İdare Hukuku

12. Daire: Ahlaki Zayıflık, 6413 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 20. Maddesinin Birinci Fıkrasının (B) Bendi, Silahlı Kuvvetlerden Ayırma

Danıştay 12. Daire, 2020/4412 E., 2024/3712 K., 24.09.2024

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Ahlaki Zayıflık, -6413 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 20. Maddesinin Birinci Fıkrasının (B) Bendi, -Silahlı Kuvvetlerden Ayırma

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 311-316).

Davacının işlediği iddia edilen fiiller sebebiyle yargılandığı ceza davasının sonucunun araştırılması ve ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4412 Karar No : 2024/3712 Anahtar Kelimeler : -Ahlaki Zayıflık, -6413 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 20. Maddesinin Birinci Fıkrasının (B) Bendi, -Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Özeti : Davacının işlediği iddia edilen fiiller sebebiyle yargılandığı ceza davasının sonucunun araştırılması ve ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Milli Savunma Bakanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 25/06/2020 tarih ve E:2019/1235, K:2020/1174 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Sivas 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, Gökçeada 5. Komando Alay Komutanlığında görev yaptığı dönemde "ahlaki zayıflık" gösterdiğinden bahisle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 13. maddesi ve 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Genelkurmay Başkanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 03/01/2018 tarih ve 2018/247 karar sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı aylık ve özlük haklarının, ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Sivas İdare Mahkemesinin 05/12/2018 tarih ve E:2018/480, K:2018/973 sayılı kararıyla; davacıya disiplin cezası verilmesine dayanak teşkil eden Gökçeada Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/560 sayılı soruşturma dosyasında alınan ifadeler, disiplin soruşturma raporu ve diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmesinden; davacı hakkında 30/10/2017 tarihinde küçük "…"ye cinsel istismarda bulunduğundan bahisle yapılan şikayet neticesinde, Gökçeada Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/560 Hazırlık numaralı soruşturma dosyası ile tahkikat başlatılarak 31/10/2017 tarihinde Gökçeada Sulh Ceza Mahkemesinin 2017/25 sayılı sorgu dosyasından, davacının delilleri karartmasının önüne geçmek amacıyla tedbiren tutuklanmasına karar verildiği, davacı hakkında K.K.K. 5'inci Komando Alay Komutanlığı tarafından düzenlenen soruşturma raporunda ise, savcılıkca yapılan adli soruşturmada alınan ifadeler ile yetinildiği hiçbir yeni delil veya tanık beyanına başvurulmadığı, ifadeler arasındaki çelişkilerin giderilmediği, ayrıca ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiği yönünde kanaat bildirildiği, bu hali ile disiplin soruşturması raporunun tüm delillerin toplanarak şüpheden uzak bir disiplin cezası verilmesine yeterli olmadığı, her tür şüpheden uzak maddi gerçeğe ulaşılmış bir disiplin soruşturmasından bu aşamada söz edilemeyeceği, bu nedenle eksik tahkikat yapılarak disiplin cezası verildiği, öte yandan ceza yargılamasının temel ilkelerinden olan Kanunsuz suç ve ceza olmaz kuralı gereği failin işlediği fiilin ceza normu ile tam bir uyumda olması, illiyet bağıyla bağlanması gerektiği, bu gerekliliğin ise ceza yargılaması sonucunda gerçekleşeceği, bu nedenle hem disiplin soruşturmacıları hem de amirleri tarafından davacı hakkında ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi yönünde görüş bildirildiği, davacının eyleminin, "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezasını Gerektiren Disiplinsizlikler" başlıklı 20. maddesinin (c) fıkrasında düzenlenen "Hizmete engel davranışlarda bulunmak" suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirildikten sonra suç vasfının net olarak belirlenmesi gerekirken belirlenmediği, verilen disiplin cezasının deliller tam olarak toplanmadan eksik tahkikat ve değerlendirme ile mevzuat ve yasalara aykırı olarak verildiği, bu nedenle, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulü ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 06/06/2018 tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare

Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının olay nedeni ile yargılamasının devam ettiği, söz konusu olayın iki kişi arasında geçen kapalı suçlardan olması, mağdurenin ifadeleri dışında kanıt olmaması nedeniyle mağdurenin doğru söylediğine itibar edilmesi gerektiği, yaşanan bu olayın TSK'nın itibarını sarsacak nitelikte yüz kızartıcı, utanç verici ve toplumun ahlak yapısına aykırı bir eylem olduğu, ayırma cezasına konu eylemlerinin Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile ilgili Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen haller ile uyumlu olduğu, davacı hakkında düzenlenen yüksek disiplin kurulu dosyasının mevzuat hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, ayırma işlemine esas teşkil eden bütün işlemlerde mevzuatta belirtilen sürelere ve usullere uyulduğu, kişi yararı ile kamu yararı arasında bir denge gözetildiği, tesis edilen işlemin tüm hususları ile mevzuata uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Candan IŞIK DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 5'inci P.Eğt. Tug. 3'üncü Hd. Eğt. Tb. Komutanlığında (Sivas) P.Ast.Bçvş. olarak görev yapan davacı hakkında 5'inci Komd.A. 1'inci Komd. Tb.3'üncü Komd Bl. Komutanlığı (Gökçeada /Çanakkale) emrinde görev yaptığı dönemde 25/10/2017 gününü 26/10/2017’ye bağlayan gece 15/02/2008 doğumlu mağdur "…"nin davacıların evinde kaldığı, mağdurun davacının kızı olan "…"nin arkadaşı olduğu, 30/10/2017 tarihinde davacının "…"ye cinsel istismarda bulunduğundan bahisle şikayette bulunulduğu, davacı hakkında Gökçeada Cumhuriyet

Başsavcılığı'nın 2017/560 Hazırlık numaralı soruşturma dosyası ile tahkikat başlatılarak 31/10/2017 tarihinde mevcutlu olarak Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildiği, Gökçeada Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/560 sor. Sayılı dosyası ile "Çocuğun Cinsel İstismarı" suçlaması ile soruşturma başlatılması olayı ile ilgili olarak K.K.K. 5'inci Komando Alay Komutanlığı tarafından 02/11/2017 tarih ve 613881189-1560-2453888-17 sayılı emir ile disiplin soruşturması başlatılarak soruşturmacı görevlendirilmesine karar verildiği, 03/11/2017 tarihinde soruşturma heyeti tarafından soruşturmaya başlanarak 06/11/2017 tarihinde soruşturmanın sonuçlandırıldığı, K.K.K Yüksek Disiplin Kurulunun 03/01/2018 tarih ve Dosya No 2018/9029 Karar No 2018/247 sayılı kararı ile yaşanan olayın TSK'nın itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı utanç verici toplumun ahlak yapısına aykırı bir eylem olduğunun tespit edildiğinden bahisle davacının "Ahlaki Zayıflık" disiplinsizliğini işlediğinden 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu'nun 20.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası" ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine disiplin cezasının iptali ve mahrum kalınan parasal hakların iadesi talebiyle temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun "Disiplin cezaları" başlıklı 11. maddesinde; "(1) Subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre belirtilmiş ve (f) bendinde, "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası" bunlar arasında sayılmış; "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası" başlıklı 13. maddesinde; "(1) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, personelin tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi veya durumuna göre sözleşmesinin feshedilmesi sonucunu doğurur. Bu cezayı alanlar, seferberlik ve savaş hâlleri haricinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde herhangi bir şekilde görev alamazlar. (2) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası; kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığında oluşturulacak yüksek disiplin kurulları tarafından verilir ve ilgili kuvvet komutanı, Jandarma Genel Komutanı veya Sahil Güvenlik Komutanının onayı ile yerine getirilir. General ve amiraller hakkında ise Genelkurmay Başkanlığında teşkil edilecek yüksek disiplin kurulu tarafından verilir ve yerine getirilir." ve "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler" başlıklı 20. maddesinde; "(1) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler; a) Aşırı borçlanmak ve borçlarını ödeyememek: ... b) Ahlaki zayıflık: Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar

verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olmak veya Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı, utanç verici veya toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunmak, c) Hizmete engel davranışlarda bulunmak: Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda veya ağır suç veya disiplinsizlik teşkil eden fiillerde bulunmaktır..." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır. Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası yönünden de sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden kamu görevlisinin eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçunun kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bir kamu görevlisine isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek ceza mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenilmesi gerekmektedir. UYAP sistemi üzerinde yapılan inceleme sonucunda; dava konusu işlemin tesis edilmesine sebep olan eylemi nedeniyle "Çocuğun Cinsel

İstismarı" suçundan açılan davada, Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/03/2019 tarih ve E:2017/447, K:2019/105 sayılı kararıyla davacının beraatına karar verildiği, karara karşı istinaf başvurusu yapılması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23/09/2020 tarih ve E:2019/3324, K:2020/1277 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine de, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25/04/2024 tarih ve E:2022/5121, K:2024/3638 sayılı kararıyla bozulmasına karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, davacının işlediği iddia edilen fiiller sebebiyle yargılandığı ceza davasının sonucunun araştırılması ve ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, tazmin isteminin kabulü ile davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 06/06/2018 tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 25/06/2020 tarih ve E:2019/1235, K:2020/1174 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 24/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 19 (2025) · PDF sayfa 311–316
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: f9a0629f7bb94736c89da47c2a47c123a7f6368d1c770f1f8793f461aac77e4c

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 9cb44c3c9110a03b8e3e4fe09f2375aab0eccfaf1116dd239f1db4dec4eefdb3

← İçtihat arşivine dönün