İdare Hukuku

12. Daire: Teknisyen, Ek Gösterge Rakamı, Özel Hizmet Tazminatı, Vekalet Ücreti

Danıştay 12. Daire, 2018/5014 E., 2020/3184 K., 14.10.2020

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Teknisyen, -Ek Gösterge Rakamı, -Özel Hizmet Tazminatı, -Vekalet Ücreti

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 489-493).

Taraf vekillerinin hangi aşamada olursa olsun dava takibi ile görevlendirilmesi halinde avukatlık asgari ücret tarifesinde öngörülen ücretin tamamına hak kazanacağına ilişkin açık düzenleme karşısında, vekil ile temsil olunan davalı idare lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca avukatlık ücreti takdir edilmesi gerektiği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2018/5014 Karar No : 2020/3184 Anahtar Kelimeler: -Teknisyen, -Ek Gösterge Rakamı, -Özel Hizmet Tazminatı, -Vekalet Ücreti Özeti : Taraf vekillerinin hangi aşamada olursa olsun dava takibi ile görevlendirilmesi halinde avukatlık asgari ücret tarifesinde öngörülen ücretin tamamına hak kazanacağına ilişkin açık düzenleme karşısında, vekil ile temsil olunan davalı idare lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca avukatlık ücreti takdir edilmesi gerektiği hakkında. TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (TARAFLAR) : 1- (DAVACI ) : … 2- (DAVALI) : Ankara Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Ankara 11. İdare Mahkemesinin 27/12/2013 tarih ve E:2013/460, K:2013/1918 sayılı kararının, davacı tarafından esastan, davalı idare tarafından vekâlet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğünde teknisyen olarak görev yapan davacı tarafından, Anadolu Üniversitesi, İktisat Fakültesi, İktisat Bölümünden mezuniyeti nedeniyle, ek gösterge rakamı ve özel hizmet tazminatı oranının ekonomist/ekonomici unvanı dikkate alınarak belirlenmesi ve yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 11. İdare Mahkemesince, ilgili mevzuat metinlerinin değerlendirilmesinden, özel hizmet tazminatı ödemesinden yararlandırılacak teknik hizmetler sınıfı

personelinin, hizmet sınıfı ve mesleği ile ilgili yükseköğrenim görmüş olması gerektiğinin, ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na ekli (I) sayılı Ek Gösterge Cetveli'nin (b) bendinde yer verilen ek gösterge rakamından yararlanabilmek için anılan kısımda sayılan kadrolara atanarak fiilen görev yapılmasının aranması nedeniyle, o kadroya ait unvanı almanın tek başına yeterli olmadığının anlaşıldığı, bu durumda teknisyen olarak görev yapan davacının, mesleği ile ilgili bir üst öğrenim bitirmemesi sebebiyle özel hizmet tazminatının, lise dengi teknik öğrenim görenlere uygulanan oranda ödenmesinde ve iktisatçı unvanı almaması sebebiyle de tarafına (2200) ek gösterge rakamı uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ: 1- Davacı tarafından, ilgili kurumlar arasındaki yazışmalardan da anlaşılacağı üzere, teknik hizmetler sınıfında yer alan ekonomici unvanlı personel için öngörülen (3000) ek gösterge rakamı ile aynı unvanlı personel için belirlenen zam ve tazminatlardan yararlanılması hususunda kadro şartının bulunmadığı, sadece unvana sahip olunmasının tek başına yeterli olduğu, çalıştığı kurumda, sağlık birimlerinin bakım, binalara ait teknik donanım, tıbbi cihazlara ait olarak firmalarca yapılan periyodik bakım, onarımların hak edişleri ile bunlara ait istatistiksel verilerin tarafınca yerine getirildiği, usul ve yasaya aykırı olan Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Davalı idare tarafından, birinci savunma dilekçesinde antet kısmında belirtilen irtibat kişisinden ve ikinci savunma dilekçesinden de anlaşılacağı üzere, davalı idarenin dosya kapsamında vekille temsiline rağmen, temyize konu Mahkeme kararında tarafları lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMASININ ÖZETİ: 1- Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. 2- Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının, esas bakımından onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Nur TOKTAŞ DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğünde teknisyen olarak görev yapan davacı tarafından, Anadolu Üniversitesi, İktisat Fakültesi, İktisat Bölümünden mezuniyeti nedeniyle, ek gösterge rakamı ve özel hizmet tazminatı oranının ekonomist/ekonomici unvanı dikkate alınarak belirlenmesi ve yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava kapsamında, dava dilekçesinin davalı Ankara Valiliği'ne 08/04/2013 tarihinde tebliğ edildiği, birinci savunma dilekçesinin 08/05/2013 tarihinde Vali adına Ankara Halk Sağlığı Müdürü imzasıyla sunulduğu, bu aşamada vekilin bulunmadığı, devam eden süreçte davacıya ait ikinci dilekçenin davalı idareye 25/06/2013 tarihinde tebliği üzerine bu defa davalı idarenin ikinci savunma dilekçesini vekili aracılığıyla 24/07/2013 tarihinde dosya kapsamına sunduğu, ancak Mahkemece davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır. Temyize konu Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan 29/12/2012 tarih ve 28512 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 1. maddesinde, bütün hukuki yardımlarda avukat ile iş sahipleri arasında geçerli ücret sözleşmesi yapılmamış olan veya avukatlık ücretinin kanun gereği karşı tarafa yükletilmesi gereken durumlarda, Avukatlık Kanunu ve bu Tarife hükümlerinin uygulanacağı;

3. maddesinde, yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı; bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı; 5. maddesinde, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanacağı; 14. maddesinin 1. fıkrasında, idare mahkemelerinde davaya cevap verme sürelerinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedileceği; 20. maddesinde, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmış olup, anılan Tarifenin İkinci Kısım İkinci Bölümünde ise, idare mahkemelerinde duruşmasız görülen davalar için 660,00-TL tutarında asgari avukatlık ücreti tespit edilmiştir. Taraf vekillerinin hangi aşamada olursa olsun dava takibi ile görevlendirilmesi halinde avukatlık asgari ücret tarifesinde öngörülen ücretin tamamına hak kazanacağı ilişkin açık düzenleme karşısında, vekil ile temsil olunan davalı idare lehine yukarıda yer verilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca avukatlık ücreti takdir edilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesinin, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında olduğu dikkate alındığında, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ''...660,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine...'' şeklinde değiştirilmek suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir. Temyizen incelenen karar belirtilen haliyle usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz sebepleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Davalının temyiz isteminin kabulü ile davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki Ankara 11. İdare Mahkemesinin 27/12/2013 tarih ve E:2013/460, K:2013/1918 sayılı temyize konu kararının, hüküm fıkrasının ''...660,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine...'', şeklinde düzeltilerek ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 5 (2020) · PDF sayfa 489–493
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: d05ea52b2474b6c01f10b308904b45d87223966c3efc542b4c8df80ccb5f3181

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: eb2d0cbbdb8658bea0481cbd0bd88fe3ba9ef4b2e614959e2f0545b03ecbac55

← İçtihat arşivine dönün