İdare Hukuku

1. Daire: 5442 Sayılı Kanunun 11. Maddesi, Terör, Kolluk Hizmetleri

Danıştay 1. Daire, 2022/1015 E., 2022/1205 K., 28.09.2022

Kararın tam metnine geçin

Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.

RESMÎ YAYININ ÖZETİ

Resmî yayında kararın konusu

Resmî derginin anahtar kelimeleri: -5442 Sayılı Kanunun 11. Maddesi, -Terör, -Kolluk Hizmetleri

Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 77-81).

Genel kolluk kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerini aşan durumlarda terörle mücadele için gerekli olması veya terör eylemlerinin kamu düzeninin ciddi şekilde bozması halinde Cumhurbaşkanınca görevlendirilen Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin eyleminin 5442 sayılı Kanunun 11’inci maddesinin (j) bendi kapsamında değerlendirilebileceği, genel kolluk hizmetlerinin icrası sırasında işlenen eylemlerin bu kapsamda olmadığı hakkında.

Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.

Tam metne erişim

Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Resmî kararın tamamına geçin ↓

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.

T.C. D A N I Ş T A Y BİRİNCİ DAİRE Esas No: 2022/1015 Karar No: 2022/1205 Anahtar Kelimeler : -5442 Sayılı Kanunun 11. Maddesi, -Terör, -Kolluk Hizmetleri Özeti: Genel kolluk kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerini aşan durumlarda terörle mücadele için gerekli olması veya terör eylemlerinin kamu düzeninin ciddi şekilde bozması halinde Cumhurbaşkanınca görevlendirilen Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin eyleminin 5442 sayılı Kanunun 11’inci maddesinin (j) bendi kapsamında değerlendirilebileceği, genel kolluk hizmetlerinin icrası sırasında işlenen eylemlerin bu kapsamda olmadığı hakkında. KARAR Haklarında Ön İnceleme Yapılanlar : 1- … - Tunceli Jandarma Özel Harekat Tabur Komutanlığında Jandarma Yüzbaşı 2- … - Aynı Komutanlıkta Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş 3- … - Aynı Komutanlıkta Jandarma Uzman Çavuş 4- … - Aynı Komutanlıkta Jandarma Uzman Çavuş 5- … - Aynı Komutanlıkta Jandarma Uzman Çavuş 6- … - Aynı Komutanlıkta Jandarma Uzman Çavuş İtiraz Edilen Karar : Haklarında ön inceleme yapılanların tümü için soruşturma izni verilmemesine ilişkin İçişleri Bakanının 12.3.2021 tarih ve 2021/2 sayılı kararı. Karara İtiraz Edenler : 1- Mazgirt Cumhuriyet Başsavcılığı, 2- Şikayetçi … vekili Av. …

Soruşturulacak Eylem : 3.9.2007 tarihinde Tunceli İli, Mazgirt İlçesi, Koyunuşağı Köyü, Gölek Mezrasında bölücü terör örgütü mensuplarına karşı icra edilen operasyonda herhangi bir ihtarda bulunulmaksızın açılan ateş sonucunda sivil şahıs …'ı yaralamak. Eylem Tarihi : 2007 Yılı. İçişleri Bakanlığının 31.5.2022 tarih ve 10757390 sayılı yazısı ekinde gönderilen dosya, İçişleri Bakanının 12.3.2021 tarih ve 2021/2 sayılı soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararı ve bu karara yapılan itirazlar, Dairemizin 28.9.2022 tarih ve E:2022/1228, K:2022/1204 sayılı birleştirme kararı da dikkate alınarak Tetkik Hakimi Semin Yavuz Gargın'ın açıklamaları dinlenildikten sonra, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca incelendi; Gereği Görüşülüp Düşünüldü : 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11’inci maddesinin (j) bendinde; "Genel kolluk kuvvetlerinin imkân ve kabiliyetlerini aşan durumlarda terörle mücadele için gerekli olması veya terör eylemlerinin kamu düzenini ciddi şekilde bozması hâlinde, İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararıyla Türk Silahlı Kuvvetleri görevlendirilebilir. Cumhurbaşkanı kararında; görevin kapsam ve süresi, görev alanı, istihbarat yetkisinin kapsamı, destek silahlarının kullanımına yönelik tahditler, görevlendirilen birliklerin mülki amirler ve genel kolluk kuvvetleri ile ilişkileri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından alınması gereken tedbirler, icra edilecek görevlerin planlanması ve izlenmesi ile gerek görülen diğer hususlar gösterilir. Görevlendirilecek Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin çapı, teşkilatı, konuşlandırılacağı yerler, emir komuta ilişkileri, kuvvet kaydırılması ve bu kapsamda gerekli görülen diğer hususlar Genelkurmay Başkanlığı tarafından belirlenir. Görevlendirilen Türk Silahlı Kuvvetleri birlikleri ve personeli, kendi komutanının sorumluluğu altında ve onun emir ve talimatlarına göre 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda belirtilen yetkiler ile kolluk kuvvetlerinin genel güvenliği sağlamada sahip olduğu yetkileri kullanarak verilen görevleri yerine getirir. Bu fıkra uyarınca illerde icra edilecek görevler kapsamında askeri birlikler ile genel kolluk kuvvetleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları arasındaki işbirliği, koordinasyon ve gözetim valiler tarafından yerine getirilir. Askeri birliklerin belirli görevleri genel kolluk kuvvetleriyle birlikte yapması hâlinde komuta, sevk ve idare askeri birliklerin en kıdemli komutanı tarafından üstlenilir.

Yetkili birlik komutanının bu fıkra kapsamında verilen görevleri yerine getirirken ihtiyaç duyduğu istihbarat bilgileri, istihbarat birimleri tarafından yetkileri kapsamında öncelikle toplanır ve gecikmeksizin paylaşılır. Bu fıkra kapsamında icra edilen operasyonlarda gecikmesinde sakınca bulunan hallerde güvenlik kuvvetlerinin elinden kaçmakta olan kişilerin izlenirken girdikleri konuta, işyerine veya kamuya açık olmayan kapalı alanlar ile bunların eklentilerine can veya mal güvenliğinin sağlanması ya da kişinin yakalanması amacına münhasır olmak üzere, yetkili birlik komutanının yazılı emriyle girilebilir. Birlik komutanının kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin bu fıkra kapsamındaki faaliyetleri askerlik hizmet ve görevlerinden, bu faaliyetler sebebiyle işlendiği iddia edilen suçlar ise askeri suç sayılır. Türk Silahlı Kuvvetleri personeli dışındaki memur ve diğer kamu görevlilerinin bu fıkra kapsamındaki görev ve faaliyetleri sebebiyle işledikleri iddia edilen suçlarla ilgili olarak 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu suçlar sebebiyle soruşturma izni verilene kadar yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulamaz. Bu fıkradaki görevler yerine getirilirken, görevin niteliği gereği veya ifası sebebiyle verilen zararlar Devlet tarafından tazmin edilir. Bu fıkra kapsamındaki görevlerin yerine getirilmesi sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile mülki idare amirleri, kolluk kuvvetleri ve diğer memurlar ve kamu görevlilerinin kararları, işlemleri ve faaliyetleri sebebiyle (kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk halleri de dâhil) tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir. Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullananlardan; Türk Silahlı Kuvvetleri personeline Millî Savunma Bakanının, mülki idare amirleri ve kolluk kuvvetlerine İçişleri Bakanının, diğer memurlar ve kamu görevlilerine ilgili bakanın uygun bulması şartıyla bir yıl içinde rücu eder. Bu fıkra kapsamındaki görevler yerine getirilirken görevin niteliğinden doğan veya görevle ilgili olmak şartıyla görevin ifası sırasında işlendiği iddia olunan suçlardan dolayı: a) Adli yargının görevine girdiğinden bahisle asker kişiler hakkında soruşturma yapılması; Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları için Cumhurbaşkanının, diğer personel için Millî Savunma Bakanının, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanı ile bu komutanlıklardaki diğer personel için İçişleri Bakanının iznine tabidir." hükmü yer almıştır.

