İdare Hukuku

10. Daire: Bilirkişilik, Bilirkişilik Sicili, Bilirkişilik Listesi

Danıştay 10. Daire, 2024/1450 E., 2024/3821 K., 09.10.2024

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Bilirkişilik, -Bilirkişilik Sicili, -Bilirkişilik Listesi

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 292-298).

Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin karara yaptığı itirazın reddine yönelik Bilirkişilik Bölge Kurulu kararında; davacı hakkında soruşturma yapmakla görevlendirilen kişinin, soruşturma sonucunda karar veren kurulda da yer alması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/1450 Karar No : 2024/3821 Anahtar Kelimeler : -Bilirkişilik, -Bilirkişilik Sicili, -Bilirkişilik Listesi Özeti : Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin karara yaptığı itirazın reddine yönelik Bilirkişilik Bölge Kurulu kararında; davacı hakkında soruşturma yapmakla görevlendirilen kişinin, soruşturma sonucunda karar veren kurulda da yer alması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : Adalet Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 07/02/2024 tarih ve E:2024/27, K:2024/260 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin karara yapılan itirazın reddine yönelik İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulunun 26/11/2021 tarih ve 2021/1248 itiraz sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : İstanbul 11. İdare Mahkemesince verilen 26/10/2023 tarih ve E:2021/2351, K:2023/1910 sayılı kararı ile İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin E:2014/600 sayılı dosyasının tarafı olan … İnşaat Tesisat Taahhüt Tic. Ltd. Şti. vekilinin şikayet dilekçesinde belirtilen hususlar, şirket yetkilileri …, …., şirketin mali müşaviri …. ve ön muhasebeci … tarafından verilen ifadelerle örtüşmekte ise de ilgili ifade sahiplerinin İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin E:2014/600 sayılı dosyasının taraf şirketi çalışanları olması nedeniyle şikayette belirtilen tüm hususların doğru olduğunun kabul edilemeyeceği; ancak dava dilekçesi ve davacının itiraz dilekçesinde yer alan ifadeler de gözetildiğinde; davacının söz konusu bilirkişilik görevlendirmesinden sonra … İnşaat Tesisat Taahhüt Tic. Ltd. Şti.'yi arayarak belge istediği, söz konusu şirket yetkililerince belgelerin mail yoluyla gönderileceği belirtilmesine rağmen ısrarla yerinde inceleme yapılarak mühürlü olarak alınmasını gerektiğini belirttiği, bunun için pastanede buluşma teklifinin davacıdan geldiği, ardından pastanede ve otelde olmak üzere iki görüşme daha yapıldığı, dolayısıyla görevlendirme merci olan Mahkemenin bilgisi ve onayı olmaksızın ve taraflardan bilgi belge temini, yerinde inceleme gibi herhangi bir görev tanımı mevcut olmadığı hâlde şirket yetkilileri ile farklı yerlerde görüşme gerçekleştirdiğinin sabit bulunması nedeniyle, bilirkişilik görevi yapan davacının görevinin saygınlığını ve kişilerin adalete olan güvenini zedeleyen veya şüpheye düşüren her türlü tavır ve davranıştan kaçınmaması nedeniyle Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 10. maddesinde düzenlenen saygınlık ve güven ilkesinin ağır biçimde ihlal edildiği sonuç ve kanaatine varılmakla, ihlale konu eylemin niteliğine göre 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca sicil

ve listeden çıkarılmasına dair karara yapılan itirazın reddine işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, etik ilkelere aykırı olarak hareket edilmediği, yasal olmayan dinlemenin hakkındaki işlemde dikkate alındığı, kırk yılı aşkın süredir görevini layığıyla yerine getirdiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Uğur Yasin Yolal DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle Dairemizin 25/06/2024 tarihli ara kararına cevaplar alındıktan veya yasal cevap verme süreleri geçtikten sonra incelenmesine karar verilen davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı hakkında 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 14. maddesi gereğince denetim ve inceleme başlatılmış, inceleme ve araştırma aşamasında elde edilen bulgular ve savunma kapsamı Kurul başkanı hâkim … tarafından bilgi ve çalışma notu olarak Kurula aktarılmış, ardından İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulunun 05/11/2021 tarih ve 2021/1120 sayılı kararı ile 6754 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından yapılan itiraz ise İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulunun 26/11/2021 tarih ve 2021/1248 itiraz sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bunun üzerine itirazın reddine ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 24/11/2016 tarih ve 29898 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun; "Bilirkişilik bölge kurulları" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Her bölge adliye mahkemesinin kurulu bulunduğu yerde bir bilirkişilik bölge kurulu kurulur. (2) Bölge kurulu aşağıdaki üyelerden oluşur: a) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesi tarafından istekleri bulunan ve bölge kurulunun bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi üyeleri arasından seçilen bir kişi b) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesi tarafından bölge kurulunun bulunduğu il merkezi adli yargı ilk derece hukuk ve ceza mahkemelerinde görev yapan birer hâkim ve bir Cumhuriyet savcısı ile idari yargı ilk derece idare ve vergi mahkemelerinde görev yapan birer hâkim olmak üzere seçilen toplam beş kişi (3) Bölge adliye mahkemesi üyeleri arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından seçilen üye, bölge kurulunun başkanıdır. Başkanın yokluğunda en kıdemli üye başkana vekalet eder. (4) Bölge kurulunun sekretarya hizmetlerini yerine getirmek üzere bölge adliye mahkemesinde bir yazı işleri müdürlüğü kurulur. Bu müdürlükte Bakanlık tarafından görevlendirilen bir müdür ile yeteri kadar memur bulunur. (5) Bölge kurulu, ayda bir toplanır. Bölge kurulunun başkanı, bölge kurulunu her zaman toplantıya çağırabilir. Bölge kurulu üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile karar alır. (6) Bölge kurullarının denetimi, adalet müfettişlerince yapılır." hükmüne; "Bilirkişilik bölge kurullarının görevleri" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Bölge kurullarının görevleri şunlardır: ... ç) Bilirkişilerin sicil ve listeden çıkarılmasına karar vermek. ..." hükmüne; "Bilirkişilik bölge kurulu başkanının görevleri" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Bölge kurulu başkanının görevleri şunlardır: ... d) Sicil ve listeden çıkarılmasına karar verilen bilirkişilerle ilgili işlemleri yürütmek.

