Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -657 Sayılı Kanun 125/C-(a), -Aylıktan Kesme Cezası, -Usulüne Uygun Disiplin Soruşturması, -Hukuki Güvence
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 309-313).
Ceza İnfaz Kurumunda 2. müdür olarak görev davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılmasının da isnada maruz kalanların hukuki güvencesi olduğu, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli süreler içinde tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir delillerle ve şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından disiplin cezasının verilmesi gerektiği, uyuşmazlıkta, davacının kusurlu olduğu iddia edilen eylemi hakkında, 657 sayılı Kanun hükümlerine uygun şekilde soruşturma izni, savunma ve son savunma alınmadan, usulüne uygun yapılmış bir disiplin soruşturması bulunmadan disiplin cezası işleminin tesis edildiği görüldüğünden, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1778 Karar No : 2023/250 Anahtar Kelimeler : -657 Sayılı Kanun 125/C-(a), -Aylıktan Kesme Cezası, -Usulüne Uygun Disiplin Soruşturması, -Hukuki Güvence Özeti : Ceza İnfaz Kurumunda 2. müdür olarak görev davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılmasının da isnada maruz kalanların hukuki güvencesi olduğu, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli süreler içinde tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir delillerle ve şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından disiplin cezasının verilmesi gerektiği, uyuşmazlıkta, davacının kusurlu olduğu iddia edilen eylemi hakkında, 657 sayılı Kanun hükümlerine uygun şekilde soruşturma izni, savunma ve son savunma alınmadan, usulüne uygun yapılmış bir disiplin soruşturması bulunmadan disiplin cezası işleminin tesis edildiği görüldüğünden, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : Adalet Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 29/04/2016 tarih ve E:2015/1643, K:2016/869 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : İstanbul ili, Silivri ilçesi, 8 Numaralı L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda 2. müdür olarak görev davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Amirliğinin 02/06/2015 tarih ve 2015/14 sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul 10. İdare Mahkemesince verilen 29/04/2016 tarih ve E:2015/1643, K:2016/869 sayılı kararla; davacının olay günü nöbetçi müdür olmasına rağmen kurumda olmadığı, … adlı mahkumun tahliye işlemlerinin mahkum kabul görevlisi ile infaz ve koruma başmemuru tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, bu durumun tahliyenin usulünü belirleyen Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 45/1 Nolu Genelgesine aykırı olduğu, bu nedenle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendinde belirtilen, "kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek" eylemine uyduğu ve davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kurumda 2. müdür olarak çalışan personele hakkaniyete aykırı uygulama yapıldığı, kendisine disiplin cezası verilmesinin kişisel çatışmalar sebebiyle olduğu dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Sevim ÇİFTÇİ DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : İstanbul ili, Silivri ilçesi, 8 Numaralı L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda 2. müdür olarak görev davacının, 28/12/2014 tarihinde nöbetçi müdür olmasına rağmen kurumda olmadığı, … adlı mahkumun tahliye işlemlerinin mahkum kabul görevlisi ile infaz ve koruma başmemuru tarafından gerçekleştirildiğinden bahisle hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendinde, "Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak" fiili aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin amiri ve disiplin cezaları" başlıklı 124. maddesinin ikinci fıkrasında, “Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Disiplin kurulları ve disiplin amirleri" başlıklı 134. maddesinde; disiplin kurullarının kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususların Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. 24/10/1982 tarih ve 17848 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde; "Memurların
uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak; gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğramasını önlemek," zorunda oldukları belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Buna göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir ve delillerle şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen hükümler doğrultusunda; disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Soruşturma emri verilmesi; bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda; olayın değerlendirilmesi soruşturmacının kanaat ve teklifini belirtmesi ve raporun ilgili makama sunulması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı
olmasının, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması gerekliliği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de gereğidir. Uyuşmazlıkta, davacının kusurlu olduğu iddia edilen eylemi hakkında, 28/12/2014 tarihinde tutulan tutanakla disiplin soruşturmasına başlanıldığı, eylemleri net şekilde açıklanmadan yalnızca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (a) alt bendi uyarınca hakkında disiplin soruşturması yapıldığı belirtilerek soruşturma izni alındığı ve anılan madde hükmü kapsamında davacıdan ilk savunmasını yapmasının istenildiği, ardından davacının verdiği savunma dilekçesinde kullandığı ifadeler sebebiyle eyleminin kusurlu olarak değil kasıtlı olarak değerlendirilebileceği belirtilerek ve yine eylemleri net şekilde belli edilmeden anılan Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca son savunmasının istenilmesi akabinde disiplin cezası işleminin tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı hakkında 657 sayılı Kanun hükümlerine uygun şekilde soruşturma izni, savunma ve son savunma alınmadan, usulüne uygun yapılmış bir disiplin soruşturması bulunmadan disiplin cezası işleminin tesis edildiği görüldüğünden, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 29/04/2016 tarih ve E:2015/1643, K:2016/869 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 14 (2023) · PDF sayfa 309–313
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 5d2c6d9dc0de3abe1a5f98ab5b615462692e6deec583cbde9c76451c2563f650
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: c9cd66bc8d991aa21345774eae68009a84d999fd3dcb24bbb4f53bcede4931ea
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün