Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -İhtiyati Haciz, -Hazine Arazisi, -6292 Sayılı Orman Kanunu
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 246-253).
6292 sayılı Orman Kanununun 2-B maddesi kapsamında olup, Hazine adına kayıtlı taşınmazın beyanlar hanesinde kullanıcısı olan dava dışı şahsın davacılara olan borcundan dolayı tapudaki belirtmeyle sınırlı olarak taşınmaza ihtiyati haciz konulabileceği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y Onuncu Daire Esas No : 2014/1470 Karar No : 2019/3835 Anahtar Kelimeler : -İhtiyati Haciz, -Hazine Arazisi, -6292 Sayılı Orman Kanunu Özeti : 6292 sayılı Orman Kanununun 2-B maddesi kapsamında olup, Hazine adına kayıtlı taşınmazın beyanlar hanesinde kullanıcısı olan dava dışı şahsın davacılara olan borcundan dolayı tapudaki belirtmeyle sınırlı olarak taşınmaza ihtiyati haciz konulabileceği hakkında. Temyiz Eden (Davacılar) : 1- … 2- … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalılar) : 1- Eyüp Kaymakamlığı 2- İstanbul Defterdarlığı Vekili : Av. … İstemin Konusu : İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nin 19/11/2013 tarih ve E:2013/14, K:2013/2122 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Yargılama Süreci : Dava Konusu İstem: Dava, davacılar tarafından, Orman Kanunu'nun 2-B maddesi gereği Hazine adına tescilli İstanbul İli, Eyüp İlçesi, … Köyü, … parselin tapu beyanlar hanesine taşınmazın bir kısmı üzerinde zilyet olduğu belirtilen kişinin, üçüncü şahıslara olan borcu nedeniyle İstanbul 19. İcra Müdürlüğünce taşınmazın bu bölümü üzerine bu hususun belirtmesi amacıyla konulan ibarenin, İstanbul Valiliği Defterdarlık Avrupa Yakası Milli Emlak Müdürlüğü'nün 24/09/2012 tarih ve 057841 sayılı işlemi ile ''Devlet mallarına haciz konulamayacağı'' gerekçesine istinaden terkinine yönelik olarak tesis olunan 03/12/2012 tarih
ve 19313 sayılı Eyüp Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nin 19/11/2013 tarih ve E:2013/14, K:2013/2122 sayılı kararıyla, anılan taşınmazın 2-B arazisi olduğu, bu arazinin asıl sahibinin ise Hazine olduğu, ayrıca Hazine arazilerinin 6183 sayılı Kanun uyarınca haczedilmeyeceğinden, davalı idarelerce tapuda konulan şerhin silinmesinin istenilmesine ilişkin İstanbul Valiliği Defterdarlık Avrupa Yakası Milli Emlak Müdürlüğü'nün 24/09/2012 tarih ve 057841 sayılı işlem ile tapudan silinmesine ilişkin Eyüp Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü işleminin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz Edenin İddiaları : Davacılar tarafından, dava dışı …’in, Hazine adına tescilli söz konusu taşınmazın zilyedi olduğu, adı geçenin borcuna karşılık keşide ettiği senedin, tahsil cirosuyla davacılara ciro edildiği, davacılar tarafından başlatılan takip neticesinde, adı geçenin anılan taşınmazı satın alma hakkı üzerine haciz konulması talep edilmiş ise de, tapuda beyanlar hanesinde bu hususlarda belirtme yapıldığı, anılan borçlunun, mülkiyet hakkına dönüştürülecek zilyetlik hakkına haciz konmaya çalışılırken, tapudaki belirtmeye rağmen taşınmazdaki haklarını bir başka kişiye devrettiği, ayrıca bu devir işlemine karşı tasarrufun iptali davası açıldığı, İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ihtiyati haciz kararı dikkate alınmaksızın, taşınmaz üzerindeki beyanın terkin edildiği, İstanbul Muhakemat Müdürlüğü’nün bu hususta yetkisinin bulunmadığı, bu hususta terkini istemeye ilgili İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğu, Hazine malına haciz konulmasının söz konusu olmadığı, borçlunun anılan taşınmaz üzerindeki satın alma hakkı üzerine bir belirtme yapıldığı, dava konusu işlemlerin tesisinde kamu yararının gözetilmediği, üçüncü kişiler lehine işlem tesis edildiği iddia edilmektedir. Karşı Tarafın Savunması : Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi Sevda Yılmaz Bozkurt'un Düşüncesi: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İnceleme ve Gerekçe: Maddi Olay : Borçlusu dava dışı …, alacaklıları dava dışı … ve … olan 31/12/2008 düzenleme, 31/12/2010 ödeme tarihli ve 26.250.000 USD bedelli bononun davacılara ciro edildiği, anılan borcun adı geçen borçlu tarafından ödenmemesi üzerine, davacılar tarafından, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün E:2012/1637 sayılı dosyasında, borçlu aleyhine, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, aynı zamanda İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Değişik İş:2012/70 sayılı dosyasında, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczedilmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu, anılan Mahkeme'nin 09/02/2012 tarih ve K:2012/64 sayılı kararıyla, …'in taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verildiği, bunun üzerine İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün 14/02/2012 tarih ve E:2012/1637 sayılı yazısıyla, Eyüp Tapu Müdürlüğü'ne, İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin anılan kararı gereği işlem yapılarak borçlu adına kayıtlı olduğu daha önce beyan edilen gayrimenkuller ile borçlu adına kayıtlı sair gayrimenkul üzerine taşınmazın borçluya aidiyetinin tespiti halinde tapu kaydının ihtiyaten haczedilmesi, 15/02/2012 tarih ve E:2012/1637 sayılı yazısıyla da, Avrupa Yakası İstanbul Milli Emlak Müdürlüğü'ne, İstanbul İli, Eyüp İlçesi, … Köyü, … parselde bulunan taşınmazın zilyetliğinin borçluya ait olması halinde ihtiyaten haczedilmesine karar verildiğinden bahisle, İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin anılan kararı gereği işlem yapılması gerektiği hususunun bildirildiği, Eyüp Tapu Müdürlüğü'nün 14/02/2012 tarih ve 2256 yevmiye numaralı, 23/03/2012 tarih ve 4439 yevmiye numaralı işlemleriyle, söz konusu taşınmazın mülkiyeti Hazine adına kayıtlı olduğundan haciz talebi yerine getirilememiş ise de, (taşınmazın zilyetliği adı geçen borçluya ait olduğundan) ileride bir hak kaybı olmaması için İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı gereği taşınmaz hakkında haciz talebi bulunduğu hususunda kütüğün beyanlar hanesine belirtme yapılarak, bu hususun İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'ne bildirildiği, Maliye Bakanlığı İstanbul Muhakemat Müdürlüğü'nce İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün haciz müzekkerelerine itiraz edilmesi sonrasında, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün muhtelif tarihli yazılarıyla, Eyüp Tapu Müdürlüğü, Avrupa Yakası İstanbul Milli Emlak Müdürlüğü ve Maliye Bakanlığı İstanbul Muhakemat Müdürlüğü'nden, borçlunun söz konusu taşınmaz üzerindeki 6292 sayılı Kanun'un 6/10. maddesi kapsamındaki hak sahipliğinin başkalarına devrinin önlenmesi amacıyla İcra ve İflas Kanunu'nun 94/3.
maddesi gereğince satın alma, tescil isteme ve zilyetliğini devir hakkına haciz şerhi konulmasının istenildiği, akabinde İstanbul Valiliği Defterdarlık Avrupa Yakası Milli Emlak Müdürlüğü'nün 24/09/2012 tarih ve 057841 sayılı dava konusu işlemiyle, Devlet mallarına haciz konulamayacağından bahisle, bahse konu taşınmazın tapu kaydındaki 2256 ve 4439 yevmiye numaralı belirtmelerin terkininin Eyüp Tapu Müdürlüğü'nden istenildiği, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün 30/11/2012 tarih ve E:2012/1637 sayılı yazısıyla, Eyüp Tapu Müdürlüğü'ne 4439 yevmiye numaralı belirtmenin halen devam ettiği, muhakkak muhafaza edilmesi gerektiği hususu bildirilmiş ise de, Eyüp Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü'nün 03/12/2012 tarih ve 19313 sayılı dava konusu işlemiyle, anılan belirtmelerin tapu kaydından terkin edilmesi sonrasında bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İlgili Mevzuat: 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "2/B alanları", 6831 sayılı Kanunun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine veya kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve çıkarılacak yerler olarak tanımlanmış; "Hak Sahibi, Başvuru ve Doğrudan Satış" başlıklı 6. maddesinde, "(1) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır. ... (9) Peşin satışlarda satış bedelinin tamamını, taksitli satışlarda ise peşinatı veya taksitleri vadesinde ödememek suretiyle yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin doğrudan satın alma hakları düşer. Ancak, taksitli satışlarda, taksit süresinin sonuna kadar ödenmek kaydıyla taksitlerden ikisinin vadesinde ödenmemesi yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmez. Vadesinde ödenmeyen taksit tutarlarına 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51’inci maddesine göre belirlenen oranda gecikme zammı uygulanır. (10) Hak
sahibi olunmasında kanuni halefiyet, hak sahibinin veya mirasçılarının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra noter tarafından düzenlenecek muvafakatname vermeleri hâlinde ise akdî halefiyet hükümleri geçerlidir. Bu fıkraya göre noter tarafından düzenlenecek muvafakatnamelerden 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre elli Türk Lirası maktu noter harcı alınır. ... (13) Hak sahiplerinden idarenin teklifini kabul etmeyenler doğrudan satış hakkından yararlanamazlar, başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. (14) Bu maddeye göre hak sahibi bulunmayan veya doğrudan satın almaya ilişkin hak sahipliği kalmayan taşınmazların tapu kütüklerinde yer alan 2/B, kullanıcı ve muhdesat belirtmeleri Maliye Bakanlığının talebi üzerine tapu idaresince terkin edilir ve bu taşınmazlar Maliye Bakanlığınca satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir. ..." hükmüne yer verilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un "Haczedilemeyecek mallar" başlıklı 70. maddesinin 1. fıkrasında, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere Devlet malları ile hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği belirtilmiştir. Öte yandan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Haczi caiz olmıyan mallar ve haklar" başlıklı 82. maddesinin 1. fıkrasının (1) numaralı bendinde, Devlet mallarının haczinin caiz olmadığı belirtilmiş; "İhtiyati haciz şartları" başlıklı 257. maddesinde, "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." hükmüne yer verilmiş; "İhtiyati haciz kararının icrası" başlıklı 261. maddesinde, "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99’uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir. ..." hükmü yer almıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 973. maddesinin 1. fıkrasında, bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimsenin onun zilyedi olduğu düzenlenmiş; 981. maddesinde, "Zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir. Zilyet, rızası dışında kendisinden alınan şeyi taşınmazlarda el koyanı kovarak, taşınırlarda ise eylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alarak zilyetliğini koruyabilir. Ancak, zilyet durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır." hükmü düzenlenmiş; 992. maddesinde, "Tapuya kayıtlı taşınmazlarda, hak karinesinden ve zilyetlikten doğan dava açma hakkından yalnız adına tescil bulunan kimse yararlanır. Bununla birlikte taşınmaz üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse, gasp veya saldırı sebebiyle dava açabilir." hükmüne yer verilmiştir. Hukuki Değerlendirme: Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, Orman Kanunu'nun 2-B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve çıkarılacak yerlerin, 6292 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın (mülga Maliye Bakanlığı'nın) tasarrufuna geçtiği, bu taşınmazlar hakkında, anılan Kanun'un yürürlüğe girdiği 26/04/2012 tarihinden önce oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre, bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde başvuruda bulunanlardan, idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenlerin bu Kanuna göre söz konusu taşınmazı doğrudan satın alma hakkına sahip olduğu, hak sahibi olunmasında kanuni halefiyet, hak sahibinin veya mirasçılarının bu Kanunun yürürlüğe girdiği 26/04/2012 tarihinden sonra noter tarafından düzenlenecek muvafakatname vermeleri hâlinde ise akdî halefiyet hükümlerinin geçerli olduğu, peşin satışlarda satış bedelinin tamamını, taksitli satışlarda ise peşinatı veya taksitleri vadesinde ödememek suretiyle yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin doğrudan satın alma haklarının düşeceği, hak sahiplerinden idarenin teklifini kabul etmeyenlerin doğrudan satış hakkından yararlanamayacağı gibi başkaca talepte de bulunamayacağı, hak ve tazminat talep edemeyeceği, dava açamayacağı, bu kapsamda, taşınmazların tapu kütüklerinde yer alan, hak sahipliği bulunmayan veya doğrudan satın almaya ilişkin hak sahipliği kalmayanlara ilişkin 2-B, kullanıcı ve muhdesat belirtmelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın talebi üzerine tapu idaresince terkin edileceği ve bu taşınmazların Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirileceği açıktır.
Ayrıca, İcra ve İflas Kanunu'na göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilmekte, alacaklının, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını isteme mecburiyeti bulunmakta, aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkmakta, anılan ihtiyati haciz kararları ise, bu Kanun'un haczin ne suretle yapılacağına dair 79. ila 99. madde hükümlerine göre icra edilmektedir. Uyuşmazlıkta, davacıların İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün E:2012/1637 sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine konu ettiği 31/12/2008 düzenleme, 31/12/2010 ödeme tarihli ve 26.250.000 USD bedelli senedin borçlusu davadışı …'in, İstanbul İli, Eyüp İlçesi, … Köyü, … parselde bulunan Hazine adına kayıtlı taşınmazın kullanıcısı olduğunun taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde yer alan 27/03/2000 tarih ve 1292 yevmiye numaralı belirtmeden anlaşıldığı, bu anlamda 6292 sayılı Kanun kapsamında süresi içerisinde başvuruda bulunup, idarece tespit edilerek satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul etmesi kaydıyla anılan taşınmazı doğrudan satın alma hakkına sahip olduğu gibi, doğrudan satın almaya ilişkin bu hak sahipliğini, anılan Kanun'un 6/10. maddesi kapsamında Kanun'un yürürlüğe girdiği 26/04/2012 tarihinden sonra noter tarafından düzenlenecek muvafakatnameyi vererek devredebileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dava konusu işlemler ile terkin edilen belirtmelere esas teşkil eden 09/02/2012 tarih ve Değişik İş:2012/70, K:2012/64 sayılı kararıyla, borçlu …'in taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verildiği, kararda herhangi bir taşınmaz malın ada ve parsel sayısına yer verilmediği, bu karar kapsamında, Hazine adına kayıtlı olup adı geçenin kullanımında bulunan İstanbul İli, Eyüp İlçesi, … Köyü, … parselde bulunan taşınmazın tapu kütüğünde, adı geçenin taşınmaz üzerinde doğması muhtemel doğrudan satın alma hakkına, bir başka ifadeyle doğması muhtemel malvarlığı hakkına yönelik belirtmede bulunulduğu, 6183 sayılı Kanun'un 70/1. maddesi ile 2004 sayılı Kanun'un 82/1-1. maddesi doğrultusunda Hazine adına kayıtlı İstanbul İli, Eyüp İlçesi, … Köyü, … parselde bulunan taşınmazın ihtiyaten haczedilmesinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, anılan belirtmelerin Devlet mallarına haciz konulamayacağından bahisle terkinine ilişkin dava konusu işlemlerde
hukuka uygunluk, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. Karar Sonucu : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddi yolunda verilen İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nin 19/11/2013 tarih ve E:2013/14, K:2013/2122 sayılı kararının bozulmasına, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 14/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 3 (2020) · PDF sayfa 246–253
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 36e962840c78fa6eb187af8f9f3cc400a09a827cbd164e592763a8fcb0b288e7
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a20a7d2a7ec4635687dd1d096086ad4ef64834024e631f2c12d45581e3e78862
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün