Anayasa, İnsan Hakları ve Bireysel Başvuru

AİHM Başvurusunda Dört Aylık Süre ve Kabul Edilebilirlik

AİHM Başvurusunda Dört Aylık Süre ve Kabul Edilebilirlik; AİHM başvurusu, iç hukukta etkili ve erişilebilir olağan yollar tüketildikten sonra kesin karar tarihinden itibaren dört ay içinde, Mahkemenin zorunlu formu ve eksiksiz belge setiyle yapılmalıdır. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

Sorumlu yazarAv. Ali Armağan KILIÇ
Yayın tarihi
Son güncelleme
Okuma süresi3.727 kelime · 17 dk

Kapsam

AİHM Başvurusunda Dört Aylık Süre ve Kabul Edilebilirlik yönünden başvuru yollarının tüketilmesi, nihai karar ve tebliğ, başvuru süresi, kabul edilebilirlik, ihlal iddiasının temellendirilmesi, giderim ve varsa istisnai geçici tedbir koşulları birlikte ele alınır. AİHM başvurusu, iç hukukta etkili ve erişilebilir olağan yollar tüketildikten sonra kesin karar tarihinden itibaren dört ay içinde, Mahkemenin zorunlu formu ve eksiksiz belge setiyle yapılmalıdır. Sonuca giderken işlemin adı değil gerçek hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve korunan menfaat belirleyicidir.

Bu çalışma, AİHM başvurusunda dört aylık süre ve kabul edilebilirlik konusunda 31 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Kaynakça, Mevzuat Bilgi Sistemi ile resmî karar ve kurum sayfalarına yönelir. Doğrudan resmî tam metni bulunmayan bir kayıt belirli esas-karar numarasıyla emsal gibi sunulmamış; veri tabanı bağlantıları güncel içtihadın somut dosya üzerinden yeniden araştırılması için verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan metin ayrıca kontrol edilmelidir.

Başvurunun Konusu ve Korunan Temel Hak

İncelemenin ilk ölçütü “aihm başvurusu, iç hukukta etkili ve erişilebilir olağan yollar tüketildikten sonra kesin karar tarihinden itibaren dört ay içinde, mahkemenin zorunlu formu ve eksiksiz belge setiyle yapılmalıdır” kuralıdır. Başvurucunun etkisiz olduğu açık bir yola başvurmaması her durumda tüketmeme değildir; olağanüstü veya takdire bağlı yollar da kural olarak süreyi yeniden başlatmaz. Ayrıca “şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, aym başvuru ve kararı, aihm formu ile posta teslim kaydı hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” yaklaşımının somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, özel hüküm ve dosya belgeleri üzerinden sınanmalıdır.

AİHM Başvurusunda Dört Aylık Süre ve Kabul Edilebilirlik bakımından maddi hukuk hakkın doğup doğmadığını; usul hukuku ise bu hakkın hangi merci önünde, hangi sürede ve hangi delille korunacağını belirler. Hakimin hukuku kendiliğinden uygulaması, tarafın vakıaları ve talep sonucunu açıkça ortaya koyma yükünü ortadan kaldırmaz. Bu nedenle olay kronolojisi, her çekişmeli vakıanın karşısında dayanak belge ve hukuki sonuç bulunacak şekilde hazırlanmalıdır.

Resmî Mevzuat Haritası

2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: m.36, 40 ve 90

AİHM başvurusunda dört aylık süre ve kabul edilebilirlik kapsamında m.36, 40 ve 90 hükümleri etkili başvuru ve Sözleşmenin iç hukuk yeri bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu: m.45-54

AİHM başvurusunda dört aylık süre ve kabul edilebilirlik kapsamında m.45-54 hükümleri idari yargıda olağan kanun yolları bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu: m.272-323

AİHM başvurusunda dört aylık süre ve kabul edilebilirlik kapsamında m.272-323 hükümleri ceza yargısında olağan kanun yolları bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Değişiklik Getiren 15 Nolu Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.

15 No.lu Protokol (6668 Sayılı Uygun Bulma Kanunu): m.1 ve Ekli 15 No.lu Protokol m.4; Değişik AİHS m.35/1

Doğrulanmış Kanun Alıntısı

“iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra ve iç hukuktaki kesin karar tarihinden itibaren dört aylık bir süre içinde başvurulabilir.” — Alıntının yeri: AİHS m.35/1, 15 No.lu Protokol ile değişik cümlenin son bölümü

Bu alıntı, Anayasa Mahkemesi resmî sitesi, 11, 14 ve 15 No.lu Protokollerle değişik AİHS metni, m.35/1, s.21 üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır.

AİHM başvurusunda dört aylık süre ve kabul edilebilirlik kapsamında m.1 ve ekli 15 No.lu Protokol m.4; değişik AİHS m.35/1 hükümleri doğrulanmış doğrudan kanun dayanağı bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.

Doktrindeki Yaklaşımlar

Aşağıdaki doktrin görüşü bağlayıcı değildir; doğrulanmış bibliyografik kaydından, eserin bağlamı korunarak aktarılmıştır.

İsmet Mazlum: Tazminat Komisyonunun Yapısı ve Makul Süre Bakımından Yapacağı İncelemenin Medeni Usul Hukuku Açısından Değerlendirilmesi

AİHM kabul edilebilirliği iç hukuk yollarının tüketilmesi, dört aylık süre, başvurunun kimliği ve konusu, açık dayanaksızlık, başvuru hakkının kötüye kullanılması ve önemli zarar ölçütlerini birlikte gerektirir. Bu yaklaşım, bu başvuru içinde somut vakıa ve yürürlükteki hükümle birlikte değerlendirilmelidir.

“AİHM’ne ancak, uluslararası hukukun genel olarak kabul edilen ilkeleri uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra” — Alıntının yeri: s.1954, Kabul Edilebilirlik Şartları Bakımından Yapılacak İnceleme, ilk paragraf

AİHM başvurusunda dört aylık süre ve kabul edilebilirlik konusunda yararlanılan eser: İsmet Mazlum, “Tazminat Komisyonunun Yapısı ve Makul Süre Bakımından Yapacağı İncelemenin Medeni Usul Hukuku Açısından Değerlendirilmesi”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2024, C. 73, S. 3, s. 1933-1978. Doğrulama tarihi: 31.08.2026.

Somut Dosyada Usul ve Delil Notu

Her şikâyet iç hukukta özüyle ileri sürülmeli ve etkili olağan yollar tüketilmelidir. Dört ay, nihai kararın bildirimi esas alınarak hesaplanır; olağanüstü başvuru süreyi yenilemez. İçtüzük m.47’ye uygun eksiksiz form ve kararlar süresinde gönderilmeli; mağdur sıfatı, yetki ve diğer kabul edilebilirlik koşulları ayrıca denetlenmelidir. Resmî MBS PDF bağlantısı belirlenmiştir; mevzuat alıntısı aşağıda gösterilen TBMM kabul metni veya resmî kurum metniyle kelimesi kelimesine karşılaştırılmıştır. Ancak MBS PDF bu araştırma turunda satır düzeyinde açılamadığından doğrulama, güncel konsolide metin veya yürürlük doğrulaması değildir; güncel metin, yürürlük, ikincil düzenleme ve olay tarihi ayrıca kontrol edilmelidir. 6668 sayılı Kanun AİHS'nin kendisinin değil, 15 No.lu Protokolün uygun bulunmasına ilişkin Kanundur. Dört aylık süre alıntısı 15 No.lu Protokolle değişik AİHS m.35/1'den, Anayasa Mahkemesi sitesindeki resmî kurum derlemesinden doğrulanmıştır. Derleme, Türkçe çevirinin bilgilendirme amacı taşıdığını ve asıl dillerin İngilizce ile Fransızca olduğunu belirtir. Dört aylık kuralın 1 Şubat 2022 uygulaması, geçiş hükümleri, nihai karar tarihi ve güncel AİHM İçtüzüğü ayrıca kontrol edilmelidir.

Kabul Edilebilirlik ve İhlal Ölçütleri

AİHM Başvurusu, İç Hukukta Etkili ve Erişilebilir Olağan Yollar Tüketildikten Sonra Kesin Karar Tarihinden İtibaren Dört Ay İçinde, Mahkemenin Zorunlu Formu ve Eksiksiz Belge Setiyle Yapılmalıdır.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden AİHM başvurusu, iç hukukta etkili ve erişilebilir olağan yollar tüketildikten sonra kesin karar tarihinden itibaren dört ay içinde, Mahkemenin zorunlu formu ve eksiksiz belge setiyle yapılmalıdır” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, AYM başvuru ve kararı, AİHM formu ile posta teslim kaydı ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve iç hukukta ileri sürülmeyen yeni şikayeti doğrudan AİHM'e taşımak veya olağanüstü başvurunun dört aylık süreyi yenilediğini sanmak savunması da ayrıca incelenmelidir.

Başvurucunun Etkisiz Olduğu Açık Bir Yola Başvurmaması Her Durumda Tüketmeme Değildir; Olağanüstü veya Takdire Bağlı Yollar Da Kural Olarak Süreyi Yeniden Başlatmaz.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden başvurucunun etkisiz olduğu açık bir yola başvurmaması her durumda tüketmeme değildir; olağanüstü veya takdire bağlı yollar da kural olarak süreyi yeniden başlatmaz. Bu ölçüt özellikle bu başvuru bakımından olağan başvuru yollarında verilen nihai kararın tam metni ve usulüne uygun tebliğ belgesi üzerinden sınanır. Olağan ve etkili başvuru yollarının tüketilmesi, nihai kararın belirlenmesi ve tebliğden başlayan özel sürenin belgelenmesi tamamlanmadan sonuca gidilmesi, somut uyuşmazlıkta olay tarihindeki metin yerine yalnız güncel veya ikincil bir özete dayanmak ihtimalini güçlendirebilir.

Şikayeti İçeren Tüm İç Hukuk Dilekçeleri, Kararların Tam Metni, Tebliğ veya Öğrenme Belgeleri, AYM Başvuru ve Kararı, AİHM Formu ile Posta Teslim Kaydı Hukuki Sonuca Bağlanmadan Önce Kaynağı, Tarihi, Kapsamı ve Karşı Kayıtlarla Uyumu Bakımından Doğrulanmalıdır.

Bu kuralın olayda karşılık bulması için tüketilen başvuru yollarındaki dilekçeler, esaslı iddia ve itirazlar ile bunlara verilen gerekçeli kararlar ile maddi vakıa arasında açık bağ kurulmalıdır. “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, AYM başvuru ve kararı, AİHM formu ile posta teslim kaydı hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” değerlendirmesi, ilgili usul adımındaki kayıtlarla doğrulanmadıkça soyut kabul olarak bırakılamaz.

Nihai Karar, Mağduriyet ve Başvuru Ekleri

Şikayeti İçeren Tüm İç Hukuk Dilekçeleri, Kararların Tam Metni, Tebliğ veya Öğrenme Belgeleri, AYM Başvuru ve Kararı, AİHM Formu ile Posta Teslim Kaydı.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, AYM başvuru ve kararı, AİHM formu ile posta teslim kaydı” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, AYM başvuru ve kararı, AİHM formu ile posta teslim kaydı ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.

Bu Başvuru Bakımından Olağan Başvuru Yollarında Verilen Nihai Kararın Tam Metni ve Usulüne Uygun Tebliğ Belgesi.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden bu başvuru bakımından olağan başvuru yollarında verilen nihai kararın tam metni ve usulüne uygun tebliğ belgesi” kaydı, “Başvurucunun etkisiz olduğu açık bir yola başvurmaması her durumda tüketmeme değildir; olağanüstü veya takdire bağlı yollar da kural olarak süreyi yeniden başlatmaz” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.

Tüketilen Başvuru Yollarındaki Dilekçeler, Esaslı İddia ve İtirazlar ile Bunlara Verilen Gerekçeli Kararlar.

Bu delil öncelikle “şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, aym başvuru ve kararı, aihm formu ile posta teslim kaydı hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” iddiasını sınamak için kullanılır. “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden tüketilen başvuru yollarındaki dilekçeler, esaslı iddia ve itirazlar ile bunlara verilen gerekçeli kararlar” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.

Başvuru Yollarının Tüketilmesi ve Form Usulü

Her Sözleşme Şikayetinin Hangi İç Hukuk Merciinde Açıkça İleri Sürüldüğünü ve Nihai Karar-Tebliğ Tarihini Tabloya Bağlamak.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden her Sözleşme şikayetinin hangi iç hukuk merciinde açıkça ileri sürüldüğünü ve nihai karar-tebliğ tarihini tabloya bağlamak” işlemi yürütülürken yetki, süre, kabul edilebilirlik ve esas incelemesi birbirine karıştırılmaz. Eksik şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, AYM başvuru ve kararı, AİHM formu ile posta teslim kaydı, tüketilmiş ve süresinde sunulmuş Sözleşme ihlalinin incelenmesi, uygun tespit ve adil tatmin talebinin incelenmesini engelleyebilir.

Olağan ve Etkili Başvuru Yollarının Tüketilmesi, Nihai Kararın Belirlenmesi ve Tebliğden Başlayan Özel Sürenin Belgelenmesi.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden olağan ve etkili başvuru yollarının tüketilmesi, nihai kararın belirlenmesi ve tebliğden başlayan özel sürenin belgelenmesi” işlemi, bireysel başvurunun ayrı bir kabul edilebilirlik aşamasıdır. Bu başvuru bakımından olağan başvuru yollarında verilen nihai kararın tam metni ve usulüne uygun tebliğ belgesi dosyaya alınmalı; olağan yolların tüketildiği, nihai karar ve kişisel-güncel mağduriyet gösterilmelidir.

Başvuru Formunda Her İhlal İddiasının Olay, Hak, Tüketilen Yol, Kişisel ve Güncel Mağduriyet ile Açıkça İlişkilendirilmesi.

Bu aşamada tüketilen başvuru yollarındaki dilekçeler, esaslı iddia ve itirazlar ile bunlara verilen gerekçeli kararlar ile ileri sürülen temel hak ihlali arasındaki bağ kurulmalıdır. “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden başvuru formunda her ihlal iddiasının olay, hak, tüketilen yol, kişisel ve güncel mağduriyet ile açıkça ilişkilendirilmesi” adımından sonra form, ekler, gönderim ve özel süre kaydı ayrı tutulmalıdır.

Nihai Karar, Tebliğ ve Başvuru Süresi

Dört Aylık Süre Kesin Olup Kural Olarak Eksiksiz Başvurunun Gönderildiği Tarihle Korunur; Son Gün Beklenmeden Form ve Ekler Tamamlanmalıdır.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden dört aylık süre kesin olup kural olarak eksiksiz başvurunun gönderildiği tarihle korunur; son gün beklenmeden form ve ekler tamamlanmalıdır” uyarısının uygulanması, başlangıç ve son günün ayrı ayrı hesaplanmasını gerektirir. Elektronik gönderim, tebligat ve başvuru alındıları dosyada korunmalıdır.

Tebliğ, Öğrenme, İlan, Ödeme ve Elektronik Erişim Tarihlerinden Hangisinin Süreyi Başlattığı İlgili Özel Hükümle Eşleştirilmeli; Hak Düşürücü Süre, Zamanaşımı ve Kanun Yolu Süresi Birbirine Karıştırılmamalıdır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır. Başlangıç anı varsayımla değil tebligat, öğrenme, ödeme veya işlem kaydıyla belirlenir; sürenin hukukî niteliği ayrıca gösterilir.

İhlal Tespiti, Giderim ve İstisnai Tedbir

Tüketilmiş ve Süresinde Sunulmuş Sözleşme İhlalinin İncelenmesi, Uygun Tespit ve Adil Tatmin.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden tüketilmiş ve süresinde sunulmuş Sözleşme ihlalinin incelenmesi, uygun tespit ve adil tatmin” isteminin başvuru formundaki olay ve hak şikâyetiyle uyumu açıklanmalıdır. Şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, AYM başvuru ve kararı, AİHM formu ile posta teslim kaydı bulunmadığında giderim talebi varsayımla genişletilmemelidir.

Bu Başvurunun Kabul Edilebilirlik Koşulları ve Esas Yönünden İncelenmesi.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden bu başvurunun kabul edilebilirlik koşulları ve esas yönünden incelenmesi” istemi, “Başvurucunun etkisiz olduğu açık bir yola başvurmaması her durumda tüketmeme değildir; olağanüstü veya takdire bağlı yollar da kural olarak süreyi yeniden başlatmaz” ölçütü ve bu başvuru bakımından olağan başvuru yollarında verilen nihai kararın tam metni ve usulüne uygun tebliğ belgesi ile ilişkilendirilmelidir. Kabul edilebilirlik, ihlal tespiti ve giderim sonuçları ayrı kurulmalıdır.

İhlal Tespit Edilirse İhlalin Niteliğine Uygun Yeniden Yargılama, Tazminat veya Diğer Giderimin Uygulanması.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden ihlal tespit edilirse ihlalin niteliğine uygun yeniden yargılama, tazminat veya diğer giderimin uygulanması” sonucu isteniyorsa kişisel ve güncel mağduriyet ile ihlal arasındaki bağ açıkça gösterilmelidir. Dayanak belge tüketilen başvuru yollarındaki dilekçeler, esaslı iddia ve itirazlar ile bunlara verilen gerekçeli kararlar, temel ölçüt ise “şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, aym başvuru ve kararı, aihm formu ile posta teslim kaydı hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” olacaktır.

Resmî Karar ve Kurum Uygulaması

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire, Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22, 06.12.2022 — Resmî Tam Metin ve Doğrulanmış Alıntı

Doğrulanmış Karar Alıntısı

“the applicable time-limit should be determined by reference to the date on which the final domestic decision was adopted” — Alıntının yeri: The Law, §§43-44; Protocol No.15 geçiş kuralı ve uygulanacak başvuru süresi

Alıntı, resmî tam metin üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır. Kararın sonucu: ret.

AİHM başvurusunda dört aylık süre ve kabul edilebilirlik bağlamında resmî karar kaynağı üzerinden doğrulanan hukuki ilke şöyle özetlenebilir: AİHM başvuru süresinin dört aya indirilmesine ilişkin geçişte uygulanacak süre, nihai iç hukuk kararının kabul edildiği tarihe göre belirlenir. Bu özet doğrudan alıntı değildir; yukarıdaki kısa pasaj karar metninden kelimesi kelimesine alınmıştır. Karar, maddi olayı ve sonucu ile birlikte okunmalıdır.

Somut olayla benzerlik: Dört aylık sürenin 1 Şubat 2022'de yürürlüğe girmesi karşısında hangi dosyalarda yeni sürenin uygulanacağı doğrudan belirlenmiştir.

Kararın uygulanma sınırı: Nihai AYM kararı 19.01.2022 tarihli olduğundan somut başvuruya geçiş gereği altı aylık eski süre uygulanmıştır; dört aylık süre aşımı kararı değildir.

Kabul Edilemezlik ve Temellendirme Riskleri

İç Hukukta İleri Sürülmeyen Yeni Şikayeti Doğrudan AİHM'e Taşımak veya Olağanüstü Başvurunun Dört Aylık Süreyi Yenilediğini Sanmak.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden iç hukukta ileri sürülmeyen yeni şikayeti doğrudan AİHM'e taşımak veya olağanüstü başvurunun dört aylık süreyi yenilediğini sanmak” riski gerçekleşirse tüketilmiş ve süresinde sunulmuş Sözleşme ihlalinin incelenmesi, uygun tespit ve adil tatmin talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.

Somut Uyuşmazlıkta Olay Tarihindeki Metin Yerine Yalnız Güncel veya İkincil Bir Özete Dayanmak.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden somut uyuşmazlıkta olay tarihindeki metin yerine yalnız güncel veya ikincil bir özete dayanmak” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. Olağan ve etkili başvuru yollarının tüketilmesi, nihai kararın belirlenmesi ve tebliğden başlayan özel sürenin belgelenmesi aşamasında bu başvuru bakımından olağan başvuru yollarında verilen nihai kararın tam metni ve usulüne uygun tebliğ belgesi kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.

Maddi Vakıa, Hukuki Nitelendirme, Delil ve Talep Sonucunu Aynı Belirsiz Anlatım İçinde Bırakmak.

Bu risk, karşı tarafın en güçlü savunmalarından biri olarak ele alınmalıdır: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İkinci Daire Yusuf Orhan/Türkiye, B. No. 38358/22 yönünden maddi vakıa, hukuki nitelendirme, delil ve talep sonucunu aynı belirsiz anlatım içinde bırakmak”. Bu savunmaya verilecek cevap, tüketilen başvuru yollarındaki dilekçeler, esaslı iddia ve itirazlar ile bunlara verilen gerekçeli kararlar delili ve “şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, AYM başvuru ve kararı, AİHM formu ile posta teslim kaydı hukuki sonuca bağlanmadan önce kaynağı, tarihi, kapsamı ve karşı kayıtlarla uyumu bakımından doğrulanmalıdır” ölçütü üzerinden somutlaştırılmalıdır.

Avukat İçin Dosya Hazırlık Kontrol Listesi

  • şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, AYM başvuru ve kararı, AİHM formu ile posta teslim kaydı
  • AİHM Başvurusunda Dört Aylık Süre ve Kabul Edilebilirlik bakımından olağan başvuru yollarında verilen nihai kararın tam metni ve usulüne uygun tebliğ belgesi
  • tüketilen başvuru yollarındaki dilekçeler, esaslı iddia ve itirazlar ile bunlara verilen gerekçeli kararlar
  • her Sözleşme şikayetinin hangi iç hukuk merciinde açıkça ileri sürüldüğünü ve nihai karar-tebliğ tarihini tabloya bağlamak
  • olağan ve etkili başvuru yollarının tüketilmesi, nihai kararın belirlenmesi ve tebliğden başlayan özel sürenin belgelenmesi
  • başvuru formunda her ihlal iddiasının olay, hak, tüketilen yol, kişisel ve güncel mağduriyet ile açıkça ilişkilendirilmesi
  • Süre çizelgesinde Dört aylık süre kesin olup kural olarak eksiksiz başvurunun gönderildiği tarihle korunur; son gün beklenmeden form ve ekler tamamlanmalıdır. Tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır.

Sık Sorulan Uygulama Soruları

AİHM Başvurusunda Dört Aylık Süre ve Kabul Edilebilirlik Bakımından Uygulanacak Ana Kural, İspatlanması Gereken Maddi Vakıalar ve Doğru Başvuru Sırası Nasıl Belirlenir?

AİHM başvurusu, iç hukukta etkili ve erişilebilir olağan yollar tüketildikten sonra kesin karar tarihinden itibaren dört ay içinde, Mahkemenin zorunlu formu ve eksiksiz belge setiyle yapılmalıdır. Dosyanın ilk işleminde görev, süre ve delil koruma planı kurulmalı; şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, AYM başvuru ve kararı, AİHM formu ile posta teslim kaydı ise mümkünse doğrudan düzenleyen kurum veya özgün kaynaktan alınmalıdır.

Şikayeti İçeren Tüm İç Hukuk Dilekçeleri, Kararların Tam Metni, Tebliğ veya Öğrenme Belgeleri, AYM Başvuru ve Kararı, AİHM Formu ile Posta Teslim Kaydı Somut Olayın Hangi Unsurunu Kanıtlar?

Şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, AYM başvuru ve kararı, AİHM formu ile posta teslim kaydı, bu başvuru bakımından olağan başvuru yollarında verilen nihai kararın tam metni ve usulüne uygun tebliğ belgesi, tüketilen başvuru yollarındaki dilekçeler, esaslı iddia ve itirazlar ile bunlara verilen gerekçeli kararlar birlikte okunmalıdır. Her kayıt yalnız bağlantılı olduğu çekişmeli vakıa bakımından kullanılır; düzenleyeni, tarihi ve bütünlüğü ayrıca denetlenir.

AİHM Başvurusunda Dört Aylık Süre ve Kabul Edilebilirlik Bakımından İlk Usul Adımından Sonra Hangi İşlemler Yapılmalıdır?

Her Sözleşme şikayetinin hangi iç hukuk merciinde açıkça ileri sürüldüğünü ve nihai karar-tebliğ tarihini tabloya bağlamak; olağan ve etkili başvuru yollarının tüketilmesi, nihai kararın belirlenmesi ve tebliğden başlayan özel sürenin belgelenmesi; başvuru formunda her ihlal iddiasının olay, hak, tüketilen yol, kişisel ve güncel mağduriyet ile açıkça ilişkilendirilmesi. Başvuru yollarının tüketilmesi, nihai karar, tebliğ, özel süre, form ve eklerin eksiksizliği ayrı ayrı doğrulanmalıdır.

AİHM Başvurusunda Dört Aylık Süre ve Kabul Edilebilirlik Bakımından Kritik Tarihler Nasıl Belirlenir?

Dört aylık süre kesin olup kural olarak eksiksiz başvurunun gönderildiği tarihle korunur; son gün beklenmeden form ve ekler tamamlanmalıdır. Tebliğ, öğrenme, ilan, ödeme ve elektronik erişim tarihlerinden hangisinin süreyi başlattığı ilgili özel hükümle eşleştirilmeli; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve kanun yolu süresi birbirine karıştırılmamalıdır.

Tüketilmiş ve Süresinde Sunulmuş Sözleşme İhlalinin İncelenmesi, Uygun Tespit ve Adil Tatmin Talebi Hangi Vakıa ve Delillerle Somutlaştırılmalıdır?

Tüketilmiş ve süresinde sunulmuş Sözleşme ihlalinin incelenmesi, uygun tespit ve adil tatmin, bu başvurunun kabul edilebilirlik koşulları ve esas yönünden incelenmesi, ihlal tespit edilirse ihlalin niteliğine uygun yeniden yargılama, tazminat veya diğer giderimin uygulanması kabul edilebilirlik, ihlal ve giderim katmanlarına ayrılmalıdır. Kişisel mağduriyet ve uygun giderim bağı başvuru formunda açıkça kurulmalıdır.

Sonuç

Bu başvuru bakımından güvenilir sonuç, tek belgeye veya soyut bir karar özetine dayanmaz. “AİHM Başvurusunda Dört Aylık Süre ve Kabul Edilebilirlik bakımından uygulanacak ana kural, ispatlanması gereken maddi vakıalar ve doğru başvuru sırası nasıl belirlenir” sorusu, 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 15 No.lu Protokol (6668 sayılı uygun bulma Kanunu) ile olay tarihindeki resmî uygulama birlikte değerlendirilerek cevaplanır. AİHM başvurusu, iç hukukta etkili ve erişilebilir olağan yollar tüketildikten sonra kesin karar tarihinden itibaren dört ay içinde, Mahkemenin zorunlu formu ve eksiksiz belge setiyle yapılmalıdır.

Dosyanın ilk önceliği her Sözleşme şikayetinin hangi iç hukuk merciinde açıkça ileri sürüldüğünü ve nihai karar-tebliğ tarihini tabloya bağlamak, delil omurgası ise şikayeti içeren tüm iç hukuk dilekçeleri, kararların tam metni, tebliğ veya öğrenme belgeleri, AYM başvuru ve kararı, AİHM formu ile posta teslim kaydı ile AİHM Başvurusunda Dört Aylık Süre ve Kabul Edilebilirlik bakımından olağan başvuru yollarında verilen nihai kararın tam metni ve usulüne uygun tebliğ belgesi arasındaki doğrulamadır. Takvimdeki ilk uyarı şudur: Dört aylık süre kesin olup kural olarak eksiksiz başvurunun gönderildiği tarihle korunur; son gün beklenmeden form ve ekler tamamlanmalıdır. Tüketilmiş ve süresinde sunulmuş Sözleşme ihlalinin incelenmesi, uygun tespit ve adil tatmin talebi açık ve uygulanabilir kurulmalı; iç hukukta ileri sürülmeyen yeni şikayeti doğrudan AİHM'e taşımak veya olağanüstü başvurunun dört aylık süreyi yenilediğini sanmak riski başvuru yapılmadan önce giderilmelidir.

Kaynakça ve Karar Doğrulaması

Anayasa, İnsan Hakları ve Bireysel Başvuru7 mevzuat, içtihat ve doktrin bağlantısıYayın ilkelerimiz
AİHM Başvurusunda Dört Aylık Süre ve Kabul Edilebilirlik konulu makale görseli
Makale görseli
AYNI ALANDA
Anayasa, İnsan Hakları ve Bireysel BaşvuruAİHM Başvurusunda Dostane Çözüm ve Tek Taraflı Deklarasyon

AİHM Başvurusunda Dostane Çözüm ve Tek Taraflı Deklarasyon; AİHM önünde dostane çözüm tarafların gönüllü, insan haklarına saygılı ve uygulanabilir uzlaşmasıdır; devletin tek taraflı deklarasyonu ise ihlali yeterince kabul edip uygun giderim ve uygulama sunarsa başvurucunun itirazına rağmen kayıttan düşme sonucu doğurabilir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
Anayasa, İnsan Hakları ve Bireysel BaşvuruBasın Açıklamalarında Masumiyet Karinesinin Korunması

Basın Açıklamalarında Masumiyet Karinesinin Korunması; Kamu makamları devam eden soruşturma veya kesinleşmemiş yargılama hakkında bilgi verirken kişiyi suçlu ilan eden dil kullanmamalı; kamuoyunu bilgilendirme ile masumiyet karinesini dengelemelidir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
Anayasa, İnsan Hakları ve Bireysel BaşvuruMakul Sürede Yargılanma Hakkında Gecikme Analizi

Makul Sürede Yargılanma Hakkında Gecikme Analizi; Yargılamanın makul süresi, davanın başladığı ve kesin sona erdiği dönem, uyuşmazlığın karmaşıklığı, başvurucunun ve makamların davranışı ile kişi üzerindeki önemi birlikte değerlendirilerek dosya hareketleri üzerinden incelenir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →