Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Olay Yeri İnceleme, -Vazife Malulü
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 271-276).
Davacının güven ve asayişi korumakla görevli iken meydana gelen olay sonucu yaralanarak malul hale gelmesi nedeniyle, 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü sayılarak tarafına görevinden ayrılmaksızın vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2018/5411 Karar No : 2020/2279 Anahtar Kelimeler : -Olay Yeri İnceleme, -Vazife Malulü Özeti: Davacının güven ve asayişi korumakla görevli iken meydana gelen olay sonucu yaralanarak malul hale gelmesi nedeniyle, 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü sayılarak tarafına görevinden ayrılmaksızın vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiği hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Ankara 8. İdare Mahkemesinin 30/12/2015 tarih ve E:2014/1281, K:2015/2385 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Bursa ili, İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde olay yeri inceleme görevlisi olarak görev yapmakta iken yaralanan ve 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu uyarınca vazife malulü sayılarak, idari polis olarak görevine devam eden davacı tarafından, maluliyetinin 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilerek 6495 sayılı Kanun'un 98. maddesi ile değişik 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 14. maddesi uyarınca görevinden ayrılmaksızın vazife malullüğü aylığı bağlanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 8. İdare Mahkemesince, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu'nun Geçici 14. maddesinden yararlanabilecek olanların; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında olanlar ile birlikte 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu"nun 56 ve 64’üncü maddesi ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında vazife malüllüğüne karar verilenleri kapsadığı, davacının, 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesine göre vazife malulü kabul edildiği göz önüne alındığında, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 14’üncü maddesine göre görevinden ayrılmaksızın vazife malullüğü aylığı bağlanmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 45. maddesinde vazife malullüğünün tanımının yapıldığı, ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu'nun 27/10/2011 tarihli işleminde tarafına ödenecek tazminatın 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince hesaplandığının belirtildiği, bu işlemle 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğunun açıkça kabul edildiği, davacının görevi başında iken yaralandığı, yararlanmasının ortaya çıkardığı risk için öngörülen yasal imkanların tarafına tanınmadığı, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Münevver ERCAN DÜŞÜNCESİ : Davacının yaralanmasına neden olan olayın görevini ifa etmekte iken meydana geldiği, bu durumun 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'da bahsedilen ''güven ve asayişi korumak'' kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açık olup, davacının, 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malülü sayılarak tarafına görevinden ayrılmaksızın vazife malullüğü aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, Bursa İli, İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğünde olay yeri inceleme görevlisi olarak görev yapmakta iken 25/07/2013 tarihinde meydana gelen olayları çıkaranların tespitini sağlamak amacıyla kamera ile çekim yaparken kim tarafından atıldığı tespit edilemeyen bir taş ile sağ gözünden yaralanmıştır. Bu yaralanma sonucunda; Vazife Malullüğü Tespit Kurulu'nun 06/06/2011 tarih ve 100 sayılı kararı ile; 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına, idari polislik görevinde çalışabileceğine karar verilmiş olup, Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu'nun 27/10/2011 tarihli kararı ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan Yönetmelik gereğince nakdi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Davacı tarafından, 6495 sayılı Kanun'un 98. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un Geçici 14. maddesine göre görevinden ayrılmaksızın vazife malullüğü aylığı bağlanması talebiyle yapılan 24/09/2013 tarihli başvurunun, Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca 06/06/2011 tarih ve 100 sayılı kararı ile 5434 sayılı Kanun'un 45. maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verildiğinden, 6495 sayılı Kanun'un 98. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un Geçici 14. maddesine göre görevinden ayrılmaksızın vazife malullüğü aylığı bağlanmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Vazife Malûllüğü" başlıklı 47. maddesinde; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25’inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir." kuralına, aynı Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; "Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri veya 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56’ncı
maddesi uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış malullerden, 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmez. Aylıkları kesilmeksizin 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında çalışanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanır. Bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz." kuralına yer verilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 6495 sayılı Kanun'un 98. maddesiyle değişik Geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; "2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ve mülga 64’üncü maddelerine göre vazife malullüğü aylığı almakta iken; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla çalışmaya devam edenler ile sonradan bu Kanuna tabi çalışmaya başlayacaklar için sosyal güvenlik destek primi uygulanmaksızın bu Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi hükümleri uygulanır."; (d) bendinde; "5434 sayılı Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı almakta iken bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenler hakkında, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yazılı talepleri doğrultusunda bu Kanunun iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri ve uzun vadeli sigorta kolları veya sosyal güvenlik destek primine ait hükümler uygulanır. Bunlardan uzun vadeli sigorta primi ödeyenlerin belirtilen süre içinde yazılı talepte bulunmamaları halinde ayrıca iş kazası meslek hastalığı hükümleri uygulanır, sosyal güvenlik destek primi kesilmez. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre vazife malûllüğü aylığı bağlananlardan bu Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar hakkında da yazılı talepleri doğrultusunda işlem yapılır. Bu bent kapsamında olanlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar veya 5434 sayılı Kanunun 56 ve mülga 64’üncü maddeleri kapsamında vazife malûllüğü
aylığı almakta olanlar, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden iştirakçiler ile aynı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle vazife malûllüğü aylığı alan ve bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışan veya daha sonra çalışmaya başlayan er ve erbaşların, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra müracaat tarihlerini takip eden aybaşından itibaren bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre görevlerinden ayrılmasına gerek kalmaksızın alınacak emekliye sevk onayına istinaden vazife malûllüğü aylıkları bağlanarak ödenir." düzenlemesine yer verilmiştir. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; ''Bu kanunun amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle (Ek ibare: 04/07/2012 - 6353 S.K./72. md.) trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların (Ek ibare: 12/07/2013- 6495 S.K./73. md.); Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir.'' kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda metinlerine yer verilen kanun hükümleri çerçevesinde dava konusu işlemin değerlendirilmesinden; davacının yaralanmasına neden olan olayın, Bursa İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde olay yeri inceleme görevlisi olarak görev yapmakta iken 25/07/2013 tarihinde meydana gelen olayları çıkaranların tespitini sağlamak amacıyla kamera ile çekim yaptığı sırada görevini ifa etmekte iken meydana geldiği görülmekte olup, davacının yaralanmasına sebep olan olayın, 2330 sayılı Kanun'da belirtilen ''güven ve asayişi korumak'' kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, davacının güven ve asayişi korumakla görevli iken meydana gelen olay sonucu yaralanarak malul hale gelmesi nedeniyle, 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malülü sayılarak tarafına görevinden ayrılmaksızın vazife malullüğü aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin işlemde ve davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu Ankara 8. İdare Mahkemesinin 30/12/2015 tarih ve E:2014/1281, K:2015/2385 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 10/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 5 (2020) · PDF sayfa 271–276
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 2963ec34a306be01498c05c3ed18942d49d2400ac7d6769aea9c2d77811a8199
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: eb2d0cbbdb8658bea0481cbd0bd88fe3ba9ef4b2e614959e2f0545b03ecbac55
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün