Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -4483 Sayılı Kanun, -Hakimin Çekinmesi, -Bölge İdare Mahkemesi Üyeleri
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 34-36).
Bölge İdare Mahkemesi üyelerinin 4483 sayılı Kanun uyarınca inceledikleri dosyalarda çekinmelerinin söz konusu olamayacağı hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y BİRİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1016 Karar No : 2024/993 Anahtar Kelimeler : -4483 Sayılı Kanun, -Hakimin Çekinmesi, -Bölge İdare Mahkemesi Üyeleri Özeti : Bölge İdare Mahkemesi üyelerinin 4483 sayılı Kanun uyarınca inceledikleri dosyalarda çekinmelerinin söz konusu olamayacağı hakkında. KARAR İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesinin 13.3.2024 tarih ve E:2024/183, K:2024/216 sayılı kararının iptali ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi Başkanı … ile Üyeleri …, … ve …'in huzurdaki dosyadan çekinmeleri istemine ilişkin şikayetçi …'in 26.5.2024 tarihli dilekçesi ve ekleri, Tetkik Hakimi Kasım Dinçer'in açıklamaları dinlenildikten sonra 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca incelendi; Gereği Görüşülüp Düşünüldü : 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 9’uncu maddesinde, ön inceleme sonucunda yetkili merci tarafından verilen kararın Cumhuriyet Başsavcılığına, hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisine ve varsa şikayetçiye bildirileceği, soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin, soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara ise, Cumhuriyet Başsavcılığı veya şikayetçinin, kararın kendilerine tebliğinden itibaren on gün içinde itiraz edebilecekleri, itirazın 3’üncü maddenin (e), (f), (g) (Cumhurbaşkanınca verilen izin hariç) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştay İdari Dairesince, diğerleri için yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesince
bakılacağı ve itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğu hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31’inci maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda, hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddine karşı yapılacak işlemlerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmış, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 36’ncı maddesinde ise, hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde, taraflardan birinin hakimi reddedebileceği gibi hakimin de bizzat çekilebileceği hükmüne yer verilmiştir. Açılan bir davada, hakimin tarafsız kalamayacağının varsayılması veya tarafsızlığından kuşku duyulması hallerinde, hakimin bu davaya bakamayacağı kabul edilmiş, hakimin davaya bakmaktan çekineceği veya tarafsız kalamayacağı varsayılan haller Kanunda sayma yoluyla gösterilmiştir. Anılan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, 4483 sayılı Kanun’a göre soruşturma izni vermeye yetkili merciin kararlarına karşı Kanun’da gösterilen ilgililer tarafından yetkili bölge idare mahkemesine yapılan itiraz üzerine verilen kararların yargısal kararlar olmayıp kesin idari kararlardan olduğu, bu nedenle hakim statüsündeki kişilerden oluştuğunda kuşku bulunmayan bölge idare mahkemelerinin 4483 sayılı Kanun hükümleri gereğince yapılan itirazları incelemesi ve sonuçlandırmasının, yargısal bir işlev olmadığı, bu nedenle yargılamaya ilişkin usul kurallarının, itirazların incelendiği dosyalarda uygulanmasına olanak bulunmadığı, 4483 sayılı Kanun’un uygulamasında bölge idare mahkemesi başkan ve üyelerinin tarafsızlığından şüpheye düşüldüğünden bahisle hakimin çekinmesi ve reddi müessesesinin uygulanmasının istenmesi halinde, bu hükümlerin uygulanmasına olanak veren yasal bir düzenleme bulunmadığı, hakimin davaya bakmaktan çekinmesi veya reddine ilişkin kuralların, ancak usul hükümlerine uygun olarak açılmış bir davada işletilebileceği, 6100 ve 2577 sayılı Kanunlardaki ilgili hükümlerde de dava teriminin kullanıldığı görülmektedir. Mevzuatta düzenlenen usul kuralları, bu kuralı uygulayan merciye yükümlülük yükleyen, taraflara ise hak sağlayan niteliğe sahip, açık ve kesin normlarla düzenlenen kurallardır. Bu önemi nedeniyle usul kurallarının yorum veya kıyas yoluyla kapsamının genişletilmesine olanak bulunmadığı, yargısal nitelikteki işlerde uygulanacak usul kurallarının yorum veya kıyas yoluyla idari nitelikteki işlerde uygulanmasının hukuken olanaklı olmadığı,
mevzuatta yer alan hakimin reddi veya çekinmesi müesseselerinin, yorum veya kıyas yoluyla 4483 sayılı Kanun uyarınca yapılan itirazların incelenmesi sonucunda idari nitelikte kararlar veren mercilerde görev yapan yargı mensupları hakkında uygulanamayacağı, aksi durumun yasa koyucunun düzenlemediği bir alanda onun yerine kural koymak sonucunu doğuracağı açıktır. Bu bağlamda, davaları çözümlemekle görevli yargı mercilerinde görev yapan hakimler için uygulanması mümkün olan hakimin çekinmesi veya reddi müesseselerinin açık ve kesin bir yasal düzenleme olmaksızın 4483 sayılı Kanun uyarınca inceleme yapan bölge idare mahkemeleri üyelerinin bu Kanun uyarınca verdikleri idari kararlar dolayısıyla uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Ayrıca, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 9’uncu maddesinin son fıkrası uyarınca, yetkili merci kararına yapılan itirazlar sonucunda Danıştayca veya bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu, söz konusu kararların 2577 sayılı Kanun uyarınca verilmiş yargısal nitelikte kararlar olmadığı, dolayısıyla yargısal nitelikte olmayan kararlar üzerine yargılamaya ilişkin usul hükümlerinin uygulanamayacağı, bu kararların temyiz, karar düzeltme ya da kanun yararına bozma yoluyla yeniden incelenmesine imkan bulunmamaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalara göre, 4483 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin son fıkrasında, yetkili merci kararına yapılan itirazlar sonucunda bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu hükme bağlandığından, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesinin 13.3.2024 tarih ve E:2024/183, K:2024/216 sayılı kararının iptali ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi Başkanı … ile Üyeleri …, … ve …'in çekinmeleri istemini içeren şikayetçi …'in istemlerinin incelenmeksizin reddine, dilekçe ve ekleri ile kararın bir örneğinin şikayetçiye gönderilmesine 5.6.2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 19 (2025) · PDF sayfa 34–36
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 58f5dbab49c5568d12215ac1a60650db12281296fb7e48e296c570aa6b4e6fd9
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 9cb44c3c9110a03b8e3e4fe09f2375aab0eccfaf1116dd239f1db4dec4eefdb3
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün