İdare Hukuku

10. Daire: Destek İhtiyacı, Destek Zararı, Destek Yoksun Kalanın Evlenmesi

Danıştay 10. Daire, 2019/6586 E., 2019/7770 K., 13.11.2019

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Destek İhtiyacı, -Destek Zararı, -Destek Yoksun Kalanın Evlenmesi

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 270-275).

Sağ kalan eşin yeniden evlenmesi durumunda, ölen eşin desteğine olan ihtiyacı yeni evlilik ile sona ereceğinden, sağ kalan eş yararına sadece yeniden evlenme tarihine kadar olan süre ile sınırlı olarak destekten yoksun kalma tazminat hesaplanması gerektiği hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y Onuncu Daire Esas No : 2019/6586 Karar No : 2019/7770 Anahtar Kelimeler : -Destek İhtiyacı, -Destek Zararı, -Destek Yoksun Kalanın Evlenmesi Özeti : Sağ kalan eşin yeniden evlenmesi durumunda, ölen eşin desteğine olan ihtiyacı yeni evlilik ile sona ereceğinden, sağ kalan eş yararına sadece yeniden evlenme tarihine kadar olan süre ile sınırlı olarak destekten yoksun kalma tazminat hesaplanması gerektiği hakkında. Temyiz Eden (Davalı) : Sağlık Bakanlığı (Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu) Vekilleri : Huk. Müş. … - Huk. Müş. Av. … Karşı Taraf (Davacılar) : Kendi Adına Asaleten …'e Velayeten … Vekilleri : Av. … İstemin Konusu : Mardin İdare Mahkemesinin 15/09/2015 tarih ve E:2014/241, K:2015/1931 sayılı kararının kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci : Dava Konusu İstem: Davacılar tarafından, murisleri olan …'ün soğuk algınlığı şikayetiyle gittiği Uludere Devlet Hastanesinde, antibiyotik alerjisi olmasına rağmen alerjisi olup olmadığı sorulmadan, yeterli tetkik yapılmadan antibiyotik uygulanması nedeniyle hayatını kaybettiği, olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık davacı eş için 60.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile artırılarak 298.932,52 TL TL), kızı için 60.00,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile artırılarak 94.529,25 TL) maddi tazminat ile davacıların her biri için ayrı ayrı 125.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mardin İdare Mahkemesince verilen 15/09/2015 tarih ve E:2014/241, K:2015/1931 sayılı kararda; olayla ilgili olarak Uludere Cumhuriyet Başsavcılığınca

yürütülen soruşturma kapsamında Adli Tıp 1. İhtisas Kurulundan alınan 28/08/2013 tarihli raporda; nöbetçi doktor tarafından muayenesi yapılan, tetkikleri istenilen ve hastanede tedavisine başlanan hastaya, sorumlu hekimin bilgisi dışında, hastayı muayene etmeden, alerjisi olup olmadığını sorgulamadan, hemogram sonucuna göre seftriakson isimli ilaç uygulanması talimatını veren Dr. E.P.'nin kusurlu bulunduğu yönünde görüş verildiği, sağlık hizmetinin sunumu sırasında idare çalışanının kusurlu fiili nedeniyle davacılar yakının vefat ettiği anlaşıldığından olayda idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılarak davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile toplam 393.461,77 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Temyiz Edenin İddiaları: Tanı, tedavi ve korunma amacıyla verilen ilaçlara karşı ortaya çıkan ilaç alerjisinin önceden tespitine yönelik bir test bulunmadığı, yıllarca kullanılan ilaçlara karşı da alerjik reaksiyon gelişebildiği, olayda idarenin hizmet kusuru bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir. Karşı Tarafın Savunması : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi : Birsen Tamkoç İrak Düşüncesi : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının davacı …'ün maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin kısmı ve davacı … için kabulüne karar verilen maddi tazminat tutarının miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I) sayılı cetvelde yer alması nedeniyle 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2/1-ç ve 6/1 maddeleri uyarınca taraf sıfatını haiz bulunduğundan bakılan davada hasım mevkiine alınan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'nun, 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 203/1-ğ maddesi ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I) sayılı cetvelden çıkartılarak anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 184. maddesi ile Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü adıyla Sağlık Bakanlığı'nın hizmet birimi olarak teşkilatlandırıldığı anlaşıldığından dosya Sağlık Bakanlığı husumetiyle ele

alınarak Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Hukuki Değerlendirme : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacı …'ün maddi tazminat isteminin kabulüne, kabul edilen maddi tazminat tutarının dava dilekçesinde talep edilen, 60.000,00 TL'lik kısmına ve davacılar için hükmedilen manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyiz istemine konu Mahkeme kararının, davacı …'ün maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı yönünden incelenmesinde; Destekten yoksun kalma tazminatının amacı; desteğini yitiren kimsenin, ölümünden önce bulunduğu sosyal ve ekonomik yaşam düzeyinin devamını sağlayacak yardımın karşılığı olan paranın ödettirilmesidir. Dolayısıyla, destekten yoksunluk zararı, ölüm olayı olmasaydı desteğin yapacağı varsayılan yardım tutarı geleceğe yönelik olarak belirlenmek suretiyle hesaplanmaktadır. Eşin ölümü durumunda onun desteğinden yoksun kalan diğer eş yararına, kural olarak destekten yoksun kalınan süre ile sınırlı olarak hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Sağ kalan eşin yeniden evlenmesi durumunda da, ölen eşin desteğine olan ihtiyacı yeni evlilik ile sona ereceğinden, sağ kalan eş yararına sadece yeniden evlenme tarihine kadar olan süre ile sınırlı olarak hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkeme kararına esas alınan 19/05/2015 tarihli hesap bilirkişi raporunda, davacı eş …'ün %25 evlenme ihtimali olduğu kabul edilerek, muhtemel bakiye ömrünün tamamı için destekten yoksun kalma zararı hesaplanmışsa da; UYAP bilgi sisteminden ulaşılan nüfus kayıt örneği incelendiğinde, adı geçen davacının 15/03/2015 tarihinde yeniden evlendiği anlaşılmakta olup, evlenme tarihinden itibaren ölen eşin desteğine olan ihtiyacının sona erdiği açıktır. Bu durumda; davacı …'ün destekten yoksun kalma zararının, eşinin ölüm tarihinden yeniden evlendiği tarihe kadar olan dönemle sınırlı olarak hesaplanması gerektiğinden, Mahkeme kararının, davacı yararına

hükmolunan maddi tazminata ilişkin kısmında bu yönüyle hukuka uyarlık görülmemiştir. Temyiz istemine konu Mahkeme kararının, davacı … için miktar artırım dilekçesi ile artırılan tazminat miktarına yürütülecek faize ilişkin kısmı yönünden incelenmesinde; Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi eklenmiştir. 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde, "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir. Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuna göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır.

2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibariyle yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir. 2577 sayılı Kanunda, tam yargı davalarında, dava dilekçesindeki miktarın artırımına olanak tanıyan düzenleme uyarınca, davanın kabul edilmesi halinde artırılan tazminat miktarı yönünden yasal faizin, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan miktar artırımına ilişkin dilekçenin idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren uygulanması gerekir. Bakılan davada, davacılar tarafından, hesap bilirkişisi raporu uyarınca 22/06/2015 tarihli dilekçe ile maddi tazminat miktarı davacı … için 34.529,25 TL tutarında arttırılmış, anılan dilekçe 13/07/2015 tarihinde davalı idare kayıtlarına girmiştir. Dolayısıyla artırılan tazminat miktarı bakımından, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan 13/07/2015 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Karar Sonucu : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki Mardin İdare Mahkemesinin 15/09/2015 tarih ve E:2014/241, K:2015/1931 sayılı kararının, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacı …'ün maddi tazminat isteminin kabulüne, … için kabul edilen maddi tazminat tutarının dava dilekçesinde talep edilen 60.000,00 TL'lik kısmına ve davacılar için hükmedilen manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısımlarının onanmasına, 3. Davacı …'ün maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin kısmının ve davacı … yönünden miktar artırım dilekçesiyle artırılan maddi tazminat miktarına idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının bozulmasına, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini

izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 3 (2020) · PDF sayfa 270–275
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: d4f32385e5a784c6690799caee0ddcc98e5b614186f75580cf9213b46ac7470e

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a20a7d2a7ec4635687dd1d096086ad4ef64834024e631f2c12d45581e3e78862

← İçtihat arşivine dönün