e) Bilirkişilik temel ilkeleri ile etik ilkeleri ihlal ettiği iddia edilen bilirkişiler hakkında başvuru üzerine veya resen gerekli inceleme ve araştırmayı yapmak veya yaptırmak. ... (2) Bölge kurulu başkanı münhasıran bu Kanunda belirtilen görevleri yerine getirir; bölge kurulu başkanına başka bir görev verilemez." hükmüne; "Bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Bilirkişiler, aşağıdaki şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarılır: a) Bilirkişiliğe kabul şartlarının kaybedilmesi veya sicile kabul tarihinde gerekli şartların bulunmadığının sonradan tespit edilmesi. b) Kanuni bir sebep olmaksızın bilirkişilik yapmaktan kaçınılması veya raporun belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmemesi. c) Bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması. ç) 3’üncü maddede belirtilen temel ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunulması. d) Bölge kurulu tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunulmaması. e) Bilirkişilik süresinin dolmasına rağmen süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmaması. f) Bilirkişinin sicilden çıkarılmayı talep etmesi. (2) Birinci fıkranın (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir." hükmüne; "İtiraz ve dava hakkı" başlıklı 15. maddesinde, "(1) Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup kişilerin özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi

sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Bu nedenle, adli, idari ve disiplin hukuku anlamında suç teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usûller çerçevesinde yapılması da söz konusu isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilmesi; bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, hatta teknik konularda bilirkişilere inceleme yaptırılmak suretiyle, soruşturulanların görev ve konumları itibarıyla sorumlukları ile suçun oluş biçimi irdelenerek fiilin sübut bulup bulmadığının her türlü şüpheden uzak olacak şekilde ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen soruşturma sonucunda, adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan hakkında soruşturmacı kanaat teklifinin de yer aldığı soruşturma raporunun hazırlanması ve raporun disiplin cezası vermeye yetkili amire veya kurula sunulması üzerine yetkili amir ve kurullarca yukarıda sıralanan bilgi ve belgelerin bulunduğu soruşturma dosyasının incelenerek karar verilmesi, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olması, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması gerekliliği, disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de bir gereğidir. Öte yandan, soruşturma yapmakla görevlendirilenlerin ve cezayı verecek olan disiplin amirlerinin soruşturmaya konu olayla hiçbir ilgisi bulunmayan kişilerden olmaları, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin suç konusu eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan kişilerden olmamaları, ayrıca soruşturulanın veya olayın mağduru durumundaki kişilerden etkilenecek konumda bulunmayan tamamen tarafsız kişi veya kişilerden olması, kıdem ve görev bakımından en az soruşturulan ile aynı seviyede veya üst düzeyde bulunmaları gerekmektedir. Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin kararın İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu başkanı olan hâkim … tarafından

bilgi ve çalışma notu olarak Kurula aktarıldığı, yine hâkim …’ün başkan olarak yer aldığı Kurulca 05/11/2021 tarih ve 2021/1120 sayılı kararın verildiği ve davacı tarafından yapılan itirazın da yine hâkim …’ün başkan olarak yer aldığı 26/11/2021 tarih ve 2021/1248 itiraz sayılı karar ile reddedildiği, bu durumda, disiplin hukuku ilke ve esasları çerçevesinde, objektiflik ve tarafsızlık ilkeleri göz ardı edilerek tesis edilen dava konusu işlemde bu yönü ile hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin İstanbul 11. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 07/02/2024 tarih ve E:2024/27, K:2024/260 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan 704,50 TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 18 (2025) · PDF sayfa 292–298
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: ddee7edb7db43bd1986fd858d7702050b3575d0d1dc75c7fba1345430fc54142

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: bf29ebd974cfc2e414934ea713e3296df70854016456855df6807fbc703eee16

← İçtihat arşivine dönün