Kapsam
Kanunen ve hâkimce kesin süre, delil avansı, tanık adresi, belge ibrazı, bilirkişi ücreti, mazeret, eski hâle getirme ve adil yargılanma güvenceleri incelenir. Kesin sürenin ağır sonucu ancak yapılacak iş, süre, gider ve uyulmama sonucu açıkça gösterilmiş ve tarafın işlemi yapabilmesi fiilen mümkün kılınmışsa doğar. Sonuca giderken işlemin adı değil gerçek hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve korunan menfaat belirleyicidir.
Bu çalışma, kesin süre, delil ibrazı ve hak kaybı konusunda 31 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Kaynakça, Mevzuat Bilgi Sistemi ile resmî karar ve kurum sayfalarına yönelir. Doğrudan resmî tam metni bulunmayan bir kayıt belirli esas-karar numarasıyla emsal gibi sunulmamış; veri tabanı bağlantıları güncel içtihadın somut dosya üzerinden yeniden araştırılması için verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan metin ayrıca kontrol edilmelidir.
Uyuşmazlığın Hukukî Niteliği
İncelemenin ilk ölçütü “kanunun kesin olduğunu belirttiği süreler ayrıca ihtara gerek olmaksızın kesin niteliktedir” kuralıdır. Hâkimce verilen sürenin kesin olması için ara kararın yapılacak işi ve sonucu tereddütsüz açıklaması gerekir. Ayrıca “tarafın elinde olmayan kurum kaydının toplanması için gerekli bilgiler verilmişse salt belgenin sunulmaması her zaman vazgeçme sayılmaz” yaklaşımının somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, özel hüküm ve dosya belgeleri üzerinden sınanmalıdır.
Kesin Süre, Delil İbrazı ve Hak Kaybı bakımından maddi hukuk hakkın doğup doğmadığını; usul hukuku ise bu hakkın hangi merci önünde, hangi sürede ve hangi delille korunacağını belirler. Hakimin hukuku kendiliğinden uygulaması, tarafın vakıaları ve talep sonucunu açıkça ortaya koyma yükünü ortadan kaldırmaz. Bu nedenle olay kronolojisi, her çekişmeli vakıanın karşısında dayanak belge ve hukuki sonuç bulunacak şekilde hazırlanmalıdır.
Resmî Mevzuat Haritası
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.94/3
Doğrulanmış Kanun Alıntısı
“Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.” — Alıntının yeri: Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.94/3
Bu alıntı, TBMM, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kabul metni, m.94/3 üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır.
Kesin süre, delil ibrazı ve hak kaybı kapsamında m.94/3 hükümleri dinlenilme hakkı, süre ve delil ibrazı bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Tebligat Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu: m.7/A, 32
Kesin süre, delil ibrazı ve hak kaybı kapsamında m.7/a, 32 hükümleri elektronik ve usulsüz tebligat bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
Doktrindeki Yaklaşımlar
Aşağıdaki doktrin görüşü bağlayıcı değildir; doğrulanmış bibliyografik kaydından, eserin bağlamı korunarak aktarılmıştır.
Volkan Özçelik: Medeni Usul Hukukunda Hâkimin Verdiği Kesin Süre
Hâkimin kesin süre ara kararında yapılacak işi ve yaptırımı tereddütsüz göstermesi gerektiğini; elverişsiz veya imkânsız ara kararın hak kaybına dayanak olamayacağını inceler. Bu yaklaşım, somut uyuşmazlık içinde somut vakıa ve yürürlükteki hükümle birlikte değerlendirilmelidir.
“Hâkim ara kararla tarafa kesin süre verirken, yapılması istenen işlemin hukuken yargılama için gerekli ve tarafça bizzat yapılabilir olmasına dikkat etmelidir.” — Alıntının yeri: Tam metin, basılı s.145, “Ara Kararda Emredilen İşlerin Gerekli ve Bizzat Yapılabilir Olması” başlığı, son paragraf
Kesin süre, delil ibrazı ve hak kaybı konusunda yararlanılan eser: Volkan Özçelik, “Medeni Usul Hukukunda Hâkimin Verdiği Kesin Süre”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2017, C. 29, S. 129, s. 133-160. Doğrulama tarihi: 31.08.2026.
Somut Dosyada Usul ve Delil Notu
Ara kararın yapılacak işlemi, ibraz edilecek delili, masrafı, süreyi ve uyulmama sonucunu açıkça gösterip göstermediği tutanak ve tebligat üzerinden denetlenmelidir. İşlem tarafın gücü dışında kalmış, merci cevabı beklenmiş veya süre objektif olarak yetersizse engel süresi içinde belgeyle bildirilip ek süre ya da ara kararın açıklanması istenmelidir. Resmî MBS PDF bağlantısı belirlenmiştir; alıntı gösterilen TBMM kabul/değişiklik metni veya Resmî Gazete değişiklik metniyle karşılaştırılmıştır. MBS PDF bu araştırma turunda satır düzeyinde açılamadığından güncel konsolide metin ve olay tarihindeki yürürlük ayrıca kontrol edilmelidir. Alıntı hak kaybı sonucunu gösterir; sürenin usulüne uygun kesinleştirilmesi, yapılabilirlik ve mazeret değerlendirmesi m.90-96 ile hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde kurulmalıdır.
Uyuşmazlığın Hukuki Analiz Omurgası
Kesin Süre, Delil İbrazı ve Hak Kaybı dosyasında önce çözülmesi gereken ana mesele, “Mahkemenin verdiği sürenin geçirilmesi hangi koşullarda ilgili işlemi yapma hakkını sona erdirir?” sorusudur. Bu soru tek bir kanun maddesine indirgenmemelidir. İlk olarak tarafların hukuki sıfatı, hakkı doğurduğu ileri sürülen işlem veya olay, karşı tarafın itirazı ve istenen hüküm ayrı satırlarda gösterilmelidir. Ardından “Kanunun kesin olduğunu belirttiği süreler ayrıca ihtara gerek olmaksızın kesin niteliktedir.” ölçütü kurucu vakıalarla eşleştirilmeli; “Kesin süre uygulaması ölçülü olmalı ve davayı aydınlatma amacıyla bağdaşmalıdır.” kuralının iddiayı sınırlandırıp sınırlandırmadığı incelenmelidir. Böyle bir mesele haritası, maddi hukuk tartışmasını görev, süre ve ispat sorunlarından ayırır; dilekçenin hem vakıa hem talep bölümünde aynı hukuki tezin izlenebilmesini sağlar.
Kesin Süre, Delil İbrazı ve Hak Kaybı bakımından ispat planı, dosyadaki belgelerin yalnız listesinden ibaret tutulmamalıdır. Duruşma tutanağı ve ara karar hakkın doğumuna, kapsamına veya ihlaline ilişkin hangi vakıayı kanıtlıyorsa bu bağlantı açıkça yazılmalıdır. Tebligat ile UYAP işlem kayıtları ise ilk kaydın tarihini, tarafını ya da içeriğini doğrulayan bağımsız kayıt olarak değerlendirilmelidir. Belgenin aslı, düzenleyeni, oluşturulma zamanı ve sonraki değişiklikleri belirlenmeden yalnız ekran görüntüsüne veya taraf anlatımına dayanılması sağlıklı değildir. Karşı tarafın ileri sürebileceği aidiyet, kapsam, sahtelik, ödeme, zamanaşımı ya da yetki itirazı için ayrıca karşı delil sütunu açılmalı; ispat yükü her çekişmeli vakıa yönünden bağımsız belirlenmelidir.
Kesin Süre, Delil İbrazı ve Hak Kaybı uyuşmazlığında usul takvimi sürenin kanuni veya hâkim kaynaklı olduğunun tespiti ile başlatılmalıdır. Dava veya başvuru öncesi zorunlu yol, görevli ve yetkili merci, harç, tebligat, kesinleşme ve kanun yolu tarihleri aynı çizelgede fakat ayrı hukuki nitelikleriyle tutulmalıdır. Kesin sürenin başlangıcı ve son günü HMK m.90-93'e göre hesaplanır. Bu uyarı uygulanırken yalnız son gün hesaplanmamalı; sürenin hangi olayla başladığı, bildirimin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve adli tatil ya da özel süre hükmünün etkisi de yazılı biçimde gerekçelendirilmelidir. Hak kaybının hükme etkisinin kanun yolunda gösterilmesi aşamasında verilecek kararın infaza veya fiilî uygulamaya elverişli olması için hüküm sonucunun kişi, işlem, dönem ve tutar bakımından tereddüt doğurmayacak açıklıkta kurulması gerekir.
Kesin Süre, Delil İbrazı ve Hak Kaybı yönünden talep stratejisi hazırlanırken delilin toplanması ile ara karardan dönülmesi aynı hukuki sonucun farklı anlatımlarıymış gibi üst üste yazılmamalıdır. Her talebin dayandığı vakıa, kanun hükmü, ispat aracı, faiz veya feri sonuç ve kabul hâlinde kurulması istenen hüküm ayrı gösterilmelidir. Talepler birbirini dışlıyorsa terdit sırası; birlikte hükmedilebiliyorsa yığılma ilişkisi; miktar başlangıçta tam belirlenemiyorsa bunun maddi ve usuli nedeni açıklanmalıdır. Geçici koruma istenmesi, esas talebin peşinen kabulü anlamına gelmeyecek biçimde güncel tehlike ve orantılılıkla sınırlandırılmalıdır. Böylece mahkeme, tarafın gerçekte hangi hukuki korumayı istediğini yorum yoluyla tamamlamak zorunda kalmaz.
Kesin Süre, Delil İbrazı ve Hak Kaybı hakkında karşı görüş analizi yapılmadan hazırlanan metin, dosyanın güçlü tarafını gösterse bile kararın bozulma veya reddedilme riskini yeterince karşılamaz. Özellikle belirsiz ara kararı kesin süre saymak ihtimali; karşı tarafın en güçlü savunması kabul edilerek test edilmelidir. Bu savunmanın hangi maddi vakıaya ve hangi kanuni sonuca dayandığı ayrıştırıldıktan sonra, cevabın kanun alıntısı, delil ve içtihatla ayrı ayrı desteklenmesi gerekir. Yargıtay kararının esas ve karar numarasının doğru olması tek başına yeterli değildir; kararın olayları, uygulanan kanun metninin tarihi, inceleme türü ve sonucu eldeki dosyayla karşılaştırılmalıdır. Farklı belirleyici vakıa varsa karar emsal diye değil, ayrıştırılarak kullanılmalıdır.
Kural, İstisna ve Değerlendirme
Kanunun Kesin Olduğunu Belirttiği Süreler Ayrıca İhtara Gerek Olmaksızın Kesin Niteliktedir.
Bu kuralın olayda karşılık bulması için duruşma tutanağı ve ara karar ile maddi vakıa arasında açık bağ kurulmalıdır. “Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden kanunun kesin olduğunu belirttiği süreler ayrıca ihtara gerek olmaksızın kesin niteliktedir” değerlendirmesi, ilgili usul adımındaki kayıtlarla doğrulanmadıkça soyut kabul olarak bırakılamaz.
Hâkimce Verilen Sürenin Kesin Olması İçin Ara Kararın Yapılacak İşi ve Sonucu Tereddütsüz Açıklaması Gerekir.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden hâkimce verilen sürenin kesin olması için ara kararın yapılacak işi ve sonucu tereddütsüz açıklaması gerekir” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok tebligat ile UYAP işlem kayıtları ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve yatırılacak gideri göstermemek savunması da ayrıca incelenmelidir.
Tarafın Elinde Olmayan Kurum Kaydının Toplanması İçin Gerekli Bilgiler Verilmişse Salt Belgenin Sunulmaması Her Zaman Vazgeçme Sayılmaz.
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden tarafın elinde olmayan kurum kaydının toplanması için gerekli bilgiler verilmişse salt belgenin sunulmaması her zaman vazgeçme sayılmaz. Bu ölçüt özellikle gider avansı makbuzu üzerinden sınanır. Tebliğ ile başlangıç tarihinin hesabı tamamlanmadan sonuca gidilmesi, tarafın erişemediği belgeyi sunmadığı için yaptırım uygulamak ihtimalini güçlendirebilir.
Kesin Süre Uygulaması Ölçülü Olmalı ve Davayı Aydınlatma Amacıyla Bağdaşmalıdır.
Bu kuralın olayda karşılık bulması için kuruma yazılan müzekkere talepleri ile maddi vakıa arasında açık bağ kurulmalıdır. “Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden kesin süre uygulaması ölçülü olmalı ve davayı aydınlatma amacıyla bağdaşmalıdır” değerlendirmesi, ilgili usul adımındaki kayıtlarla doğrulanmadıkça soyut kabul olarak bırakılamaz.
Dosyanın Delil Omurgası
Duruşma Tutanağı ve Ara Karar.
Bu delil öncelikle “kanunun kesin olduğunu belirttiği süreler ayrıca ihtara gerek olmaksızın kesin niteliktedir” iddiasını sınamak için kullanılır. “Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden duruşma tutanağı ve ara karar” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.
Tebligat ile UYAP İşlem Kayıtları.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden tebligat ile UYAP işlem kayıtları” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken tebligat ile UYAP işlem kayıtları ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.
Gider Avansı Makbuzu.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden gider avansı makbuzu” kaydı, “Tarafın elinde olmayan kurum kaydının toplanması için gerekli bilgiler verilmişse salt belgenin sunulmaması her zaman vazgeçme sayılmaz” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.
Kuruma Yazılan Müzekkere Talepleri.
Bu delil öncelikle “kesin süre uygulaması ölçülü olmalı ve davayı aydınlatma amacıyla bağdaşmalıdır” iddiasını sınamak için kullanılır. “Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden kuruma yazılan müzekkere talepleri” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.
Mazeret ve Engel Belgeleri.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden mazeret ve engel belgeleri” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken mazeret ve engel belgeleri ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.
Doğru Merci ve İzlenecek Yol
Sürenin Kanuni veya Hâkim Kaynaklı Olduğunun Tespiti.
Bu aşamanın amacı yalnız şekli tamamlamak değildir; duruşma tutanağı ve ara karar ile talep arasındaki bağlantıyı doğru mercie taşımaktır. “Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden sürenin kanuni veya hâkim kaynaklı olduğunun tespiti” adımından sonra bir sonraki işlem için ayrıca süre kaydı açılmalıdır.
Ara Kararın Açıklık ve Yapılabilirlik Denetimi.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden ara kararın açıklık ve yapılabilirlik denetimi” işlemi yürütülürken görev, yetki ve yalnız kanunun açıkça aradığı dava şartları kadar istenen hükmün uygulanabilirliği de denetlenir. Eksik tebligat ile UYAP işlem kayıtları, ara karardan dönülmesi talebinin kapsamını doğrudan etkileyebilir.
Tebliğ ile Başlangıç Tarihinin Hesabı.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden tebliğ ile başlangıç tarihinin hesabı” işlemi, başvurunun ayrı bir aşamasıdır. Gider avansı makbuzu dosyaya alınmalı ve eski hâle getirme talebinin görevli merci önündeki somut sonucu açıklanmalıdır.
İşlemin Süresinde Tamamlandığının Belgelenmesi.
Bu aşamanın amacı yalnız şekli tamamlamak değildir; kuruma yazılan müzekkere talepleri ile talep arasındaki bağlantıyı doğru mercie taşımaktır. “Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden işlemin süresinde tamamlandığının belgelenmesi” adımından sonra bir sonraki işlem için ayrıca süre kaydı açılmalıdır.
Hak Kaybının Hükme Etkisinin Kanun Yolunda Gösterilmesi.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden hak kaybının hükme etkisinin kanun yolunda gösterilmesi” işlemi yürütülürken görev, yetki ve yalnız kanunun açıkça aradığı dava şartları kadar istenen hükmün uygulanabilirliği de denetlenir. Eksik mazeret ve engel belgeleri, hukuki dinlenilme hakkı ihlalinin giderilmesi talebinin kapsamını doğrudan etkileyebilir.
Kritik Tarihler ve Süre Çizelgesi
Kesin Sürenin Başlangıcı ve Son Günü HMK m.90-93'e Göre Hesaplanır.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden kesin sürenin başlangıcı ve son günü HMK m.90-93'e göre hesaplanır” takvim kuralında önce süreyi başlatan belge tespit edilmelidir. Sürenin kanuni veya hâkim kaynaklı olduğunun tespiti yapılırken zamanaşımı, hak düşürücü süre ve usul süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
Eski Hâle Getirme Talebi Engelin Kalkmasından İtibaren Kanuni Sürede Yapılmalıdır.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden eski hâle getirme talebi engelin kalkmasından itibaren kanuni sürede yapılmalıdır” uyarısının uygulanması, başlangıç ve son günün ayrı ayrı hesaplanmasını gerektirir. Elektronik gönderim, tebligat ve başvuru alındıları dosyada korunmalıdır.
Elektronik Gönderimde Sistem Tamamlanma Zamanı Korunmalıdır.
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden elektronik gönderimde sistem tamamlanma zamanı korunmalıdır. Başlangıç anı varsayımla değil tebligat, öğrenme, ödeme veya işlem kaydıyla belirlenir; sürenin hukukî niteliği ayrıca gösterilir.
Hükümde Yer Alması Gereken Talepler
Delilin Toplanması.
Mahkemeden veya yetkili merciden istenen sonuç Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden delilin toplanması olarak belirlenecekse, kabul hâlinde uygulanacak hüküm kişi, dönem ve miktar yönünden açık olmalıdır. Dayanak delil duruşma tutanağı ve ara karar, temel ölçüt ise “kanunun kesin olduğunu belirttiği süreler ayrıca ihtara gerek olmaksızın kesin niteliktedir” olacaktır.
Ara Karardan Dönülmesi.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden ara karardan dönülmesi” isteminin diğer taleplerle asli, ferî veya terditli ilişkisi açıklanmalıdır. Tebligat ile UYAP işlem kayıtları bulunmadığında talebin kapsamı varsayımla genişletilmemelidir.
Eski Hâle Getirme.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden eski hâle getirme” talebi, “Tarafın elinde olmayan kurum kaydının toplanması için gerekli bilgiler verilmişse salt belgenin sunulmaması her zaman vazgeçme sayılmaz” koşuluyla ve gider avansı makbuzu deliliyle ilişkilendirilmelidir. Asıl talep ile faiz, gider ve geçici koruma ayrı kurulmalıdır.
Eksik İnceleme Nedeniyle Kararın Kaldırılması.
Mahkemeden veya yetkili merciden istenen sonuç Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılması olarak belirlenecekse, kabul hâlinde uygulanacak hüküm kişi, dönem ve miktar yönünden açık olmalıdır. Dayanak delil kuruma yazılan müzekkere talepleri, temel ölçüt ise “kesin süre uygulaması ölçülü olmalı ve davayı aydınlatma amacıyla bağdaşmalıdır” olacaktır.
Hukuki Dinlenilme Hakkı İhlalinin Giderilmesi.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden hukuki dinlenilme hakkı ihlalinin giderilmesi” isteminin diğer taleplerle asli, ferî veya terditli ilişkisi açıklanmalıdır. Mazeret ve engel belgeleri bulunmadığında talebin kapsamı varsayımla genişletilmemelidir.
Resmî Karar ve Kurum Uygulaması
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738, 11.01.2017 — Resmî Tam Metin ve Doğrulanmış Alıntı
Doğrulanmış Karar Alıntısı
“talep ve delillerini sunma, karşı tarafça sunulan deliller hakkında bilgi sahibi olma ve bunlara itiraz etme olanağı bulduğu” — Alıntının yeri: Gerekçe, § 38
Alıntı, resmî tam metin üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır. Kararın sonucu: Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri iddiası açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemez.
Kesin süre, delil ibrazı ve hak kaybı bağlamında resmî karar kaynağı üzerinden doğrulanan hukuki ilke şöyle özetlenebilir: Kesin süre ancak açık, yapılabilir ve uyulmamasının sonucu ihtar edilmişse hak kaybı doğurur; delil sunma imkânının fiilen tanınıp tanınmadığı bütün yargılama üzerinden değerlendirilir. Bu özet doğrudan alıntı değildir; yukarıdaki kısa pasaj karar metninden kelimesi kelimesine alınmıştır. Karar, maddi olayı ve sonucu ile birlikte okunmalıdır.
Somut olayla benzerlik: Tarafın delillerini sunma, karşı taraf delillerini öğrenme ve bunlara itiraz etme olanağının bulunup bulunmadığı doğrudan incelenmiştir.
Kararın uygulanma sınırı: AYM incelemesi bütün yargılamanın hakkaniyetine ilişkindir; HMK m.94 uyarınca kesin sürenin ara kararda usulünce kurulup kurulmadığı ayrıca denetlenmelidir.
Muhtemel Savunmalar ve Ayrılan Durumlar
Belirsiz Ara Kararı Kesin Süre Saymak.
Bu risk, karşı tarafın en güçlü savunmalarından biri olarak ele alınmalıdır: “Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden belirsiz ara kararı kesin süre saymak”. Bu savunmaya verilecek cevap, duruşma tutanağı ve ara karar delili ve “Kanunun kesin olduğunu belirttiği süreler ayrıca ihtara gerek olmaksızın kesin niteliktedir” ölçütü üzerinden somutlaştırılmalıdır.
Yatırılacak Gideri Göstermemek.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden yatırılacak gideri göstermemek” riski gerçekleşirse ara karardan dönülmesi talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.
Tarafın Erişemediği Belgeyi Sunmadığı İçin Yaptırım Uygulamak.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden tarafın erişemediği belgeyi sunmadığı için yaptırım uygulamak” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. Tebliğ ile başlangıç tarihinin hesabı aşamasında gider avansı makbuzu kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.
Süreyi Duruşma Gününden Yanlış Hesaplamak.
Bu risk, karşı tarafın en güçlü savunmalarından biri olarak ele alınmalıdır: “Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden süreyi duruşma gününden yanlış hesaplamak”. Bu savunmaya verilecek cevap, kuruma yazılan müzekkere talepleri delili ve “Kesin süre uygulaması ölçülü olmalı ve davayı aydınlatma amacıyla bağdaşmalıdır” ölçütü üzerinden somutlaştırılmalıdır.
Hak Kaybının Sonuca Etkisini Açıklamamak.
“Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738 yönünden hak kaybının sonuca etkisini açıklamamak” riski gerçekleşirse hukuki dinlenilme hakkı ihlalinin giderilmesi talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.
Avukat İçin Dosya Hazırlık Kontrol Listesi
- duruşma tutanağı ve ara karar
- tebligat ile UYAP işlem kayıtları
- gider avansı makbuzu
- kuruma yazılan müzekkere talepleri
- mazeret ve engel belgeleri
- sürenin kanuni veya hâkim kaynaklı olduğunun tespiti
- ara kararın açıklık ve yapılabilirlik denetimi
- tebliğ ile başlangıç tarihinin hesabı
- işlemin süresinde tamamlandığının belgelenmesi
- hak kaybının hükme etkisinin kanun yolunda gösterilmesi
- Süre çizelgesinde Kesin sürenin başlangıcı ve son günü HMK m.90-93'e göre hesaplanır. Eski hâle getirme talebi engelin kalkmasından itibaren kanuni sürede yapılmalıdır. Elektronik gönderimde sistem tamamlanma zamanı korunmalıdır.
Sık Sorulan Uygulama Soruları
Mahkemenin Verdiği Sürenin Geçirilmesi Hangi Koşullarda İlgili İşlemi Yapma Hakkını Sona Erdirir?
Kesin sürenin ağır sonucu ancak yapılacak iş, süre, gider ve uyulmama sonucu açıkça gösterilmiş ve tarafın işlemi yapabilmesi fiilen mümkün kılınmışsa doğar. Dosyanın ilk işleminde görev, süre ve delil koruma planı kurulmalı; duruşma tutanağı ve ara karar ise mümkünse doğrudan düzenleyen kurum veya özgün kaynaktan alınmalıdır.
Duruşma Tutanağı ve Ara Karar Tek Başına Yeterli Midir?
Duruşma tutanağı ve ara karar, tebligat ile UYAP işlem kayıtları, gider avansı makbuzu birlikte okunmalıdır. Her kayıt yalnız bağlantılı olduğu çekişmeli vakıa bakımından kullanılır; düzenleyeni, tarihi ve bütünlüğü ayrıca denetlenir.
Kesin Süre, Delil İbrazı ve Hak Kaybı Bakımından İlk Usul Adımı Neden Önemlidir?
Sürenin kanuni veya hâkim kaynaklı olduğunun tespiti; ara kararın açıklık ve yapılabilirlik denetimi; tebliğ ile başlangıç tarihinin hesabı; işlemin süresinde tamamlandığının belgelenmesi; hak kaybının hükme etkisinin kanun yolunda gösterilmesi. Görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde zorunlu ön başvuru esas incelemesinden önce tamamlanmalıdır.
Kesin Süre, Delil İbrazı ve Hak Kaybı Bakımından Tebliğ ve Öğrenme Kayıtları Nasıl Tutulmalıdır?
Kesin sürenin başlangıcı ve son günü HMK m.90-93'e göre hesaplanır. Eski hâle getirme talebi engelin kalkmasından itibaren kanuni sürede yapılmalıdır. Elektronik gönderimde sistem tamamlanma zamanı korunmalıdır.
Delilin Toplanması Hangi Delillere Dayanmalıdır?
Delilin toplanması, ara karardan dönülmesi, eski hâle getirme, eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılması, hukuki dinlenilme hakkı ihlalinin giderilmesi somut olayın elverdiği ölçüde gündeme gelebilir. Taleplerin asıl veya yardımcı niteliği ile uygulanabilecek ferilerin dayanağı ayrı gösterilmelidir.
Sonuç
Somut uyuşmazlık bakımından güvenilir sonuç, tek belgeye veya soyut bir karar özetine dayanmaz. “Mahkemenin verdiği sürenin geçirilmesi hangi koşullarda ilgili işlemi yapma hakkını sona erdirir” sorusu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ile olay tarihindeki resmî uygulama birlikte değerlendirilerek cevaplanır. Kesin sürenin ağır sonucu ancak yapılacak iş, süre, gider ve uyulmama sonucu açıkça gösterilmiş ve tarafın işlemi yapabilmesi fiilen mümkün kılınmışsa doğar.
Dosyanın ilk önceliği sürenin kanuni veya hâkim kaynaklı olduğunun tespiti, delil omurgası ise duruşma tutanağı ve ara karar ile tebligat ile UYAP işlem kayıtları arasındaki doğrulamadır. Takvimdeki ilk uyarı şudur: Kesin sürenin başlangıcı ve son günü HMK m.90-93'e göre hesaplanır. Delilin toplanması talebi açık ve uygulanabilir kurulmalı; belirsiz ara kararı kesin süre saymak riski başvuru yapılmadan önce giderilmelidir.
Kaynakça ve Karar Doğrulaması
- Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, Tüm Ekip İlaç A.Ş., B. No: 2014/10738, 11.01.2017 — resmî tam metin ve doğrulanmış alıntı — künye, karar sonucu ve kısa alıntı 31.08.2026 tarihinde resmî tam metinden doğrulandı; araştırma ölçütü: Kesin süre ancak açık, yapılabilir ve uyulmamasının sonucu ihtar edilmişse hak kaybı doğurur; delil sunma imkânının fiilen tanınıp tanınmadığı bütün yargılama üzerinden değerlendirilir.
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.94/3
- TBMM, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kabul metni, m.94/3 — alıntı yeri: Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.94/3
- 7201 Sayılı Tebligat Kanunu — m.7/a, 32
- Volkan Özçelik, “Medeni Usul Hukukunda Hâkimin Verdiği Kesin Süre”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2017, C. 29, S. 129, s. 133-160

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
