İdare Hukuku

12. Daire: Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması, Sözleşme Feshi

Danıştay 12. Daire, 2019/3372 E., 2019/9303 K., 27.11.2019

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması, -Sözleşme Feshi

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 285-291).

Davacının on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kayda dayanılarak güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması suretiyle ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuki isabet bulunmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y Onikinci Daire Esas No : 2019/3372 Karar No : 2019/9303 Anahtar Kelimeler : -Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması, -Sözleşme Feshi Özeti : Davacının on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kayda dayanılarak güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması suretiyle ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuki isabet bulunmadığı hakkında. Temyiz Eden (Davacı) : … Vekilleri : Av. …, Av. … Karşı Taraf (Davalı) : Milli Savunma Bakanlığı Vekili : Av. … İstemin Konusu : Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince verilen 18/04/2019 tarihli, E:2019/301, K:2019/531 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci: Dava Konusu İstem: Kara Kuvvetleri Komutanlığı Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanlığı'nda uzman erbaş kursiyeri olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin 01/06/2018 tarih ve MRK.Ş.:17217803-1980-1334581-18 sayılı işlemin iptali ile ilişik kesme tarihi ile göreve iade edildiği tarih arasında geçen döneme ilişkin görev aylıkları ve aylık farklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Isparta İdare Mahkemesince verilen 19/12/2018 tarih ve E:2018/994, K:2018/1765 sayılı kararda; davacının uzman erbaş sözleşmesinin feshedilmesine neden olarak suç uydurma suçundan 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasının gösterildiği, Konya 3. Çocuk Mahkemesince hükmedilen cezanın otuz günden daha fazla hapis cezası olmadığı, Konya (Kapatılan) 3. Çocuk Mahkemesinin 07.09.2018 tarihli kararı ile davanın düşmesine karar verildiği, bunların yanında ceza mahkemesi kararının içeriği incelendiğinde davacının eyleminin uzman erbaşlık göreviyle bağdaşmayacak nitelik de taşımadığı, bu nedenle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının (görev aylıkları ve aylık farklarının) tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince; davacının Konya 3. Çocuk Mahkemesi'nin 25.11.2014 tarih ve E:2014/464, K:2014/719 sayılı kararıyla cürüm tasnii suçundan 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süre ile herhangi yükümlülük belirlenmeden denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına dayanak teşkil ettiği, davacının 3 yıllık denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlememesi üzerine Konya (Kapatılan) 3. Çocuk Mahkemesi'nin 07.09.2018 tarihli kararı ile davanın düşmesine karar verildiği, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasının sözleşmenin feshi sebebi sayılacağı, verilen ceza ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanması geri bırakılsa veya affa uğrasa bile "cürüm tasnii" suçundan dolayı mahkum olunmasının göreve engel hal olduğu, bu nedenle davacının sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar karar verilmiştir. Temyiz Edenin İddiaları: Davacı tarafından, çocuk yaşta iken verilen cezayla birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıllık denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu 3 yıllık denetim süresinin uzman erbaşlık eğitimine başladığı 26.02.2018 tarihinden önce 04.12.2017 tarihinde dolduğu, yapılan başvuru üzerine mahkemece davanın düşmesine karar verildiği, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmadığı, 18 yaşından küçükken işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum olanların kamu görevine

alınmasına hiçbir hukuki engelin bulunmadığı, işlemin hukuka aykırı olduğu, bu nedenle bölge idare mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Karşı Tarafın Savunması: Davalı idare tarafından, davacının iddialarının bozulması istenen karar ve savunma dilekçeleriyle ayrıntılı olarak karşılandığı, dolayısıyla verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Tetkik Hâkimi : Mesut ÖZDEMİR Düşüncesi : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İnceleme ve Gerekçe: Maddi Olay: Davacı, Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkez Komutanlığı'nda uzman erbaş kursiyeri olarak görev yapmaktadır. Davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu, 14.07.2014 tarihinde (18 yaşından küçük olduğu dönem) işlediği iddia edilen bir fiil nedeniyle "suç uydurma" suçundan yargılandığı ve Konya 3. Çocuk Mahkemesi'nin 25.11.2014 tarihli ve E:2014/464, K:2014/719 sayılı kararı ile 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, üç yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği yolundaki bilgi notu üzerine güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz değerlendirilerek 01.06.2018 tarihli ve 1334581-18 sayılı dava konusu işlemde sözleşmesinin feshine karar verildiği, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı hakkında verilen bu karardan sonra üç yıllık denetim süresinin dolması üzerine davacı tarafından 05.09.2018 havale tarihli dilekçe ile yapılan başvuru sonunda Konya (Kapatılan) 3. Çocuk Mahkemesi'nin 07.09.2018 tarihli ve E:2014/464, K:2014/719 sayılı kararı ile davanın düşmesine karar verilmiştir.

İlgili Mevzuat: Anayasa’nın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz" hükmüne, üçüncü fıkrasında; ''Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.'' hükmüne yer verilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesinde de; “(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. (2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir,” hükmü yer almaktadır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 6. maddesinde; ''(1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. (2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. (3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

(4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır.'' hükmü yer almaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde devlet memurluğuna alınmaya ilişkin genel ve özel şartlar düzenlenmiş; B/2 bendinde ''Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak'' özel şartlar arasında sayılmıştır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 10. maddesinin üçüncü fıkrasında, ''Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtları; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir. '' hükmü yer almaktadır. 07/09//2005 tarihli ve 25929 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Adli Sicil Yönetmeliği'nin 12. maddesinin dördüncü fıkrasında, ''Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtları; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere mahkeme, hâkim veya savcılıklarca istenebilir.'' hükmü ile 14. maddesinin birinci fıkrasında, ''Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtları ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere mahkeme, hâkim veya savcılıklara talep halinde verilir.'' hükmü yer almaktadır. Hukuki Değerlendirme: Anayasa Mahkemesi'nin 27/02/2019 tarihli ve 2014/7256 Başvuru no'lu kararında özetle; ''…Somut olayda başvurucunun on sekiz yaşından küçükken işlediği suçun kayıtlarının Adana Valiliği Emniyet Müdürlüğü tarafından Komisyon Başkanlığına verildiği, bu kaydın dikkate alınmak suretiyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı, başvurucunun sözleşmeli infaz ve koruma memurluğuna atamasının yapılmadığı anlaşılmaktadır. Resmi makamlar tarafından muhafaza edilmekte olan, başvurucu hakkında yürütülen ceza yargılamasına dair bilgilerin özel hayata saygı hakkı anlamında kişisel nitelikli veriler olduğu açıktır. Söz konusu kişisel verinin kamu kurumlarıyla paylaşılması ve güvenlik soruşturmalarında kullanılmasının Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına bir müdahale oluşturduğu sonucuna varılmıştır... Öte yandan somut olayda başvurucunun yazılı ve sözlü sınavı kazandığının ilan edilmiş olduğu, on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kaydın 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan hükme açıkça aykırı şekilde idari makamlara verilmiş olduğu dikkate alındığında özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin bu

yönüyle de kanuni dayanaktan yoksun olduğu anlaşılmaktadır...'' değerlendirmelerine yer verilmiştir. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda dava konusu olay incelendiğinde, 10.10.1996 doğumlu olan ve hakkındaki ceza mahkûmiyetine konu suçu işlediği 14.07.2014 tarihinde on sekiz yaşından küçük olan davacının, on sekiz yaşından küçükken işlediği bu suça ilişkin kayıtların Konya Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından Milli Savunma Bakanlığı Personel Temin Daire Başkanlığına verilmesi üzerine, ilgili kurum tarafından bu kaydın dikkate alınması suretiyle davacı hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı görülmüştür. Bu durumda, davacının adli sicil kaydında görünmeyen, on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kaydın, yukarıda yazılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca, ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebileceği açık olduğundan, kişisel veri niteliğinde olan bu kaydın, güvenlik soruşturması kapsamında ilgili kamu kurumuna verilmesi ve güvenlik soruşturmasında kullanılması hukuka aykırı olduğundan, hukuka aykırı şekilde idari makamlara verilen bu kaydın değerlendirilmesi suretiyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması, Anayasa'nın 20. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi uyarınca ''özel hayata saygı hakkının'' ihlâli sonucunu doğurmaktadır. Bu itibarla, davacının on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kayda dayanılarak güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması suretiyle öğrencilikten ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Karar Sonucu: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Isparta İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması davanın reddi yolundaki temyize konu Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince verilen 18/04/2019 tarihli, E:2019/301, K:2019/531 sayılı kararının bozulmasına, 3. Kullanılmayan 73,10 TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,

4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere) 27/11/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyiz isteminin reddi ile usul ve Yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 3 (2020) · PDF sayfa 285–291
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 207f4d5997ba5b7fe6e47792fb1b385bcc7d7adefa023906545454ab1811c2d4

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a20a7d2a7ec4635687dd1d096086ad4ef64834024e631f2c12d45581e3e78862

← İçtihat arşivine dönün