İdare Hukuku

12. Daire: 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, Vazife Malullüğü, 3713 Sayılı Kanun

Danıştay 12. Daire, 2018/3109 E., 2020/4141 K., 10.12.2020

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, -Vazife Malullüğü, -3713 Sayılı Kanun

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 331-338).

Vefat olayının olaylara müdahale sırasında belediyeye ait alt geçit inşaatından düşme sonucunda meydana geldiği göz önüne alındığında, olayın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında olmadığı sonucuna varıldığından, vazife malullüğü hükümleri uyarınca ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2018/3109 Karar No : 2020/4141 Anahtar Kelimeler : -2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, -Vazife Malullüğü, -3713 Sayılı Kanun Özeti : Vefat olayının olaylara müdahale sırasında belediyeye ait alt geçit inşaatından düşme sonucunda meydana geldiği göz önüne alındığında, olayın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında olmadığı sonucuna varıldığından, vazife malullüğü hükümleri uyarınca ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı hakkında. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …, 2- … VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

İSTEMİN KONUSU : Ankara 5. İdare Mahkemesinin 11/02/2016 tarih ve E:2013/1693, K:2016/498 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Davacılar tarafından, Adana Emniyet Müdürlüğü'nde komiser olarak görev yapmakta iken, kamuoyunda "Gezi Parkı" olayları olarak bilinen olaylara müdahale sırasında Adana Sular Mevkii'nde belediyeye ait alt geçit inşaatından düşerek 06/06/2013 tarihinde şehit olan oğullarından dolayı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında işlem yapılarak maaş ve diğer haklarının tanınması gerektiği öne sürülerek, ölüm olayının 3713 sayılı Kanun kapsamında terörle mücadele niteliğinde olmadığından bahisle 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında işlem yapılmasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vazife Malullüğü Tespit Kurulu'nun 15/07/2013 tarih ve 268 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 5. İdare Mahkemesince, davacıların oğulları olan …'nın vefat olayı ile ilgili olarak emniyet birimlerince 06/06/2013 tarihinde tutulan olay tutanağında olayların terör amaçlı eylemler olduğunun belirtildiği, olaylar sırasında tutuklananların terör örgütleriyle bağlantıları nedeniyle haklarında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca "silahlı terör örgütüne üye olma", "kamu görevlilerine direnme" ve "2911 sayılı Kanun'a muhalefet" suçlarından dolayı Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesi ile görevli Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2013/134 no'lu iddianamenin düzenlendiği, yargılamanın Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2014/169 sayılı dosyasında devam ettiği, dolayısıyla davacıların murisinin ölümüne sebebiyet veren olayların emniyet birimleri ve yetkili Cumhuriyet Savcılığı'nca da terör olayı olarak vasıflandırıldığı anlaşıldığından, kamu görevlisi sıfatı ile, terörle mücadeleye yönelik görevi sırasında inşaat halindeki alt geçitte karanlık nedeniyle yüksekten düşüp ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit olan komiser …'nın geride kalan hak sahibi yakınlarına 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 21. maddesi hükümleri uyarınca aylık bağlanması ve diğer hakların verilmesi gerekirken, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında işlem yapılmasına yönelik davaya konu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 45. ve 66. maddeleri uyarınca iştirakçilerin görevlerinin sebep ve tesiriyle meydana gelen olaylar sonucunda malul olmaları veya ölmeleri halinde haklarında vazife malullüğü hükümleri uygulanmak suretiyle, malullerin kendilerine, ölenlerin ise, aylığa müstahak dul ve yetimlerine vazife malullüğü aylığı bağlandığı, diğer taraftan, kamu görevlilerinin veya hak sahiplerinin 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile sağlanan haklardan yararlanabilmeleri için yurt içinde ve yurt dışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yararlanmaları, sakatlanmaları, vefat etmeleri gerekmekte iken, 6353 sayılı Kanun ile 3713 sayılı Kanunun kapsamı genişletilerek ayrıca terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda yaralanma, sakatlanma, hastalanma veya hayatın kaybedilmesinin de 3713 sayılı Kanun kapsamına alındığı, buna göre dava konusu olayın bu kapsamda olmadığı, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacılar tarafından, oğullarının vefat olayının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında terör eylemi neden ve etkisi ile gerçekleştiğinin kabulü gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Münevver ERCAN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacıların oğulları, Adana Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser olarak görev yapmakta iken, kamuoyunda "Gezi Parkı" olayları olarak bilinen olaylara müdahale sırasında 05/06/2013 günü gecesi Adana Sular Mevkii'nde belediyeye ait alt geçit inşaatından düşerek ağır yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede 06/06/2013 günü şehit olmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vazife Malullüğü Tespit Kurulu'nun 15/07/2013 tarih ve 268 sayılı kararı ile vefat olayının 3713

sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında olmadığı sonucuna varılarak vazife malullüğü hükümleri uyarınca ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında işlem yapılmasına karar verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. Dairemizin 27/02/2020 tarih ve E:2018/3109 sayılı ara kararı ile; Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan ve Adana İl Emniyet Müdürlüğü'nden; İstanbul ili, Taksim meydanının yayalaştırılması projesi kapsamında; Taksim Gezi parkında bulunan ağaçların sökülmesinin engellenmesi için yapılan eylemlere müdahale edilmesini protesto etmek amacıyla ülke genelinde meydana gelen ve kamuoyunda "Gezi Parkı olayları" olarak bilinen olaylarla bağlantılı olarak Adana ilinde meydana gelen ve 05/06/2013 tarihinde saat 23:00 - 24:00 arası davacıların oğulları olan komiser …'nın (T.C. …) Sular Mevkii'nde belediyeye ait alt geçit inşaatından düşerek 06/06/2013 tarihinde şehit olmasına neden olan olaylara ilişkin 06/06/2013 tarihinde düzenlenen olay tutanağının; olay tarihine ilişkin kısmında yakalandığı belirtilen isimleri sayılan (40 kişi) şahısların yakalanmalarını müteakiben haklarında yapılan adli ve/veya idari işlemlerin neler olduğunun, "terör suçları" nedeniyle haklarında kamu davası açılıp açılmadığının, belirtilen iddia/eylem nedeniyle açılmış bir dava söz konusu ise, sonuçlanıp sonuçlanmadığının; karar verilmiş ise, kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasına, isimleri sayılanların dışında, komiser …'nın şehit olması olayına ilişkin olarak yakalanan başka şahısların olup olmadığının, bu kapsamda yakalanan başka kişi ya da kişiler var ise, "terör suçları" nedeniyle haklarında kamu davası açılıp açılmadığının, belirtilen iddia/eylem nedeniyle açılmış bir dava söz konusu ise, sonuçlanıp sonuçlanmadığının, karar verilmiş ise, kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasına, Adana ilinde meydana gelen ve komiser …'nın şehit olmasına neden olan olaylara ilişkin olarak açılmış başka dava ya da davalar bulunup bulunmadığının, gezi parkı olayları olarak bilinen olayların Adana ilindeki tezahürlerine katılanlar hakkında terör suçlarını işledikleri iddiasıyla açılmış bir davanın mevcut olup olmadığının, mevcut ise, bu dava ya da davalarda söz konusu olayların terör olayı olarak değerlendirilip değerlendirilmediğinin, bu hususa ilişkin olarak verilmiş yargı kararı bulunup bulunmadığının sorulmasına, konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine karar verilmiştir. Adana Emniyet Müdürlüğünden anılan ara kararına cevaben alınan 24/06/2020 tarih ve 15422 sayılı yazı ekinde gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; söz konusu süreçte düzenlenen yürüyüş ve protesto gösterilerini Halkevleri, TKEP/L, TKİP, SYKP, MKP terör örgütü ile iltisaklı şahısların da katılımı ile yasadışı eylemlere dönüştürdüklerinin tespit

edildiği, yürütülen çalışmalar neticesinde düzenlenen protesto gösterilerine terör örgütlerinin talimatları ve çağrıları doğrultusunda katılarak güvenlik güçlerine saldırıda bulunan, kamu ve özel mallara zarar veren, güvenlik güçlerine etkin şekilde direnen, demokratik tepkinin ötesine geçerek halkı isyana teşvik ettiklerine dair bilgiler elde edilen şahıslara yönelik 23/07/2013 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan operasyonel çalışmalar neticesinde; …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … isimli şahıslar yakalanarak adli mercilere sev edilmişler, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/624 sayılı soruşturması ile sevkedildikleri 3 No’lu Hakimlik tarafından ilk sorgulamalarına müteakip 2013/D. İş sayılı kararıyla tutuklu yargılanmalarına karar verildiği, adı geçen şahıslar hakkında diğer suçların yanısıra “terör örgütü propagandası yapmak, silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince 2014/169 Esas sayılı dosyası hakkında yargılama sürecinin devam ettiği, 17/03/2020 günü 24. celsede verilen karar neticesinde Türkiye genelinde alınan Coronavirüs tedbirleri kapsamında Bilim Kurulunun görüşleri doğrultusunda duruşmanın 23/06/2020 günü saat:10.20 ye bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış olup, bahse konu Mahkeme kararının ekte gönderildiği belirtilmiştir. Ayrıca Dairemizin ara kararında isimleri bildirilen 40 şahıs hakkında terör suçları nedeniyle haklarında kamu davası açıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı ifade edilmiştir. Ara kararda olay tarihinde yakalandığı belirtilen şahıslardan 14'ü hakkında, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesince 07/06/2013 tarih ve 2013/212 sorgu no’su ile yapılan yargılama sonucunda tutuklama talepleri reddedilerek, serbest bırakılmalarına karar verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 44. maddesinde, "Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (malûl) denilir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır." kuralına, 45. maddesinde, "44’üncü maddede yazılı malullük; a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa; c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla);

ç) Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; Buna (Vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (Vazife malulü) denir." kuralına, 48. maddesinde ise, "Vazife malullükleri: a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan; b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan; c) Yasak fiilleri yapmaktan; ç) İntihara teşebbüsten; d) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından; doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında (Adi malullük) hükümleri uygulanır." kurallarına yer verilmiştir. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde ise, bu Kanunun amacının, barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olanların, bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesi olduğu belirtilmiş; "Aylık bağlanması" başlıklı 4. maddesinin (c) fıkrasında ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığının, dul ve yetimlerine intikal ettirileceği, bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıkların % 25 arttırılarak ödeneceği kurala bağlanmıştır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un 1. maddesinde; "Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 21. maddesinde; "Kamu görevlilerinden yurt içinde ve yurt dışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak

yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malül olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir." düzenlemesi yer almıştır. Anılan maddenin 04/07/2012 gün ve 6353 sayılı Kanunla eklenen ikinci fıkrasında; "Kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (j) bentleri kapsamına girenlerden terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda yaralanan, sakatlanan, hastalanan veya hayatını kaybedenler, birinci fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri ile dava konusu olay bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Adana Emniyet Müdürlüğü tarafından, İstanbul ili, Taksim meydanının yayalaştırılması projesi kapsamında; Taksim Gezi Parkında bulunan ağaçların sökülmesinin engellenmesi için yapılan eylemlere müdahale edilmesini protesto etmek amacıyla ülke genelinde meydana gelen ve kamuoyunda "Gezi Parkı olayları" olarak bilinen olaylara ilişkin süreçte düzenlenen yürüyüş ve protesto gösterilerini değişik terör örgütü ile iltisaklı şahısların da katılımı ile yasadışı eylemlere dönüştürdüklerinin tespit edildiği, yürütülen çalışmalar neticesinde düzenlenen protesto gösterilerine terör örgütlerinin talimatları ve çağrıları doğrultusunda katılarak güvenlik güçlerine saldırıda bulunan, kamu ve özel mallara zarar veren, güvenlik güçlerine etkin şekilde direnen, demokratik tepkinin ötesine geçerek halkı isyana teşvik ettiklerine dair bilgiler elde edilen şahıslara yönelik yapılan operasyonel çalışmalar neticesinde yakalanan şahısların adli mercilere sevk

edildiği, adı geçen şahıslar hakkında diğer suçların yanısıra “terör örgütü propagandası yapmak, silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince 2014/169 Esas sayılı dosyası hakkında yargılama sürecinin devam ettiğinin bildirildiği, yapılan ara kararlar sonucunda gelen cevaplar ile ekindeki bilgi ve belgelerden olayların başladığı tarihten bittiği tarihe kadarki süreçte yakalanarak gözaltına alınan şahıslar hakkında terörle ilgili suçlardan kesinleşmiş herhangi bir yargı kararının mevcut olmadığı, vefat olayının olaylara müdahale sırasında Adana Sular Mevkii'nde belediyeye ait alt geçit inşaatından düşme sonucunda meydana geldiği göz önüne alındığında, olayın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu duruma göre; vazife malullüğü hükümleri uyarınca ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu Ankara 5. İdare Mahkemesinin 11/02/2016 tarih ve E:2013/1693, K:2016/498 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 10/12/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, temyize konu kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 6 (2021) · PDF sayfa 331–338
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 00e5622538ef2ae4009b38475ac9ba1dffbe81e4f39a7f8e55e3723ad8fcc62f

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a504c9b6e9408d20c05502a6e5d95b706329bd511b755f7444639a91cf3ac89c

← İçtihat arşivine dönün