İdare Hukuku

12. Daire: OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, OYAK Rezervi, Statü Dışında Geçen Süreler

Danıştay 12. Daire, 2022/3921 E., 2023/3060 K., 31.05.2023

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, -OYAK Rezervi, -Statü Dışında Geçen Süreler

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 345-355).

Bölge İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonrasında, oluşan yeni hukuki durum dikkate alınmak suretiyle, Bölge İdare Mahkemesince yeniden değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3921 Karar No : 2023/3060 Anahtar Kelimeler : -OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, -OYAK Rezervi, -Statü Dışında Geçen Süreler Özeti : Bölge İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonrasında, oluşan yeni hukuki durum dikkate alınmak suretiyle, Bölge İdare Mahkemesince yeniden değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : Milli Savunma Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 28/04/2022 tarih ve E:2021/2899, K:2022/1111 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Hava Kuvvetleri Komutanlığı 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta iken, 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 06/01/2017 tarihinde kamu görevinden ihraç edilen, ancak Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 10/06/2020 tarih ve 2020/8661 sayılı kararı ile görevine iade edilen davacı tarafından; açıkta kaldığı döneme ilişkin Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) rezervinde bulunan tutara her ay eklenmesi gereken nema ve kar paylarından istifade edememesi sebebiyle emsallerine göre OYAK rezervinin eksik kaldığından bahisle, emsallerine nazaran eksik rezervinin tamamlanması amacıyla OYAK'a ödenmesi gereken farkın ödenmesi talebiyle 10/11/2020 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun

reddine ilişkin 02/12/2020 tarih ve 21427 sayılı işlemin iptali ile görevden ayrı kaldığı döneme ilişkin olarak OYAK rezervindeki birikimini emsalleriyle eşit düzeye getirecek 323.451,70-TL fark tutarın, karar tarihindeki değerinin hesaplanarak karar tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 20/10/2021 tarih ve E:2021/255, K:2021/1017 sayılı kararıyla; 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10. maddesinde; kamu görevine iade edilenlere kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hükme bağlanmış olup; uyuşmazlıkta da hukuka aykırı olduğu Komisyon kararıyla tespit edilen işlemden dolayı davacının statü dışında kaldığı döneme ilişkin maaş ödemesi yapılmadığı ve buna bağlı olarak üyelik aidatlarının OYAK hesabına yatırılmadığının açık olduğu; davacının kendisinden kaynaklanmayan bir sebepten dolayı davalı idarenin hatalı işlemi neticesinde görevini sürdürmesinin engellendiği, davalı idarece söz konusu hatalı işlem tesis edilmese idi davacının görevini ifa edeceği ve buna bağlı olarak her ay maaşı üzerinden hesaplanan OYAK kesintilerinin OYAK hesabına yatırılacağının tartışmasız olduğu dikkate alındığında; davacının, davalı idarenin hukuka aykırı işlemi sebebiyle statü dışında kaldığı döneme ilişkin üyelik aidatlarının zamanında kuruma ödenmemesi nedeniyle emsallerinin seviyesine ulaşabilmek ve OYAK üyeliğinin yeniden ihyası için OYAK hesabına fazladan ödemek durumunda kalacağı maddi zararının davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği; bu durumda, davacının statü dışında geçirdiği süreler nedeniyle emsallerinin seviyesine ulaşabilmek ve OYAK üyeliğinin yeniden ihyası için OYAK hesabına fazladan ödenmesi gereken kar payı farkı ve emsal farkı tutarının davalı idare tarafından OYAK'a ödenmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, davacının miktar belirtilmek suretiyle ve bu miktarın güncel değerinin tazmini talebine ilişkin olarak uyuşmazlıkta, Mahkeme kararının uygulanması aşamasında, davalı idarece davacıya 16/06/2017 tarihinde OYAK tarafından ödenen 271.139,17-TL emeklilik yardımının güncel değeri ve güncel ödenmesi gereken fark dikkate alınarak, davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının görevden ayrı kaldığı döneme ilişkin olarak OYAK rezervindeki birikimini emsalleriyle eşit düzeye getirecek miktarın hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine

olanak bulunmadığı gerekçesiyle; dava konusu işlemin iptaline, görevden ayrı kaldığı döneme ilişkin olarak OYAK rezervindeki birikimini emsalleriyle eşit düzeye getirecek miktarın hesaplanarak yasal faiziyle birlikte tazmini istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesince; 7075 sayılı Kanun'un 10/A maddesiyle, kamu görevinden çıkarılanların Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından göreve iadelerine karar verilmesi durumunda, işlemin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkacağı ve açıkta kaldıkları süreye ilişkin malî ve sosyal haklarının ödeneceği, ancak bu kişilerin, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağının kurala bağlandığı; dava konusu uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacının talebinin, 7075 sayılı Kanun'da sayılan ve ödenmesi hüküm altına alınan mali ve sosyal haklardan olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği; 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kanunu'nun 1. maddesinde, Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun (OYAK); Milli Savunma Bakanlığına bağlı olmak ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına Kanun'da yazılı sosyal yardımları sağlamak maksadıyla kurulduğu, özel hukuk hükümlerine tabi, mali ve idari bakımdan özerk tüzel kişiliği haiz bir kuruluş olduğunun düzenlendiği, dolayısıyla sosyal devlet kavramının bir gereği olarak oluşan ve işlevine başlamış olan OYAK'ın kuruluş nedeninin Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının sosyal yardım gereksinimine dayandığının anlaşıldığı, 205 sayılı Kanun'un gerekçesinde de bu hususun ayrıntılı bir şekilde açıklanarak OYAK’ın ticari kazanç düşüncesinin tamamen dışında, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına sosyal yardım amacıyla kurulduğunu ve daimi üyelerine T.C. Emekli Sandığı yardımlarının yanında ek bazı sosyal yardımlar sağlamak amacı güdüldüğünün belirtildiği görüldüğünden, OYAK tarafından üyelerine yapılan yardımlar arasında sayılan ve üyenin kurumda geçen ve aidat ödediği süreye karşılık olarak ödenen emeklilik yardımın mali ya da sosyal bir hak değil sosyal yardım niteliğinde olduğu, dolayısıyla davacı ile emsalleri arasında oluştuğu ileri sürülen nema farkının 7075 sayılı Kanun uyarınca davacıya ödenmesi gereken mali ve sosyal haklara ilişkin olmadığı, bahse konu talebin tazminat hukuku kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 7075 sayılı Kanun'da ise, bu Kanun kapsamında göreve dönen kişilerin, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağının düzenlenmesi karşısında, davacının OYAK emeklilik ikramiyesi ve nemasının emsali personelin nema farkı tespit edilerek ödenmesi talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı

gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca zorunlu olarak OYAK üyesi olduğu, aylıklarından yapılan kesintilerin OYAK’a gönderilmesi hususunda idarenin görevli olduğu, her ay OYAK’a gönderilen kesintilerden oluşan rezervin, her yıl OYAK tarafından kar payı ile nemalandırıldığı, açıkta kaldığı döneme ilişkin OYAK üyelik aidatları, idare tarafından göreve iade edildikten sonra OYAK’a gönderilmiş ise de, idarenin kusurlu işlemi nedeniyle OYAK’taki birikimlerinin emsallerinin altında kaldığı, davaya konu talebin mali ve sosyal haklar kapsamında olup, tazminat niteliğinde olmadığı; mali ve sosyal haklarının eksik ödenmesinin mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının görevden ayrı kaldığı döneme ait 18.500,31-TL tutarındaki aidat kesintisinin OYAK’a gönderildiği; bununla birlikte, oluşan nema farkının idare tarafından karşılanması hususunda 205 sayılı Kanun'da ve diğer mevzuatta bir düzenleme bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Hüseyin KUNDAK DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesince, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10. ve 10/A maddelerinde yer alan "Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." düzenlemesi esas alınarak davanın reddine karar verildiği, bu düzenlemenin de dava derdest iken Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla iptal edildiği anlaşılmış olup; buna göre, Bölge İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi sonrasında oluşan yeni hukuki durum dikkate alınarak, Bölge İdare Mahkemesince yeniden bir değerlendirme yapılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta iken, 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 06/01/2017 tarihinde kamu görevinden ihraç edilmiştir. 16/06/2017 tarihinde Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) tarafından davacıya 271.139,17-TL emeklilik yardımı ödenmiştir. Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 10/06/2020 tarih ve 2020/8661 sayılı kararı ile görevine iade edilmiş ve açıkta kaldığı döneme ilişkin parasal hakları 13/10/2020 tarihinde davacıya ödenmiş; ayrıca davacının açıkta kaldığı döneme ilişkin üyelik aidatları toplamı olan 18.500,31-TL davalı idare tarafından 15/10/2020 tarihinde OYAK'a yatırılmıştır. OYAK tarafından, 18/11/2020 tarihli işlemle, üyeliğinin emsalleri ile aynı seviyeye gelebilmesi için (ihraç sonrası ödenen 271.139,17-TL ve 14/12/2020 tarihine kadar kesinleşmiş ve kesinleşmemiş kar payları dahil 313.313,53-TL ile toplu olarak gönderilen OYAK üyelik aidatları için hesaplanan emsal farkı tutarı olarak 10.138,17-TL olmak üzere) toplam 594.590,87-TL'nin yatırması gerektiği davacıya bildirilmiştir. Davacı tarafından 30/11/2020 tarihli dilekçeyle; açıkta kaldığı döneme ilişkin OYAK rezervinde bulunan tutara her ay eklenmesi gereken nema ve kar paylarından istifade edememesi sebebiyle emsallerine göre OYAK rezervinin eksik kaldığından bahisle, emsallerine nazaran eksik rezervinin tamamlanması amacıyla OYAK'a ödenmesi gereken fark tutar olan 323.451,70-TL'nin (594.590,87-TL - 271.139,17-TL) ödenmesi talebiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddi üzerine, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Kararların uygulanması" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, "Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim

kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. .... İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Türk Silahlı Kuvvetleri ile genel kolluk kuvvetleri personeli ve Dışişleri Bakanlığı diplomatik kariyer memurlarına ilişkin kararların uygulanması" başlıklı 10/A maddesinin birinci fıkrasında, "(Ek: 25/7/2018-7145/23 md.) Terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmesi sebebiyle kamu görevinden, meslekten veya görevden çıkarılan ya da ilişiği kesilen subay, astsubay, uzman jandarmalar ile Emniyet Genel Müdürlüğünde emniyet hizmetleri sınıfına tabi olanlar ve Dışişleri Bakanlığı diplomatik kariyer memurlarından; haklarında mahkemeler tarafından göreve iade mahiyetinde karar verilenler ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından başvurunun kabulü kararı verilenlerden, eski kadro, rütbe veya unvanına atanması ilgili bakan onayı ile uygun görülmeyenler ilgisine göre Milli Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyelerinde kurulan araştırma merkezlerinde bu madde esaslarına göre istihdam edilir." kuralı; dördüncü fıkrasında da, "Bu madde kapsamında araştırma merkezlerinde göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihi takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları eski kurumları tarafından ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz...." hükmü yer almıştır. Öte yandan, 12/01/2023 tarih ve 32071 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7075 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının onüçüncü cümlesinde yer alan “Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.” hükmü ve söz konusu düzenleme ile aynı mahiyette kural içeren 10/A maddesinin tamamı iptal edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık; 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan, daha sonra Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilen ve açıkta kaldığı döneme ilişkin olarak zamanında yatırılmayan Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) üyelik aidatları nedeniyle, OYAK rezervlerindeki nema ve kar payı emsallerinin altında kalan davacının; nema ve kar payının emsalleriyle aynı seviyeye gelebilmesi için OYAK'a yatırılması gereken fark tutarın, davalı idare tarafından OYAK'a ödenip ödenmeyeceğinden (diğer bir deyişle, söz konusu tutarın OYAK'a ödenmesinden davalı idarenin sorumlu tutulup tutulamayacağından) kaynaklanmaktadır. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrasında; kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü hâlinde; ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, ilgili kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı; bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği; bununla birlikte bu kişilerin, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı kurala bağlanmıştır. Ayrıca, anılan Kanun'un 10/A maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri ve genel kolluk kuvvetleri personeli ile Dışişleri Bakanlığı diplomatik kariyer memuru iken kamu görevinden çıkarılanlar hakkında Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunca verilen kabul kararlarının uygulanmasına yönelik özel düzenlemeler getirilmiş olup; aynı maddenin dördüncü fıkrasında da, göreve iade edilen söz konusu personelin, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, 12/01/2023 tarih ve 32071 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7075 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının onüçüncü cümlesinde yer alan “Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.” hükmü ve söz konusu düzenleme ile aynı mahiyette kurallar içeren 10/A maddesinin tamamı iptal edilmiş olup; söz konusu kararın 452 ila 460.

paragraflarında; "...Anayasa’nın 40. maddesinin birinci fıkrasında Anayasa ile tanınmış hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkesin, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahip olduğu, üçüncü fıkrasında da kişinin, resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zararın kanuna göre devletçe tazmin edileceği belirtilmiştir. Anılan maddede güvence altına alınan etkili başvuru hakkı; anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya (yeterli giderim sağlamaya) elverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânı sağlamaktadır. Bunun için söz konusu başvuru yollarının sadece hukuken mevcut bulunması yeterli olmayıp uygulamada da etkili olması ve başvurulan makamın ihlal iddiasının özünü ele alma yetkisine sahip bulunması gereklidir. Başvuru yolunun ancak bir hak ihlali iddiasını önleyebilmesi, devam etmekteyse sonlandırabilmesi veya sona ermiş bir hak ihlalini karara bağlayabilmesi ve bunun için uygun bir giderim sunabilmesi hâlinde etkililiğinden söz etmek mümkün olabilir (Yusuf Ahmed Abdelazım Elsayad, B. No: 2016/5604, 24/5/2018, §§ 60, 61; Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 26; Filiz Aka, B. No: 2013/8365, 10/6/2015, § 39). Bu bağlamda, kamu makamlarının hukuka aykırı fiilleri nedeniyle maddi ve manevi yönden zarara uğradığını iddia eden bireylere zararların giderilmesi için idari ve yargısal mercilere başvurma imkânının tanınması Anayasa'nın 40. maddesi gereğidir. Olağanüstü hâl tedbirleri kapsamında terör örgütlerine veya devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı oldukları değerlendirilen kişiler liste usulüyle kamu görevinden çıkarılmışlardır. Komisyonca tedbire ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar verilerek kişilerin göreve iade edilmesi, tedbirin sebep unsurunun gerçekleşmediği, başka bir deyişle bu kişilerin herhangi bir örgüt ya da yapıya aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatlarının belirlenemediği ve hukuka aykırı olarak kamu görevinden çıkarıldıklarının idare tarafından tespit edildiği anlamına gelmektedir. Komisyon kararıyla kamu görevine iade edilen kişilerin tedbir süreci nedeniyle maddi ve manevi yönden zarara uğramaları söz konusu olabilir. Dolayısıyla OHAL kapsamında hukuka aykırı bir şekilde haklarında tedbir uygulanan kişilerin uğrayabilecekleri maddi ya da manevi zararların giderilmesi için gerekli idari ve yargısal yollara başvurma imkânının tanınması gerekmektedir. Kural kapsamında göreve iade edilenlerin kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde

bulunamayacakları öngörülmekle bu kişilerin tedbir işleminin haksız uygulanmasından dolayı uğrayabilecekleri maddi ve manevi zararları giderme fırsatını ortadan kaldırılmaktadır. Kamu makamlarının hukuka aykırı uygulamaları nedeniyle zarara uğradığını iddia eden kişilere dava açma imkânı verilmemesi, devletin kişinin maddi ve manevi varlığına yönelik müdahalelere karşı etkili giderim mekanizması sağlama yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır...." gerekçesine yer verilerek 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrasının onüçüncü cümlesinde yer alan "Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." ibarelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır. Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur. Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır. Uyuşmazlıkta; Bölge İdare Mahkemesince, OYAK tarafından üyelerine yapılan yardımlar arasında sayılan ve üyelerin kurumda geçen ve

aidat ödediği süreye karşılık olarak ödenen emeklilik yardımın mali ya da sosyal bir hak değil sosyal yardım niteliğinde olduğu, dolayısıyla davacı ile emsalleri arasında oluştuğu ileri sürülen nema farkının 7075 sayılı Kanun uyarınca davacıya ödenmesi gereken mali ve sosyal haklara ilişkin olmadığı, bahse konu talebin tazminat hukuku kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 7075 sayılı Kanun'da ise, bu Kanun kapsamında göreve dönen kişilerin, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağının düzenlenmesi karşısında, davacının OYAK emeklilik ikramiyesi ve kar payının, emsali personelin nema farkı tespit edilerek ödenmesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ise de; Bölge İdare Mahkemesi tarafından, 7075 sayılı Kanun'un 10. ve 10/A maddelerinde yer alan "Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." düzenlemesi esas alınarak davanın reddine karar verildiği ve bu düzenlemenin de dava derdest iken Anayasa Mahkemesince iptal edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonrasında, oluşan yeni hukuki durum dikkate alınmak suretiyle, Bölge İdare Mahkemesince yeniden değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından; dava konusu işlemin iptali ile tazmin istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile görevden ayrı kaldığı döneme ilişkin olarak OYAK rezervindeki birikimini emsalleriyle eşit düzeye getirecek miktarın hesaplanarak yasal faiziyle birlikte tazmini istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 28/04/2022 tarih ve E:2021/2899, K:2022/1111 sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 15 (2024) · PDF sayfa 345–355
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: faa07ec4cad85045fe9f7c0de7816c698d39187463ce79ed631aee62cfd7f08a

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 09cab84b729871992e9b939c458db6e4cddbc8e5ac152e3218f4a68741f17210

← İçtihat arşivine dönün