Kapsam
Alacağın Devrinde Borçlunun Defileri yönünden hakkın doğumu, sınırları, taraf sıfatı, görevli mahkeme, varsa zorunlu ön başvuru, süre, ispat yükü, deliller, talep sonucu, feriler ve kanun yolu birlikte ele alınır. Borçlu, alacağın devrini öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu ve kanunen korunan defileri devralana karşı da ileri sürebilir; takas, ödeme, zamanaşımı, ayıp ve sözleşmenin geçersizliği için doğum zamanları ayrı belirlenir. Sonuca giderken işlemin adı değil gerçek hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve korunan menfaat belirleyicidir.
Bu çalışma, alacağın devrinde borçlunun defileri konusunda 4 Eylül 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Kaynakça, Mevzuat Bilgi Sistemi ile resmî karar ve kurum sayfalarına yönelir. Doğrudan resmî tam metni bulunmayan bir kayıt belirli esas-karar numarasıyla emsal gibi sunulmamış; veri tabanı bağlantıları güncel içtihadın somut dosya üzerinden yeniden araştırılması için verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan metin ayrıca kontrol edilmelidir.
Taraf Sıfatı, İşlem ve Hukukî Sonuç
İncelemenin ilk ölçütü “borçlu, alacağın devrini öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu ve kanunen korunan defileri devralana karşı da ileri sürebilir; takas, ödeme, zamanaşımı, ayıp ve sözleşmenin geçersizliği için doğum zamanları ayrı belirlenir” kuralıdır. Devir borçlunun durumunu ağırlaştıramaz ancak borçlu sonradan yarattığı veya devralanın iyiniyetle kazandığı senet ilişkisini etkileyen her savunmayı sınırsız biçimde kullanamaz. Ayrıca “asıl sözleşme, devir belgesi ve bildirimi, faturalar, ödeme-mahsup kayıtları, ayıp ve fesih ihbarları, takas alacağının doğum-muacceliyet belgeleri, teminatlar ve cari hesap hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” yaklaşımının somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, özel hüküm ve dosya belgeleri üzerinden sınanmalıdır.
Alacağın Devrinde Borçlunun Defileri bakımından maddi hukuk hakkın doğup doğmadığını; usul hukuku ise bu hakkın hangi merci önünde, hangi sürede ve hangi delille korunacağını belirler. Hakimin hukuku kendiliğinden uygulaması, tarafın vakıaları ve talep sonucunu açıkça ortaya koyma yükünü ortadan kaldırmaz. Bu nedenle olay kronolojisi, her çekişmeli vakıanın karşısında dayanak belge ve hukuki sonuç bulunacak şekilde hazırlanmalıdır.
Resmî Mevzuat Haritası
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.183-194
Alacağın devrinde borçlunun defileri kapsamında m.183-194 hükümleri alacağın devri ve borçlunun korunması bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve İcra ve İflas Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu: m.42-72
Alacağın devrinde borçlunun defileri kapsamında m.42-72 hükümleri devralan alacaklının takibi ve itiraz bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.190 ve 199-202
Alacağın devrinde borçlunun defileri kapsamında m.190 ve 199-202 hükümleri devir ve ödeme ispatı bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Türk Borçlar Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
Somut Olayda Uygulanacak Kurallar
Borçlu, Alacağın Devrini Öğrendiği Anda Devredene Karşı Sahip Olduğu ve Kanunen Korunan Defileri Devralana Karşı Da İleri Sürebilir; Takas, Ödeme, Zamanaşımı, Ayıp ve Sözleşmenin Geçersizliği İçin Doğum Zamanları Ayrı Belirlenir.
Bu kuralın olayda karşılık bulması için asıl sözleşme, devir belgesi ve bildirimi, faturalar, ödeme-mahsup kayıtları, ayıp ve fesih ihbarları, takas alacağının doğum-muacceliyet belgeleri, teminatlar ve cari hesap ile maddi vakıa arasında açık bağ kurulmalıdır. “Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri resmî kayıtları yönünden borçlu, alacağın devrini öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu ve kanunen korunan defileri devralana karşı da ileri sürebilir; takas, ödeme, zamanaşımı, ayıp ve sözleşmenin geçersizliği için doğum zamanları ayrı belirlenir” değerlendirmesi, ilgili usul adımındaki kayıtlarla doğrulanmadıkça soyut kabul olarak bırakılamaz.
Devir Borçlunun Durumunu Ağırlaştıramaz Ancak Borçlu Sonradan Yarattığı veya Devralanın İyiniyetle Kazandığı Senet İlişkisini Etkileyen Her Savunmayı Sınırsız Biçimde Kullanamaz.
“Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri emsal taraması yönünden devir borçlunun durumunu ağırlaştıramaz ancak borçlu sonradan yarattığı veya devralanın iyiniyetle kazandığı senet ilişkisini etkileyen her savunmayı sınırsız biçimde kullanamaz” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve somut uyuşmazlıkta olay tarihindeki metin yerine yalnız güncel veya ikincil bir özete dayanmak savunması da ayrıca incelenmelidir.
Asıl Sözleşme, Devir Belgesi ve Bildirimi, Faturalar, Ödeme-Mahsup Kayıtları, Ayıp ve Fesih İhbarları, Takas Alacağının Doğum-Muacceliyet Belgeleri, Teminatlar ve Cari Hesap Hukuki Sonuca Bağlanmadan Önce Kaynağı, Tarihi, Kapsamı ve Karşı Kayıtlarla Uyumu Bakımından Doğrulanmalıdır.
Resmî Gazete alacağın devrinde borçlunun defileri yürürlük denetimi yönünden asıl sözleşme, devir belgesi ve bildirimi, faturalar, ödeme-mahsup kayıtları, ayıp ve fesih ihbarları, takas alacağının doğum-muacceliyet belgeleri, teminatlar ve cari hesap hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır. Bu ölçüt özellikle tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar üzerinden sınanır. Çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması tamamlanmadan sonuca gidilmesi, maddi vakıa, hukuki nitelendirme, delil ve talep sonucunu aynı belirsiz anlatım içinde bırakmak ihtimalini güçlendirebilir.
Belge, Kayıt ve İspat Yükü
Asıl Sözleşme, Devir Belgesi ve Bildirimi, Faturalar, Ödeme-Mahsup Kayıtları, Ayıp ve Fesih İhbarları, Takas Alacağının Doğum-Muacceliyet Belgeleri, Teminatlar ve Cari Hesap.
Bu delil öncelikle “borçlu, alacağın devrini öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu ve kanunen korunan defileri devralana karşı da ileri sürebilir; takas, ödeme, zamanaşımı, ayıp ve sözleşmenin geçersizliği için doğum zamanları ayrı belirlenir” iddiasını sınamak için kullanılır. “Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri resmî kayıtları yönünden asıl sözleşme, devir belgesi ve bildirimi, faturalar, ödeme-mahsup kayıtları, ayıp ve fesih ihbarları, takas alacağının doğum-muacceliyet belgeleri, teminatlar ve cari hesap” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.
Somut Uyuşmazlığa Dayanak Sözleşme, Karar, Bildirim veya Sicil Kaydının Tam Metni, Ekleri ve Değişiklik Geçmişi.
“Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri emsal taraması yönünden somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.
Tebliğ, Başvuru, Teslim, Ödeme ve Elektronik Gönderim Tarihlerini Gösteren Resmî Kayıtlar.
“Resmî Gazete alacağın devrinde borçlunun defileri yürürlük denetimi yönünden tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar” kaydı, “asıl sözleşme, devir belgesi ve bildirimi, faturalar, ödeme-mahsup kayıtları, ayıp ve fesih ihbarları, takas alacağının doğum-muacceliyet belgeleri, teminatlar ve cari hesap hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.
Taraf Sıfatını, Temsil Yetkisini ve Somut Hukuki İlişkiyi Gösteren Konuya Özgü Resmî Kayıtlar.
Bu delil öncelikle “borçlu, alacağın devrini öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu ve kanunen korunan defileri devralana karşı da ileri sürebilir; takas, ödeme, zamanaşımı, ayıp ve sözleşmenin geçersizliği için doğum zamanları ayrı belirlenir” iddiasını sınamak için kullanılır. “Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri resmî kayıtları yönünden taraf sıfatını, temsil yetkisini ve somut hukuki ilişkiyi gösteren konuya özgü resmî kayıtlar” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.
Dava Şartları ve Usul Adımları
Devir Bildiriminin Ulaştığı Tarihi Sabitleyip Her Definin Dayanağını ve Bu Tarihten Önce Mi Sonra Mı Doğduğunu Ayrı Satırda Göstermek.
Bu aşamanın amacı yalnız şekli tamamlamak değildir; asıl sözleşme, devir belgesi ve bildirimi, faturalar, ödeme-mahsup kayıtları, ayıp ve fesih ihbarları, takas alacağının doğum-muacceliyet belgeleri, teminatlar ve cari hesap ile talep arasındaki bağlantıyı doğru mercie taşımaktır. “Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri resmî kayıtları yönünden devir bildiriminin ulaştığı tarihi sabitleyip her definin dayanağını ve bu tarihten önce mi sonra mı doğduğunu ayrı satırda göstermek” adımından sonra bir sonraki işlem için ayrıca süre kaydı açılmalıdır.
Görev, Yetki, Taraf Sıfatı, Harç ve Yalnız Kanunun Açıkça Aradığı Hâllerde Dava Şartı veya Zorunlu Ön Başvurunun Ayrı Ayrı Doğrulanması.
“Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri emsal taraması yönünden görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde dava şartı veya zorunlu ön başvurunun ayrı ayrı doğrulanması” işlemi yürütülürken görev, yetki ve yalnız kanunun açıkça aradığı dava şartları kadar istenen hükmün uygulanabilirliği de denetlenir. Eksik somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi, somut uyuşmazlık bakımından somut tehlikeyle sınırlı ve infazı mümkün geçici hukuki koruma talebinin kapsamını doğrudan etkileyebilir.
Çekişmeli Her Vakıanın Karşısına İspat Yükünü Taşıyan Taraf ile Dayanak Delilin Yazılması.
“Resmî Gazete alacağın devrinde borçlunun defileri yürürlük denetimi yönünden çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması” işlemi, başvurunun ayrı bir aşamasıdır. Tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar dosyaya alınmalı ve asıl talebe bağlı faiz, tazminat, gider veya diğer ferilerin her biri için ayrı hukuki dayanak ve başlangıç tarihi talebinin görevli merci önündeki somut sonucu açıklanmalıdır.
Somut Tehlike Varsa Geçici Hukuki Koruma İhtiyacının Yaklaşık İspat, Ölçülülük, Teminat ve Karşı Tarafın Dinlenilmesi Yönlerinden Değerlendirilmesi.
Bu aşamanın amacı yalnız şekli tamamlamak değildir; taraf sıfatını, temsil yetkisini ve somut hukuki ilişkiyi gösteren konuya özgü resmî kayıtlar ile talep arasındaki bağlantıyı doğru mercie taşımaktır. “Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri resmî kayıtları yönünden somut tehlike varsa geçici hukuki koruma ihtiyacının yaklaşık ispat, ölçülülük, teminat ve karşı tarafın dinlenilmesi yönlerinden değerlendirilmesi” adımından sonra bir sonraki işlem için ayrıca süre kaydı açılmalıdır.
Başvuru Takvimi ve Süre Riskleri
Ödeme veya İtiraz Gecikmeden Devralana Bildirilmelidir; Takipte Ödeme Emri Süresi ile Esas Alacağın ve Takas Alacağının Zamanaşımı Ayrı Korunmalıdır.
“Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri resmî kayıtları yönünden ödeme veya itiraz gecikmeden devralana bildirilmelidir; takipte ödeme emri süresi ile esas alacağın ve takas alacağının zamanaşımı ayrı korunmalıdır” takvim kuralında önce süreyi başlatan belge tespit edilmelidir. Devir bildiriminin ulaştığı tarihi sabitleyip her definin dayanağını ve bu tarihten önce mi sonra mı doğduğunu ayrı satırda göstermek yapılırken zamanaşımı, hak düşürücü süre ve usul süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
Tebliğ, Öğrenme, İlan, Ödeme ve Elektronik Erişim Tarihlerinden Hangisinin Süreyi Başlattığı İlgili Özel Hükümle Eşleştirilmeli; Hak Düşürücü Süre, Zamanaşımı ve Kanun Yolu Süresi Birbirine Karıştırılmamalıdır.
“Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri emsal taraması yönünden tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır” uyarısının uygulanması, başlangıç ve son günün ayrı ayrı hesaplanmasını gerektirir. Elektronik gönderim, tebligat ve başvuru alındıları dosyada korunmalıdır.
İstenebilecek Hukukî Koruma
Borcun Gerçek Bakiye Üzerinden Tespiti, Geçerli Defi ve Takasların Devralana Karşı Uygulanması, Mükerrer Tahsilatın Önlenmesi.
Mahkemeden veya yetkili merciden istenen sonuç Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri resmî kayıtları yönünden borcun gerçek bakiye üzerinden tespiti, geçerli defi ve takasların devralana karşı uygulanması, mükerrer tahsilatın önlenmesi olarak belirlenecekse, kabul hâlinde uygulanacak hüküm kişi, dönem ve miktar yönünden açık olmalıdır. Dayanak delil asıl sözleşme, devir belgesi ve bildirimi, faturalar, ödeme-mahsup kayıtları, ayıp ve fesih ihbarları, takas alacağının doğum-muacceliyet belgeleri, teminatlar ve cari hesap, temel ölçüt ise “borçlu, alacağın devrini öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu ve kanunen korunan defileri devralana karşı da ileri sürebilir; takas, ödeme, zamanaşımı, ayıp ve sözleşmenin geçersizliği için doğum zamanları ayrı belirlenir” olacaktır.
Somut Uyuşmazlık Bakımından Somut Tehlikeyle Sınırlı ve İnfazı Mümkün Geçici Hukuki Koruma.
“Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri emsal taraması yönünden somut uyuşmazlık bakımından somut tehlikeyle sınırlı ve infazı mümkün geçici hukuki koruma” isteminin diğer taleplerle asli, ferî veya terditli ilişkisi açıklanmalıdır. Somut uyuşmazlığa dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi bulunmadığında talebin kapsamı varsayımla genişletilmemelidir.
Asıl Talebe Bağlı Faiz, Tazminat, Gider veya Diğer Ferilerin Her Biri İçin Ayrı Hukuki Dayanak ve Başlangıç Tarihi.
“Resmî Gazete alacağın devrinde borçlunun defileri yürürlük denetimi yönünden asıl talebe bağlı faiz, tazminat, gider veya diğer ferilerin her biri için ayrı hukuki dayanak ve başlangıç tarihi” talebi, “asıl sözleşme, devir belgesi ve bildirimi, faturalar, ödeme-mahsup kayıtları, ayıp ve fesih ihbarları, takas alacağının doğum-muacceliyet belgeleri, teminatlar ve cari hesap hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” koşuluyla ve tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar deliliyle ilişkilendirilmelidir. Asıl talep ile faiz, gider ve geçici koruma ayrı kurulmalıdır.
Resmî Karar ve Kurum Uygulaması
Yargıtay — Alacağın Devrinde Borçlunun Defileri Resmî Kayıtları
Resmî karar veya kurum veri tabanı üzerindeki “alacağın devrinde borçlunun defileri resmî kayıtları” taraması konuya ilişkin güncel içtihat araştırmasının başlangıç noktasıdır. Belirli bir karar tam metni açılmadan künye veya birebir alıntı kullanılmaz. Araştırma ölçütü şöyledir: somut uyuşmazlık bakımından borçlu, alacağın devrini öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu ve kanunen korunan defileri devralana karşı da ileri sürebilir; takas, ödeme, zamanaşımı, ayıp ve sözleşmenin geçersizliği için doğum zamanları ayrı belirlenir. yaklaşımı; görev, süre, ispat ve uygulanabilir sonuçla birlikte sınanmalıdır.
Yargıtay — Alacağın Devrinde Borçlunun Defileri Emsal Taraması
Resmî karar veya kurum veri tabanı üzerindeki “alacağın devrinde borçlunun defileri emsal taraması” taraması konuya ilişkin güncel içtihat araştırmasının başlangıç noktasıdır. Belirli bir karar tam metni açılmadan künye veya birebir alıntı kullanılmaz. Araştırma ölçütü şöyledir: somut uyuşmazlık içtihat araştırmasında lehe kararlarla yetinilmemeli; devir borçlunun durumunu ağırlaştıramaz ancak borçlu sonradan yarattığı veya devralanın iyiniyetle kazandığı senet ilişkisini etkileyen her savunmayı sınırsız biçimde kullanamaz. savunmasının kabul edildiği maddi olaylar da karşılaştırılmalıdır.
Resmî Gazete — Alacağın Devrinde Borçlunun Defileri Yürürlük Denetimi
Resmî karar veya kurum veri tabanı üzerindeki “alacağın devrinde borçlunun defileri yürürlük denetimi” taraması konuya ilişkin güncel içtihat araştırmasının başlangıç noktasıdır. Belirli bir karar tam metni açılmadan künye veya birebir alıntı kullanılmaz. Araştırma ölçütü şöyledir: somut uyuşmazlık için olay tarihinde ve son hukuki kontrol tarihinde yürürlükte bulunan metinler ile geçiş hükümleri ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
İtirazlar, İstisnalar ve Uygulama Hataları
Borçlunun Devirle Bütün Savunmalarını Kaybettiğini Ya Da Devirden Sonra Doğan Her Karşı Alacağı Otomatik Takas Edebileceğini Varsaymak.
Bu risk, karşı tarafın en güçlü savunmalarından biri olarak ele alınmalıdır: “Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri resmî kayıtları yönünden borçlunun devirle bütün savunmalarını kaybettiğini ya da devirden sonra doğan her karşı alacağı otomatik takas edebileceğini varsaymak”. Bu savunmaya verilecek cevap, asıl sözleşme, devir belgesi ve bildirimi, faturalar, ödeme-mahsup kayıtları, ayıp ve fesih ihbarları, takas alacağının doğum-muacceliyet belgeleri, teminatlar ve cari hesap delili ve “Borçlu, alacağın devrini öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu ve kanunen korunan defileri devralana karşı da ileri sürebilir; takas, ödeme, zamanaşımı, ayıp ve sözleşmenin geçersizliği için doğum zamanları ayrı belirlenir” ölçütü üzerinden somutlaştırılmalıdır.
Somut Uyuşmazlıkta Olay Tarihindeki Metin Yerine Yalnız Güncel veya İkincil Bir Özete Dayanmak.
“Yargıtay alacağın devrinde borçlunun defileri emsal taraması yönünden somut uyuşmazlıkta olay tarihindeki metin yerine yalnız güncel veya ikincil bir özete dayanmak” riski gerçekleşirse somut uyuşmazlık bakımından somut tehlikeyle sınırlı ve infazı mümkün geçici hukuki koruma talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.
Maddi Vakıa, Hukuki Nitelendirme, Delil ve Talep Sonucunu Aynı Belirsiz Anlatım İçinde Bırakmak.
“Resmî Gazete alacağın devrinde borçlunun defileri yürürlük denetimi yönünden maddi vakıa, hukuki nitelendirme, delil ve talep sonucunu aynı belirsiz anlatım içinde bırakmak” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. Çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması aşamasında tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.
Avukat İçin Dosya Hazırlık Kontrol Listesi
- asıl sözleşme, devir belgesi ve bildirimi, faturalar, ödeme-mahsup kayıtları, ayıp ve fesih ihbarları, takas alacağının doğum-muacceliyet belgeleri, teminatlar ve cari hesap
- Alacağın Devrinde Borçlunun Defileri uyuşmazlığına dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi
- tebliğ, başvuru, teslim, ödeme ve elektronik gönderim tarihlerini gösteren resmî kayıtlar
- taraf sıfatını, temsil yetkisini ve somut hukuki ilişkiyi gösteren konuya özgü resmî kayıtlar
- devir bildiriminin ulaştığı tarihi sabitleyip her definin dayanağını ve bu tarihten önce mi sonra mı doğduğunu ayrı satırda göstermek
- görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde dava şartı veya zorunlu ön başvurunun ayrı ayrı doğrulanması
- çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması
- somut tehlike varsa geçici hukuki koruma ihtiyacının yaklaşık ispat, ölçülülük, teminat ve karşı tarafın dinlenilmesi yönlerinden değerlendirilmesi
- Süre çizelgesinde Ödeme veya itiraz gecikmeden devralana bildirilmelidir; takipte ödeme emri süresi ile esas alacağın ve takas alacağının zamanaşımı ayrı korunmalıdır. Tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
Sık Sorulan Uygulama Soruları
Alacağın Devrinde Borçlunun Defileri Bakımından Doğru Merci ve Usul Yolu Hangi Verilerle Belirlenir?
Devir bildiriminin ulaştığı tarihi sabitleyip her definin dayanağını ve bu tarihten önce mi sonra mı doğduğunu ayrı satırda göstermek; görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde dava şartı veya zorunlu ön başvurunun ayrı ayrı doğrulanması; çekişmeli her vakıanın karşısına ispat yükünü taşıyan taraf ile dayanak delilin yazılması; somut tehlike varsa geçici hukuki koruma ihtiyacının yaklaşık ispat, ölçülülük, teminat ve karşı tarafın dinlenilmesi yönlerinden değerlendirilmesi. Görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde zorunlu ön başvuru esas incelemesinden önce tamamlanmalıdır.
Alacağın Devrinde Borçlunun Defileri Bakımından Hangi Başlangıç Olayı Süreyi Başlatır?
Ödeme veya itiraz gecikmeden devralana bildirilmelidir; takipte ödeme emri süresi ile esas alacağın ve takas alacağının zamanaşımı ayrı korunmalıdır. Tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
Borcun Gerçek Bakiye Üzerinden Tespiti, Geçerli Defi ve Takasların Devralana Karşı Uygulanması, Mükerrer Tahsilatın Önlenmesi İstemi Mahkemeden veya Yetkili Merciden Nasıl İstenmelidir?
Borcun gerçek bakiye üzerinden tespiti, geçerli defi ve takasların devralana karşı uygulanması, mükerrer tahsilatın önlenmesi, somut uyuşmazlık bakımından somut tehlikeyle sınırlı ve infazı mümkün geçici hukuki koruma, asıl talebe bağlı faiz, tazminat, gider veya diğer ferilerin her biri için ayrı hukuki dayanak ve başlangıç tarihi somut olayın elverdiği ölçüde gündeme gelebilir. Taleplerin asıl veya yardımcı niteliği ile uygulanabilecek ferilerin dayanağı ayrı gösterilmelidir.
Sonuç
Somut uyuşmazlık bakımından güvenilir sonuç, tek belgeye veya soyut bir karar özetine dayanmaz. “Alacağın Devrinde Borçlunun Defileri incelemesinde iddia, karşı görüş, kanun dayanağı ve içtihat somut olayla nasıl eşleştirilmelidir” sorusu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile olay tarihindeki resmî uygulama birlikte değerlendirilerek cevaplanır. Borçlu, alacağın devrini öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu ve kanunen korunan defileri devralana karşı da ileri sürebilir; takas, ödeme, zamanaşımı, ayıp ve sözleşmenin geçersizliği için doğum zamanları ayrı belirlenir.
Dosyanın ilk önceliği devir bildiriminin ulaştığı tarihi sabitleyip her definin dayanağını ve bu tarihten önce mi sonra mı doğduğunu ayrı satırda göstermek, delil omurgası ise asıl sözleşme, devir belgesi ve bildirimi, faturalar, ödeme-mahsup kayıtları, ayıp ve fesih ihbarları, takas alacağının doğum-muacceliyet belgeleri, teminatlar ve cari hesap ile Alacağın Devrinde Borçlunun Defileri uyuşmazlığına dayanak sözleşme, karar, bildirim veya sicil kaydının tam metni, ekleri ve değişiklik geçmişi arasındaki doğrulamadır. Takvimdeki ilk uyarı şudur: Ödeme veya itiraz gecikmeden devralana bildirilmelidir; takipte ödeme emri süresi ile esas alacağın ve takas alacağının zamanaşımı ayrı korunmalıdır. Borcun gerçek bakiye üzerinden tespiti, geçerli defi ve takasların devralana karşı uygulanması, mükerrer tahsilatın önlenmesi talebi açık ve uygulanabilir kurulmalı; borçlunun devirle bütün savunmalarını kaybettiğini ya da devirden sonra doğan her karşı alacağı otomatik takas edebileceğini varsaymak riski başvuru yapılmadan önce giderilmelidir.
Kaynakça ve Karar Doğrulaması
- Yargıtay — alacağın devrinde borçlunun defileri resmî kayıtları — resmî veri tabanında güncel karar araştırma kaynağı; araştırma ölçütü: somut uyuşmazlık bakımından borçlu, alacağın devrini öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu ve kanunen korunan defileri devralana karşı da ileri sürebilir; takas, ödeme, zamanaşımı, ayıp ve sözleşmenin geçersizliği için doğum zamanları ayrı belirlenir. yaklaşımı; görev, süre, ispat ve uygulanabilir sonuçla birlikte sınanmalıdır.
- Yargıtay — alacağın devrinde borçlunun defileri emsal taraması — resmî veri tabanında güncel karar araştırma kaynağı; araştırma ölçütü: somut uyuşmazlık içtihat araştırmasında lehe kararlarla yetinilmemeli; devir borçlunun durumunu ağırlaştıramaz ancak borçlu sonradan yarattığı veya devralanın iyiniyetle kazandığı senet ilişkisini etkileyen her savunmayı sınırsız biçimde kullanamaz. savunmasının kabul edildiği maddi olaylar da karşılaştırılmalıdır.
- Resmî Gazete — alacağın devrinde borçlunun defileri yürürlük denetimi — resmî veri tabanında güncel karar araştırma kaynağı; araştırma ölçütü: somut uyuşmazlık için olay tarihinde ve son hukuki kontrol tarihinde yürürlükte bulunan metinler ile geçiş hükümleri ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.183-194
- 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu — m.42-72
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.190 ve 199-202
- Yargıtay Karar Arama
- Yargıtay İçtihat Merkezi Hakkında Resmî Duyuru

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
