İdare Hukuku

12. Daire: Emekli Sandığına Tabi Hizmet Süresi, Emekli Aylığı ve Emekli İkramiyesi Ödenmesi

Danıştay 12. Daire, 2018/6286 E., 2019/9460 K., 29.11.2019

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Emekli Sandığına Tabi Hizmet Süresi, -Emekli Aylığı ve Emekli İkramiyesi Ödenmesi

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 295-301).

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, görevine son verilen, ancak Emekli Sandığına tabi hizmet süresi emekli aylığı bağlanması için yeterli olan davacıya 5434 sayılı Kanun’un 89/1 maddesi uyarınca emekli ikramiyesi ödenmesi gerekirken, anılan maddenin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi suretiyle emekli ikramiyesi ödenmesi isteminin reddinde hukuki isabet bulunmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y Onikinci Daire Esas No : 2018/6286 Karar No : 2019/9460 Anahtar Kelimeler: -Emekli Sandığına Tabi Hizmet Süresi, -Emekli Aylığı ve Emekli İkramiyesi Ödenmesi Özeti : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, görevine son verilen, ancak Emekli Sandığına tabi hizmet süresi emekli aylığı bağlanması için yeterli olan davacıya 5434 sayılı Kanun’un 89/1 maddesi uyarınca emekli ikramiyesi ödenmesi gerekirken, anılan maddenin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi suretiyle emekli ikramiyesi ödenmesi isteminin reddinde hukuki isabet bulunmadığı hakkında. Temyiz Eden (Davacı) : … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı) : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili : Av. …

İstemin Konusu : Ankara 6. İdare Mahkemesinin 22/03/2016 tarih ve E:2014/1317, K:2016/972 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci: Dava Konusu İstem: İnfaz ve Koruma Baş memuru olarak görev yapmakta iken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi uyarınca görevine son verilen ve birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 01/06/2014 tarihinden itibaren 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'na göre emekli aylığı bağlanan davacı tarafından, emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 6. İdare Mahkemesince; 6270 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinde yapılan değişiklikle, Emekli Sandığına tâbi görevden ayrılan herkese değil, eşitlik ilkesine uygun olarak sadece 1475 sayılı Kanun'a göre kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde görevden ayrılanlara ikramiye ödenmesi imkânı getirildiği, bu itibarla Emekli Sandığına tabi görevde çalışmakta iken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu veya ilgili diğer Kanunlar gereği Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası alanlara 5434 sayılı Kanuna ve/veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında geçen hizmet süreleri için emekli ikramiyesi ödenemeyeceğinden memuriyet görevine son verilen davacının da emekli ikramiyesinden yararlanmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz Edenin İddiaları: Davacı tarafından, emekli ikramiyesi hususunda kazanılmış hakkının korunması gerektiği, 5434 sayılı Kanun'un geçici 223. maddesi uyarınca 6270 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan kısım için emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Karşı Tarafın Savunması : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi : Pınar YÜKSEL ÖZBEK Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İnceleme ve Gerekçe: Maddi Olay : 05/10/1987 tarihinde İnfaz ve Koruma Baş memuru atanarak göreve başlayan davacının; ceza mahkumiyeti nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5 ve 98/b maddeleri uyarınca 09/12/2013 tarihinde Devlet memurluğu görevine son verilmiştir. Davacıya, açıkta iken talebi üzerine 5434 sayılı Kanun'a tabi 26 yıl 2 ay, sigortalı olarak ise 8 ay 9 gün olan hizmetlerinin birleştirilerek toplamda 26 yıl 10 ay 9 gün hizmet süresi üzerinden 01/06/2014 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmıştır. Tarafına emekli ikramiyesi ödenmemesi üzerine davacı tarafından yapılan başvurunun davalı idare tarafından reddi üzerine bakılan dava açılmıştır. İlgili Mevzuat: Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un "Aylığı Bağlayacak Kurum" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında; "Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.", "Emekli İkramiyesi" başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında ise; "Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir." kuralı yer almakta iken, Anayasa Mahkemesinin 05/02/2009 tarih ve E:2005/40, K:2009/17 sayılı kararıyla, "2829 sayılı Yasa'da benimsenen sistemle, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emekli olanlara yaşlılık aylığı bağlandığı halde, itiraz konusu ibareyle son defa bağlı olunan sosyal güvenlik kurumuna göre ayırım yapılarak Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılmayanlara, 5434 sayılı Yasa'ya tabi çalışma süreleri için emekli ikramiyesi ödenmemesinin, Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, adil sonuçlar doğurmadığından 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine de aykırı olduğu gerekçesiyle, 2829 sayılı Kanunun 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.

19/06/2010 tarih ve 27616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/06/2010 tarihinde yürürlüğe giren 5997 sayılı Kanun ile değişik 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinin 1. fıkrasında; "Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunu'nun geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve kendilerine mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise, bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden bu madde hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir." kuralı getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 09/07/2011 tarih ve 27989 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 12/05/2011 tarih ve E: 2010/81, K: 2011/78 sayılı kararıyla, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinin, 5997 sayılı Kanunun 14. maddesiyle değiştirilen, birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4’üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve …" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Nihayet, 26/01/2012 tarih ve 28185 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6270 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinde değişiklik yapılmış ve ilgili Kanun maddesi; "Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/05/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 4’üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4’üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 8’inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4’üncü maddesi

hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14’üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir. 6270 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun hâlen yürürlükte bulunan 14'üncü maddesinde, kıdem tazminatının ödeneceği haller ve ödenecek kıdem tazminatı miktarının hesabına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Hukuki Değerlendirme: Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden; Emekli Sandığına tabi bir görevde bulunduktan sonra bu görevinden ayrılarak başka bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalıştıktan sonra yaşlılık/emekli aylığı bağlananlara Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmesine yasal engel bulunmakta iken, ilgili Yasa hükmü Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş, bu kez 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle yeni bir düzenleme yapılmış ise de, bu kuralın da Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmiş, son olarak aynı maddede yapılan düzenleme ile hizmet sürelerinin tamamı 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan iştirakçilere, emekli ikramiyesi ödeneceği, buna karşılık 2829 sayılı Kanun'un 8’inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun'un geçici 4’üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenebileceği kuralı getirilmiştir. Buna göre; hizmetlerinin tamamı 5434 sayılı Kanun'a veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında geçenlere, başka bir deyişle hizmet birleştirmesi yapmaksızın emekliye ayrılanlara 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, herhangi bir şart aranmaksızın emekli ikramiyesi ödenmesi; buna karşılık hizmet birleştirmesi yapmak suretiyle emekli olabileceklere ise, anılan maddenin ikinci fıkrasında yer alan şartlar dahilinde emekli ikramiyesi ödenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, davacının Emekli Sandığına tabi 26 yıl 2 ay olan hizmet süresinin emekli aylığı bağlanması için yeterli olduğu, ancak sigortalı

çalıştığı döneme ilişkin süreler de dikkate alınarak hizmet birleştirmesi suretiyle aylık bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Emekli Sandığına tabi hizmet süresi emekli aylığı bağlanması için yeterli olan davacıya, 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinin birinci fıkrası uyarınca emekli ikramiyesi ödenmesi gerekirken, anılan maddenin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilerek emekli ikramiyesi ödenmesi isteminin reddi yolunda tesis edilen işlemde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Karar Sonucu: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu Ankara 6. İdare Mahkemesinin 22/03/2016 tarih ve E:2014/1317, K:2016/972 sayılı kararının bozulmasına, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/11/2019 tarihinde gerekçede oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 39, 40, Geçici 205 ve 206. maddelerinde, iştirakçiler yönünden hangi hallerde emekli aylığının bağlanacağına yer verilerek, iştirakçilerin yaş ve hizmet süresini tamamlamalarına göre ne zaman emekli edilerek aylık bağlanacağına ilişkin koşullar düzenlenmiştir. Emekli aylığı bağlanarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, ilgililerin sadece anılan Kanun'da belirtilen hizmet süresini tamamlamasının yeterli olmadığı, ayrıca öngörülen yaş şartını da sağlaması gerektiği açıktır. Bu sebeple; yaş şartının sağlanamadığı durumlarda sadece hizmet süresinin yeterli olmasına dayanılarak ikramiye ödenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu uyuşmazlık kapsamında, göreve son verilme tarihi itibarıyla, kanunda belirtilen hizmet süresini tamamlayan davacının, anılan tarihte gerekli yaş şartını da sağlayıp sağlamadığı hususunda bir inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate

alınmadan verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile gerekçe yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 3 (2020) · PDF sayfa 295–301
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: cb4394ae5cac076d006560cbbfa5305183d3b3a423072a66ebb11db477c986f1

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a20a7d2a7ec4635687dd1d096086ad4ef64834024e631f2c12d45581e3e78862

← İçtihat arşivine dönün