Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Terör, -Tazminat, -5233 Sayılı Yasa
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 270-273).
Terör eylemlerinden kaynaklanan zararların tazmini istemiyle açılan davalarda, mahkemece öncelikle olayda idarenin hizmet kusurunun veya kusursuz sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, idarenin belirtilen türden bir sorumluluğunun tespit edilememesi halinde, 5233 sayılı Yasa hükümlerine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2019/5888 Karar No : 2021/1300 Anahtar Kelimeler : -Terör, -Tazminat, -5233 Sayılı Yasa Özeti : Terör eylemlerinden kaynaklanan zararların tazmini istemiyle açılan davalarda, mahkemece öncelikle olayda idarenin hizmet kusurunun veya kusursuz sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, idarenin belirtilen türden bir sorumluluğunun tespit edilememesi halinde, 5233 sayılı Yasa hükümlerine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği hakkında. TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR): Kendi adına asaleten … adına velayeten … VEKİLLERİ : Av. … TEMYİZ EDEN (DAVALI) : İçişleri Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMLERİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdare Dava Dairesinin 25/06/2018 tarih ve E:2018/840, K:2018/1111 sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacılar yakınının 28/06/2016 tarihinde Atatürk Havalimanında yapılan terör saldırısı sonucu vefatı sebebiyle oluştuğu ileri sürülen zararlara karşılık eş için 100.000,00 TL, çocuk için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul 3. İdare Mahkemesinin kararıyla; terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal
risk ilkesi kapsamında bulunup 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanmayan ilgililerin ileri sürdükleri manevi zarara bağlı tazminat taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda, idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kuralları çerçevesinde 2577 sayılı Kanunun öngördüğü usullere tabi olarak manevi tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin yargısal incelemenin yapılması gerektiği, bakılan davada davacıların yakını olan kişinin ölümü neticesinde yaşam süresince duyacakları üzüntü, acı, psikolojik çöküntü nedeniyle takdiren, davacı eşe 50.000,00 TL, davacı çocuğa ise 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 08/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar vekili tarafından, müvekkilinin dava konusu olayda eşini kaybettiği, Zarar Tespit Komisyonu tarafından yapılan ödemenin son derece az ve çocuğuyla tek başına kalan müvekkilinin zararlarını karşılamaktan uzak olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının son derece düşük olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, idarelerinin olayda üzerine düşen dikkat ve özeni gösterdiği, olayda idarelerinin hizmet kusurunun bulunmadığı, olayın bir terör olayı olduğu, 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ilgili Kanunda manevi tazminat düzenlenmediğinden sorumluluklarının bulunmadığı, manevi tazminatta temerrüt söz konusu olmadığından faize hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : Emine Vurgun DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın ve aynı olaya ilişkin temyiz dosyalarının birlikte incelenmesinden; 28/06/2016 tarihinde terör saldırısı nedeniyle Atatürk Havalimanında meydana gelen patlama nedeniyle zarara uğrayan davacı/davacılar tarafından, olayda davalı idarenin/idarelerin hizmet kusuru/kusursuz sorumluluk hali bulunduğu ileri sürülmüş, ancak İdare Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından olayda davalı idarenin/idarelerin hizmet kusuru/kusursuz sorumluluk hali bulunmadığı sonucuna varılmış, davacı/davacılar tarafından dosyalarda bulunan olaya ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirilmediği, temyiz aşamasında da aynı iddiaları devam ettiğinden Dairemizce öncelikle bu hususa ilişkin olarak davacı/davacıların temyiz iddiaları doğrultusunda dava konusu olay değerlendirilmiştir. Dava konusu olayın bir terör olayı olduğu açık olmasına rağmen, bu terör olayında idarenin hizmet kusuru/kusursuz sorumluluğunun bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Dairemizin konuyla ilgili yerleşik içtihadı da; terör eylemi sonucu bir zararın ortaya çıkması durumunda, öncelikle söz konusu olayın meydana gelmesinde idarelere atfı kabil bir hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk hallerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, idarenin gerek hizmet kusuru gerekse kusursuz sorumluluk hallerinin olayda bulunmaması durumunda 5233 sayılı Kanun kapsamında gerekli inceleme ve araştırma yapılarak karar verileceği yönündedir. Bu nedenle idarenin/idarelerin olay öncesi genel güvenlik hizmetlerine ilişkin kusuru/kusursuz sorumluluğunun tespiti için olay öncesinde olaya ilişkin ihbar veya istihbari bilgi ve belge olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Olay öncesinde ve olaya ilişkin istihbari bilgi belge var ise idarenin bu konuda özel bir önlem almaması neticesinde oluşan zarardan hizmet kusuru ilkesi uyarınca sorumlu tutulacağı açıktır. İncelenen dosyalarda İdare Mahkemeleri tarafından yapılan ara kararlar üzerine dosyalara giren bilgi ve belgelere göre; İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ilgili birimlerince emniyete ulaşan ve gerekli birimlerle paylaşılan genel nitelikteki muhtemel eylemlere ilişkin yazıların sunulduğu, olaya ilişkin ihbarın bulunmadığının belirtildiği, söz konusu yazıların incelenmesinden; davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için olay öncesinde olaya ilişkin istihbari bilginin yer, zaman, kişi unsurlarından bir ya da bir kaçının belirli olacak şekilde idarece bilinmesi ve idarenin bu bilgiye rağmen gerekli önlemi almaması halinde söz konusu olacağı değerlendirildiğinde; dava konusu olayda Emniyet birimlerinde olay öncesinde olaya ilişkin herhangi bir ihbarın bulunmadığına
ilişkin yazıları da gözönünde tutularak idarenin hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluğundan söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdare Dava Dairesinin 25/06/2018 tarih ve E:2018/840, K:2018/1111 sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İstanbul 3. İdare Mahkemesine gönderilmesine, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, 23/03/2021 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY Dava konusu olay, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda 28/06/2016 tarihinde DEAŞ mensubu teröristlerin yanlarındaki bombayı patlatmaları ve ellerindeki silahlarla etrafa ateş etmeleri sebebiyle meydana gelmiştir. Olayın oluş şekli, olay tarihi, olaya yakın zamanlarda ülkemizde meydana gelen benzer terör olayları (20/07/2015 tarihinde Suruç Patlaması, 10/10/2015 Ankara Gar Patlaması, 17/02/2016 Merasim Sokak Patlaması, 13/03/2016 tarihinde Güvenpark Patlaması, 07/06/2016 tarihinde Vezneciler Patlaması...), olay öncesinde havalimanı gibi yerlerde bombalı terör eylemi yapılacağına dair istihbari bilgilerin bulunduğu, olay tutanağına göre teröristlerin güvenlik tarafından kamera sistemi ile fark edildiği, polisin müdahalesi sırasında olayın yaşandığı dikkate alınarak ülkemiz gibi terör olaylarının sık yaşandığı ve sürekli teyakkuz halinde olunması gereken bir ülkenin en büyük havalimanında meydana gelen bu patlama ve silahlı saldırı olayında öncelikle idarenin olaya ve olayın önlenmesine ilişkin hizmet kusurunun olduğu oyuyla aksi yöndeki Daire çoğunluk kararına katılmıyorum.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 8 (2021) · PDF sayfa 270–273
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 608d245384cdfb58b7f10fd1f46570c613da3718de1f304744eb62411f63f9c1
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 1991ce36f4586aa40605e17044e37b976f3f4876e7bee42f638affe74b6dc3e9
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün