bulundurulmasına ise 20/05/2020 tarihine kadar devam olunacağı ve belirlenen tarihlerden sonra üretim yapılamayacağı ve piyasada bulundurulamayacağı kurala bağlanmıştır. Dava konusu düzenlemenin şekil yönünden hukuka aykırılığı iddialarına ilişkin yapılan değerlendirme: 04/11/2010 tarih ve 27749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün Mamullerinin Üretim ve Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında, Üretim ve Faaliyet Uygunluk Belgesi alan firmalara, ürettikleri tütün mamullerini yurt içinde serbestçe satabilme, fiyatlandırma ve dağıtabilmeleri amacıyla, mamulatın ilgili teknik düzenlemelere uygunluğu tespit edildikten sonra her bir mamulat çeşidi için belge içeriği ve şekli Kurum tarafından belirlenen Piyasaya Arz Uygunluk Belgesi verileceği; ikinci fıkrasının (c) bendinde Piyasaya Arz Uygunluk Belgesi başvurularında "Girdi Bildirim ve Toksikolojik Veri Tabloları"nın Kuruma ibraz edileceği; Geçici 1. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Girdi Bildirim ve Toksikolojik Veri Tablolarında yer alan verilerin değerlendirilmesine ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından belirleneceği kurala bağlanmıştır. Anılan Yönetmelik kurallarına dayanılarak alınan 04/05/2012 tarih ve 6896 sayılı Girdi Bildirim ve Toksikolojik Veri Tablolarında Yer Alan Verilerin Değerlendirilmesine İlişkin Kurul Kararı, 30/05/2012 tarih ve 28308 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış, söz konusu kararda tütün

mamullerinin üretiminde kullanılmasına izin verilmeyen ve kullanımı sınırlandırılmış girdiler belirlenmiş; bu kararda değişiklik yapılmasına dair dava konusu 11/03/2015 tarih ve 9010 sayılı Kurul kararı, 01/04/2015 tarih ve 29313 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış, mentol ve türevleri, tütün mamullerinin üretiminde kullanımına izin verilmeyen girdilere ilişkin listeye eklenmiştir. 4733 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca, üretilecek tütün mamullerinin teknik özelliklerinin belirlenmesinin Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği; "teknik düzenleme" kavramının da 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun'un 3/j maddesi uyarınca, bir ürünün, ilgili idarî hükümler de dahil olmak üzere, özellikleri, işleme ve üretim yöntemleri, bunlarla ilgili terminoloji, sembol, ambalajlama, işaretleme, etiketleme ve uygunluk değerlendirmesi işlemleri hususlarından biri veya birkaçını belirten ve uyulması zorunlu olan her türlü düzenlemeyi ifade ettiği ileri sürülmekteyse de, bu amaçla yapılan teknik düzenlemelere davalı idare tarafından hazırlanan işlem tarihinde yürürlükte bulunan 06/01/2005 tarih ve 25692 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün Mamullerinin Zararlarından Korumaya Yönelik Üretim Şekline, Etiketlenmesine ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te yer verildiği; nitekim anılan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran ve 01/03/2019 tarih ve 30701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün Mamullerinin Üretim Şekline, Etiketlenmesine ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, 4703 sayılı Kanun'un yönetmeliğin dayandığı kanunlar arasında sayıldığı görülmektedir. Öte yandan, dava konusu Kurul kararına dayanak Tütün Mamullerinin Üretim ve Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin, 4733 sayılı Kanun'un 9. maddesine istinaden çıkarıldığı, Girdi Bildirim ve Toksikolojik Veri Tablolarında yer alan verilerin değerlendirilmesine ilişkin usul ve esasları belirleme görev ve yetkisinin, bu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde yer alan kural ile açıkça Kuruma tanındığı görülmektedir. Sözlük anlamı ile "düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenleme", kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren norm olarak tanımlanmaktadır. (ÖZAY İl Han, Günışığında Yönetim, 2004, İstanbul, s. 426) Yasama organının yasama tasarrufları dışında, idare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile, kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. "Kural işlemler" (ya da

diğer adıyla "genel düzenleyici işlemler"), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar konulmuş olması zorunlu olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi gerekir. Adsız düzenleyici işlemler ile kural koyma yetkisi, idarenin kural koyma yetkisinin genel nitelikte olmasından kaynaklanmaktadır ve bu nedenle idarenin sahip olduğu hukukî araçlar Anayasa'da belirtilmiş işlemlerle sınırlı değildir. Nitekim Ragıp Sarıca, Anayasa'da belirtilmiş tek düzenleyici işlemin nizamname olduğu 1924 Anayasası döneminde, tanzim salahiyetini, "münhasıran icra uzvunun ve idari makamların hukuk kaideleri vazetmek salahiyetine tekabül etmektedir" şeklinde tanımlamış ve idarenin düzenleme yetkisinin kaynağını yürütme fonksiyonunda görmüştür. Zira yürütme fonksiyonu, kanunları icra etme işlevi olarak, gerektiğinde boşlukları doldurma ve yeni kurallar koyma yetkilerini içinde barındırmaktadır. Bu nedenle, Sarıca'ya göre idarenin kural koyma yetkisinin kaynağı, salt yürütme organı olmasından kaynaklı olarak sahip olduğu genel düzenleme yetkisidir. Sıddık Sami Onar da aynı sonuca yürütmenin kanunu uygulama fonksiyonu yerine icra fonksiyonu gerekçesiyle ulaşmakta; idarenin düzenleme yetkisinin, 1961 Anayasası'nın tüzük ve yönetmelik hükümlerini düzenleyen maddelerine konu edilmekle birlikte, bu maddelerde yer alan yetkiden daha geniş olduğunu, zira düzenleme yetkisinin, icra ve idare fonksiyonundan ve niteliğinden doğduğunu ifade etmektedir. Bu itibarla, icraî karar almaya yetkili tüm idari makamların, düzenleyici işlem yapma yetkisine sahip oldukları kabul edilmelidir. (ŞANLI ATAY Yeliz, Türk İdare Hukukunda Adsız Düzenleyici İşlemler, 2011, Ankara, s.73-74) Bu bağlamda, tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasası ile ilgili olarak kanuna aykırı olmayan düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı Kurumun, ilgili bulunduğu sektörde, 4733 sayılı Kanun'la kendisine tanınan bu yetkiyi dava konusu Kurul kararını çıkarmak suretiyle kullandığı anlaşılmaktadır. Dava konusu düzenlemenin esasına ilişkin yapılan değerlendirme: Kurum tarafından, tütün mamulleri üretiminde kullanılan girdilerin bağımlılık yapıcı, toksisite ve cezbedici yönlerinin bilimsel açıdan

incelenmesi amacıyla üniversitelerin tıp, eczacılık ve mühendislik fakültelerindeki öğretim üyelerinden oluşan bir “Bilimsel Komisyon” kurulmuş olup, Bilimsel Komisyon'un 02/01/2014 tarihli raporunda, tütün mamulleri üretiminde mentol ve türevlerini içeren girdilerin kullanımının yasaklanmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Anılan raporda, Avrupa Birliği'nin mentol konusundaki düzenlemelerinin dayanaklarına yer verilmiş, söz konusu dayanaklarda da piyasaya sürülen filtreye yerleştirilmiş mentol kapsüllü ürünlerin gençleri hedeflediği, mentollü sigaraların kullanımının daha yeni ve daha genç içiciler arasında belirgin bir şekilde daha yaygın olduğu ifade edilmiş; ayrıca, Ortaya Çıkmakta Olan ve Yeni Tespit Edilmiş Sağlık Riskleri Bilimsel Komitesi'nin "Tütün Katkı Maddelerinin Bağımlılığı ve Çekiciliği" başlıklı raporundan bahsedilmiş, söz konusu raporda, mentol gibi lezzet maddelerinin, tütün dumanının içe çekimini kolaylaştırdığı ve tütün mamulleri kullanımına başlamada rol oynayabileceği ifade edilmiştir. Yine aynı raporda, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nin 2013 yılında yayımladığı "Mentolsüz Sigaralara Karşı Mentollü Sigaraların Halk Sağlığına Olası Etkisinin İlk Bilimsel Değerlendirmesi" adlı raporuna atıf yapılmış, anılan raporda, "Mentollü sigaraların mentolsüz sigaralara göre daha fazla halk sağlığı riski taşıdığı, gençlerin ve genç yetişkinlerin tütüne başlamasındaki artışın mentol kullanımı ile ilişkili olduğu, sigaralarda bulunan mentolün büyük olasılıkla daha fazla bağımlılığa sebep olduğu, mentol içicilerinin mentolsüz içenlere göre sigara bırakmada daha az başarılı olduğu" hususlarına yer verildiği belirtilmiş; Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi'nin kılavuz ilkelerinin, lezzeti artırmak için kullanılan girdilerin yasaklanmasını ya da sınırlandırılmasını tavsiye ettiği vurgulanmış, sonuç olarak, tütün mamullerinde mentol ve türevlerini (Lamiaceae familyasının Mentha (nane) türleri, l-mentol, d-mentol, menton, mentil esterleri, mentil asetat, nane ekstraktı, nane yağı ve mint lakton) içeren girdilerin kullanımının yasaklanmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir. Alman Kanser Araştırma Merkezi ve Hollanda Halk Sağlığı ve Çevre Ulusal Enstitüsü tarafından yapılan araştırmalarda da, tatlandırıcıların sigaraya özel bir lezzet vermek amacıyla eklendiği, mentolün, boğazı uyuşturan ve sigara dumanının sert etkisini maskeleyen ve böylece sigara içimini kolaylaştıran duman yayılımını artırdığı, serinletici etkisinden dolayı mentollü sigara içicilerinin dumanı daha derinlere çekmeye meyilli oldukları, mentollü sigaraların özellikle gençlere çekici geldiği ve sigaraya başlamalarını kolaylaştırdığı, mentolün keyif verici tat, koku ve soğutucu etkisinin sigara

içme alışkanlığını desteklemesinden dolayı sigarayı bırakmayı zorlaştırabildiği, mentolün ciğerlerdeki uyuşturucu etkisinin birçok sigara içicisinin nikotin dozunu karşılamak için dumanı daha çok içe çekmesine neden olabileceği tespitlerine yer verilmiştir. Dava konusu Kurul kararında, Türkiye’de üretilerek veya ithal edilerek piyasaya arz edilecek sigara ve sarmalık kıyılmış tütün mamullerinin üretiminde ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan tütün bitkisinin herhangi bir unsurunun/unsurlarının işlemden geçirilmesi suretiyle elde edilen hammaddelerin elde edilme sürecinde, katkı maddesi olarak ya da sigara kağıdında, kenar ek yeri yapıştırıcısında, sigara kağıdı üzerinde kullanılan mürekkepte, uç kağıdı ve uç kağıdı mürekkebinde, alüminyum folyoda, piyasaya arz ambalajında mentol ve/veya türevlerinin kullanılması yasaklanmış, geçici maddede de, bu ürünler için piyasaya arz izni verilmesine ve bu iznin güncellenmesine, söz konusu ürünlerin üretilmesine veya piyasada bulundurulmasına yönelik geçiş kurallarına yer verilmiştir. Uyuşmazlık konusu Kurul kararıyla yasaklanan husus, Türkiye'de üretilerek piyasaya arz edilen sigara ve tütün ürünlerinde mentol ve türevlerinin kullanımıdır. Bu ürünlerin ihracatı yasak kapsamında değildir. Tütün tüketiminin sosyal, ekonomik, çevresel ve sağlıkla ilgili sonuçlarının bulunduğu, tütün tüketiminin yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle hastalıklara, sakatlıklara ve ölüme varan vakaların yaşandığı, bu nedenle tütün mamullerinin yoğun tüketiminin ülkemizde ve dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu açıktır. Öte yandan, yüksek oranda nikotin içeren tütün ürünlerinin bağımlılık yapma potansiyeline sahip olduğunda ve tütün mamullerinde kullanılan mentol ve benzeri tatlandırıcıların tütün ürünlerinin çeşitliliğini ve kullanımını artırmak amacıyla yapıldığında da kuşku bulunmamaktadır. Davalı idarenin görev ve yetkileri arasında, tütün mamullerinin tüketimini teşvik eden unsurların önlenmesi de yer almaktadır. Bu şekilde, tütün kullanımının neden olduğu sağlıkla ilgili, sosyal, çevresel ve ekonomik zararların yaygınlık ve derinliğinin azaltılması hedeflenmektedir. Bu çerçevede, gerek Kurum tarafından oluşturulan Bilimsel Komisyonca, gerekse Alman Kanser Araştırma Merkezi ile Hollanda Halk Sağlığı ve Çevre Ulusal Enstitüsü tarafından yapılan araştırmalarda, tütün ürünlerinin içeriğinde mentol veya türevlerinin kullanılmasının, sigara içmeyi cazip ve çekici hâle getirerek sigaraya olan bağımlılığı artırdığı, bu durumun bu tip sigaraları içenlerin sigara dumanındaki toksik maddelere daha fazla maruz kalmalarına neden olduğu, mentollü sigaraların özellikle gençlerin sigaraya alışmasını kolaylaştırdığı, mentol içeren sigara

tüketenlerin metal içermeyen sigara tüketenlere oranla sigarayı bırakmada daha çok zorlandıkları tespitlerine yer verilmek suretiyle bu tür ürünlerin toplum sağlığı üzerindeki etkileri ortaya konulmuştur. Bu durumda, tütün ve tütün mamulleri piyasası ile ilgili düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı idarenin, bu yetkisini kullanmak suretiyle, ilgili bulunduğu sektörde, tütün tüketiminden kaynaklanan kamusal, toplumsal ya da tıbbî nitelikteki her türlü zararlı etkilerle, tütün mamullerinin tüketimini teşvik eden unsurları önlemek amacıyla dava konusu kararı aldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, tütün tüketiminden kaynaklanan kamusal ve tıbbi nitelikteki zararlı etkilerle ve tütün mamullerinin tüketimini teşvik eden unsurların önlenmesi amacıyla tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Karar Sonucu: Açıklanan nedenlerle; 1. Davanın reddine, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam 368,70-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.125,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 28/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 3 (2020) · PDF sayfa 40–55
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: baebfe512300d0e9ab161213f7387c3dfdf8584ede1dcb215aecd698255a061c

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a20a7d2a7ec4635687dd1d096086ad4ef64834024e631f2c12d45581e3e78862

← İçtihat arşivine dönün