Diğer taraftan, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, ilde ve merkez ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kaymakamlar hakkında valinin soruşturma izni vermeye ya da vermemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görevleri ve Yetkileri Kanununun 3’üncü maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti Jandarmasının emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan ve diğer kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği görevleri yerine getiren silahlı genel kolluk kuvveti olduğu, 7’nci maddesinde, Jandarmanın sorumluluk alanlarında genel olarak mülki, adli ve askeri görevleri olduğu belirtilerek bu görevler sayılmış, bu maddenin (a) bendinde, emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak ve kollamak, kaçakçılığı men, takip ve tahkik etmek, suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirleri almak ve uygulamak, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin dış korunmalarını yapmak, (b) ve (c) bentlerinde belirtilen görevler dışında kalan ve diğer kanun ve nizam hükümlerinin icrası ile bunlara dayalı emir ve kararlarla Jandarmaya verilen görevleri yapmak görevlerinin mülki görevleri, (b) bendinde işlenmiş suçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilen işlemleri yapmak ve bunlara ilişkin adli hizmetleri yerine getirmek görevinin adli görevleri, (c) bendinde de kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen askeri hizmetler yerine getirmek görevinin askeri görevleri olduğu hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, Tunceli İli, Mazgirt İlçesi, Tunceli Jandarma Özel Harekat Tabur Komutanlığının sorumluluk sahasında kalan Koyunuşağı Köyü, Gölek Mezrasına silahlı terör örgütü üyelerinin geleceği ihbarında bulunulması üzerine 3.9.2007 tarihinde adı geçen Tabur Komutanlığına bağlı Jandarma personeli tarafından bu Mezraya gidildiği, sivil vatandaşların gece dışarı çıkmamaları konusunda uyarılmalarına rağmen, iki şahsın şüpheli şekilde etrafı kontrol ederek bir eve girdikleri, bir süre sonra evden çıktıkları, terörist olarak değerlendirilen bu kişilere dur ihtarında bulunulduğu, şahısların ihtara uymayarak şüphelilerin hareketlere devam etmeleri üzerine Jandarma personelince uyarı ateşi açıldığı, şahısların orada yaşadıklarını söylemeleri üzerine ateşin kesildiği, bu ateş sırasında … isimli şahsın yaralandığı, bu şahsın şikayeti üzerine Mazgirt Cumhuriyet Başsavcılığınca …'ın yaralanmasına sebep olan kolluk görevlileri hakkında soruşturma izni istendiği, Tunceli Valisince konuyla ilgili ön inceleme yaptırılıp soruşturma izni verilmemesine ilişkin 8.6.2020 tarih ve 7 sayılı kararın verildiği, bu karara Mazgirt Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan

itirazın, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince kabul edilerek yetkili merci kararının kaldırıldığı, anılan kararda, Jandarma personelinin 5442 sayılı Kanunun 11’inci maddesinin (J) bendi uyarınca terörle mücadele faaliyeti yürütürken işlendiği öne sürülen eylem nedeniyle İçişleri Bakanının soruşturma izni vermeye veya vermemeye yetkili olduğunun belirtildiği, bu karar üzerine de iddiayla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerine ön inceleme yaptırılarak …, …, …, …, … ile … hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin İçişleri Bakanının 12.3.2021 tarih ve 2021/2 sayılı kararının verildiği, bu karara şikayetçi ve Mazgirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edildiği görülmüştür. Ancak, ilgililere isnat edilen eylemin, genel kolluk kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerini aşıp terörle mücadele için gerekli olduğu veya terör eylemlerinin kamu düzenini ciddi şekilde bozduğu gerekçesiyle İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararıyla görevlendirdikleri bir operasyondan kaynaklanmadığı, ilgililere isnat edilen eylemlerin, bu kişilerin Cumhurbaşkanı kararıyla görevlendirdikleri terörle mücadele veya ciddi şekilde kamu düzenini bozan terör eylemleri, yani 5442 sayılı Kanununun 11 inci maddesinin (J) bendindeki eylemler nedeniyle değil, suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirleri almak, emniyeti sağlamak şeklindeki mülki görevleri, yani 2803 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin (a) bendindeki görevlerinin ifası nedeniyle işlendiği, bu nedenle adı geçenlerin kolluk hizmetlerinin icrası sırasında işledikleri söz konusu eylem nedeniyle 4483 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Tunceli Valisi tarafından ön inceleme yaptırılması ve soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar verilmesi gerektiği, bu eylem bakımından soruşturma izni vermeye/vermemeye yetkili makamın Tunceli Valisi olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle itirazların kabulüyle İçişleri Bakanının 12.3.2021 tarih ve 2021/2 sayılı soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararının kaldırılmasına, dosyanın karar ekli olarak İçişleri Bakanlığına iadesine, kararın birer örneğinin itiraz edenlere gönderilmesine 28.9.2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Kararın kaynağı

Resmî PDF içindeki yeri
T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 12 (2023) · PDF sayfa 77–81
Resmî metnin alındığı tarih
Metin ve künye kontrolü

Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.

Kaynak bütünlük bilgisi

Seçilen karar metni SHA-256: 367d55e1d6629fa62aabe4c3415e987579bfab7b741c343fc91eb30c8365b7c4

Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: 6d9a101048becdbb6a24ce905b780818fe9084265151f06d30567221d5bfe636

← İçtihat arşivine dönün